Zihnimiz, hayatı kesintisiz bir akış olarak taşımakta zorlanır. Bu yüzden zamanı hafta başı, doğum günü, yeni yıl gibi yenilenmeyi, yeniden doğmayı vurgulayan dilimlere ayırırız. O gün, geçmişte yapamadıklarının yükünü taşıyan “eski ben”i geride bırakıp yola “şimdiki ben”le devam etmek isteriz. Geçmişle aramıza koyduğumuz bu sembolik mesafe, yapamadıklarımızı yeniden denemek için bize eyleme geçme cesareti verir. Kısmen de olsa hayatımızın kontrolünü yeniden elimize almak iyi hissettirir. En azından “Zararın neresinden dönsek kârdır.” diyebiliriz.
Zor dönemlerin ardından bu ihtiyacın daha güçlü hissedilmesi tesadüf değil sanırım. 2025; adaletsizliklerin, yolsuzlukların, ahlaksızlıkların, zalimce eylemlerin yer aldığı olaylarıyla çoğumuzda yeni bir başlangıç yapma arzusunu güçlendirdi. 2026, içeriği henüz doldurulmamış temiz bir sayfa olduğu için şimdilik umut vadediyor. Bu umut, her şeyin bir anda değişebileceğine ilişkin bir romantizm taşımıyor elbet. Büyük kırılmalar, köklü değişimler anlamına gelmek zorunda da değil. Sadece kendimizi toparlamamıza, kurguyu baştan yapabilmemize olanak sağlıyor.
Tam da bu yüzden, umudu yalnızca takvimsel bir iyimserlik olarak değil, hayata nasıl devam edeceğimize dair bir seçim olarak düşünmek gerekiyor.
Umudu soyut bir beklenti olmaktan çıkaracak şey, eylemlerimizdir. Bilinçle, eylemle beslenen bir umut, umudu edilgen bir bekleyiş olmaktan çıkarıp hayatla bağlantıya geçirir. O zaman koşullar ne olursa olsun o koşullar içinde nasıl yaşayacağımızı seçebiliriz.
2026, bize hikâyemizi yeniden yazma fırsatı sunuyor. Hayatımız bir anda değişmeyecek olsa da kararlı adımlarla ilerlediğimizde yaşadığımız trajedilerle ya da geçen zamanda yapamadıklarımızla barışıp yola devam etme gücü kazanabiliriz.
Kabuğumuza çekilmek yerine normalleşmesi istenen şeylere itiraz ederek, görmezden gelmeyerek, sesimizi yükselterek toplumun hikâyesinin de yeniden yazılmasını sağlayacak eylemlerin başlamasına katkı sağlayabiliriz.
Eylemlerimizin kesin sonuçlar yaratacağından emin değilsek de şunu söyleyebiliriz:
Gerçek umut, belirsizliklerin içinde bile harekete geçmeyi göze almaktır.







