12 Eylül yıl dönümünde demokratikleşme sorunu.

Bugün 12 Eylül faşist diktatörlüğünün  40. yıl dönümü. geçen yıldan ve önümüzdeki yıldan farklı olmayan kınama ve eziyetlerden konuşulmaya devam edilecek olan yıldönümü.

Türkiye de  bugün 40-50 yaşında olanların direk veya indirek neredeyse tümünü etkileyen 12 Eylül Askeri cuntanın  post travmatik etkileri devam ediyor.

Günümüz iktidarlarının da geçmişi aratmayan uygulamalarına karşın;

Bulgaristan eski devlet başkanı Georki Dimitrov Faşizme  karşı birleşik Cephe önerisinde bir çokların malumu olduğu gibi şöyle seslenmekteydi;” Mücadelede, kendi programının hiçbir önemli amacını bir kenara bırakmaksızın, bir parti olarak bağımsızlığından fedakârlıkta bulunmaksızın. Sosyal Demokrat, Çiftçi ve Radikal Partilere onların program ve amaçlarını terketmelerini istemeyerek, bir Birleşik Cephe önerilmektedir. Komünist Partisi bu önermeyi yaparken şuna inanmaktadır ki; bu anda, sermayenin saldırısını püskürtmek emekçi halkı tehditlerden korumak ve ülkeyi kapitalist burjuvazinin soktuğu karanlık yoldan çıkarmak için izlenecek en emin yol budur.”

Zamanın  değerli sosyologlarından  olan Cemil Meriç ise ;

“Bizde hürriyet yok. Ne hürriyeti? Fikir var mı ki hürriyeti olsun? Her fikir sahneye çıktığı zaman ıslıklanır, hücuma uğrar, bir rahatsızlık unsurudur. Fikir de yaşamak için dövüşmek zorundadır. Gerçekten varsa kendini muayyen bir zümreye kabul ettirir. Muayyen bir zümre gerçekten varsa hürriyetini pençesiyle fetheder. Hürriyet içtimai sınıfların varlıkları, yani gerçek kuvvetleri ölçüsünde mevcuttur. Sınıfsız hürriyet yani havada hürriyet sadece cemiyetin çöküşünü gösterir. Cehaletin hürriyeti. Söyleyecek sözü olan her zaman ve her yerde hürdür. Var oldukça hürdür. Fedakarlıksız hürriyet olmaz. Hürriyet bir fedakârlık mirasına dayanır… “ demiştir.

Bağnaz, Şoven  ırkçı ülke veya devletler için “ sistemin  devamlılığı esastır, gerisi teferruattır. “

Türkiye siyasetinde  yakın dönemde önce MHP den İYİ Parti ayrımı, sonra  AKP ‘den Gelecek partisi ve Deva partisi şimdi ise CHP ‘den  Muharrem ince’ ye bir parti kurdurma hamlesi yapılmakta. Bu gelişmeler yıpranan AkP – MHP iktidarının yerine , sistemin devamlılığını sağmalak  amacıyla yeni seneryolarmı düşünülüyor ? sorusunu akıllara getirmektedir.

Son günlerde basında veya sosyal medya da  sıkça yer alan Murat karayalçın, Kemal kılıçdaroğlu , selahattin Demirtaş, meral Akşener, Gelecek partisi yetkilileri vb lider ve şahsiyetlerin  arasında paslaşmalar yaşanıyor .

Bu paslaşmalar 18 yıllık yıpranan Akp , MHP iktidarına karşın bir cephe calışmasına dönüşürmü   şimdiden kestirmek zor olsada , Selahattin Demirtaş’ı ayrı tutarsak, geri kalanların bu sistemin devamı için üstelenmeyecekleri rol olmayacağını bugüne kadar rehber edindikleri politik çizgilerinden anlamak zor olmasa gerek.

AkP- MHP iktidarının tüm stratejik hamlelerin’ de HDP hariç  bu ismi sıralananların iktidarın yanında yer almış kişi ve partiler olduğu bilinmektedir.

Yeni kapı örneği, Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması, Sınır ötesi operasyonları , teskerelere onay vermek gibi nice örnekler verilebilinir.

Sonuç olarak ; ittifak yapılacak güçlerin niteliği sorunlu da olsa ,ulusal ve sınıfsal kimlikleri ezilen halk yığınlarından yana olan, Barış, Demokrasi, özgürlük kavramlarını şiar edinen ve uzun erimde toplumsal bir değişim , dönüşüm  hedefi olanların , en geniş demokrasi ittifakı  ile , faşizmin kurumlaşmasının önüne geçen ,işçi emekçi halkların çıkarı için “şeytanla “dahi gerekirse ilişkiye geçmek tutarsızlık veya  pragmatist bir tutum olarak algılanmaktan ziyade , geniş halk kitlelerinin çıkarlarını savunmak olarak okumak daha doğru bir tanım olacaktır.

Georki Dimitrov ve Cemil Meriç’in tespitleri günümüzde de güncelliğini korumaktadır.

Tarih kanıtlamıştır ki, statik ve değişime kapalı, günlük veya dönemsel gelişmelere göre sınıf ve toplum çıkarlarını gözeterek politika üretemeyenler siyasette başarı sağlayamamışlardır.

Tarih idealist ve meteryalist olarak düşünenleri sınıflandırmaya devam etmektedir.

 

Zeynel A. Göçer

 

 

Yazar Profili

Zeynel A. Göçer
Zeynel A. Göçer
İnsan Hakları Aktivisti, İnterkültürel übersetzer; Kültürler arası tercüman, Psikiyatri sağlık çalışanı Anadolu üniversitesi sosyoloji bölümü son sınıf öğrencisi
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x