İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik hazırlanan iddianamede, aralarında İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 şüpheli hakkında yöneltilen suçlamalar arasında 21/b pazarlık usulü ihaleler dikkat çekti. Tanık ifadelerine göre, bazı şirketlerin davet edildiği bu yöntemle yapılan ihaleler üzerinden bazı bürokratların “haksız kazanç sağladığı” iddia edildi.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, iddianame kamu ihalelerinde uzun süredir tartışılan 21/b pazarlık usulünü yeniden gündeme taşıdı. Kamu İhale Yasası’na göre yalnızca olağanüstü durumlarda uygulanması gereken bu yöntem, AKP döneminde araç kiralamadan bina onarımına, gezilerden yemek hizmeti alımına kadar çok geniş bir yelpazede kullanıldı.
Kamuoyunda “rekabeti kısıtladığı” gerekçesiyle eleştirilen 21/b yöntemi, yıllar içinde bir istisna olmaktan çıkarak kamu alımlarında başat yöntem haline geldi.
4 Yılda 8 Kat Artış
Verilere göre 21/b yöntemiyle yapılan kamu alımlarının tutarı son yıllarda olağanüstü bir artış gösterdi:
-
2021: 7.476 alım – 62,3 milyar TL
-
2022: 10.082 alım – 168,9 milyar TL
-
2023: 8.892 alım – 562,1 milyar TL
-
2024: 7.843 alım – 729 milyar TL
-
2025 (Ocak–Haziran): 3.472 alım – 529,5 milyar TL
Rakamlar, yöntemin kapsamının giderek genişlediğini ve kamu kaynaklarının önemli bir bölümünün rekabet ortamı oluşmadan pazarlık yoluyla aktarıldığını ortaya koyuyor.
“Rant aktarma tartışmaları” yeniden gündemde
AKP hükümetleri döneminde çok sayıda kamu ihalesi, “rant aktarma aracı” haline geldiği iddiasıyla tartışma yaratmıştı. 21/b’nin yaygın kullanımının, özellikle rekabetten uzak, davet usulüne dayalı ihalelerde soru işaretlerini artırdığı belirtiliyor.
İBB iddianamesiyle birlikte bu yöntemin nasıl, hangi şartlarda ve kimlere avantaj sağladığına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da derinleşmesi bekleniyor.












