27 Eylül, ‘Kadınlara Yönelik İftiralarla Mücadele Günü’ ilan edilsin

Öğrencisi tarafında katledilen araştırma görevlisi Ceren Damar’ın babası kadınlara yönelik şiddetin ardından ortaya atılan ‘katalog iftiralara’ karşı kampanya başlattı.

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet’in odasında katlettiği araştırma görevlisi Ceren Damar’ın ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması 27 Eylül 2019 tarihinde görüldü

Kızının katledilmesinin ardından hukuk mücadelesi başlatan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hikmet’in, ailesinin ve Avukatı Vahit Bıçak’ın duruşmalarda kızını suçlayan ifadelerinin ardından süreci yargıya taşıyan baba Mustafa Damar “katalog iftiralara” karşı kampanya başlattı.

Kadınlara yönelik şiddetin ardından ortaya atılan “iftiraların” protesto edilmesi için çağrıda bulunan Mustafa Damar, Ceren Damar’ın ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşmasının görüldüğü tarih olan 27 Eylül’ün “Kadınlara Yönelik İftiralarla Mücadele Günü” olarak ilan edilmesini talep etti.

Duruşmalarda sanık Hikmet’in ve Avukat Bıçak’ın Ceren Damar’ı suçlayan ifadeleri ve iddiaları kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı.

Gazete Duvar’a konuşan Mustafa Damar şunları ifade etti:

Kadına yönelik şiddetin artık gizlisi saklısı yok, aleni yapılıyor ve herkes biliyor. Şiddetin uygulanıp son bulmadığını belirten baba Damar, yargı sürecinde de katlanarak devam ettiğini belirtiyor. “Suçluların ve işbirlikçilerinin” kadınlara karşı yargıyı sopa olarak kullandıklarını, şiddeti başka bir boyutta yargı alanında da sürdürdüklerini belirten Damar “Başlangıçta kadına şiddeti sadece sanık uygularken, yargılama sürecinde sanık işbirlikçileri devreye giriyor. Bunların kimler olduğunu siz iyi biliyorsunuz. Mağdur kadın, yargılama sürecinde daha fazla şiddete maruz kalıyor. Sadece yaşayan kadına değil, ölen kadına da şiddeti devam ettiriyorlar. Ölenin hatırasına hakaretler ediliyor” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yapıyorlar derseniz? Yargılama sürecinde sanık ve işbirlikçileri kadını suçlayarak; ezberletilmiş, öğretilmiş, sıradanlaşmış iftiralarla ahlak dışı, mantık dışı, hukuk dışı yol ve yöntemlerle şiddeti devam ettiriyorlar, kadını bir kez daha öldürmeye, kadına uyguladıkları şiddeti bir kat daha artırmaya çabalıyorlar. Bu duruma maalesef bizim mevzuatımız, yargımız ve uygulamalar da fırsat veriyor.”

‘Her kadın cinayetinde tekrar edilen katalog iftiralar var’

Türkiye’de kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde bir kısır döngü olduğunu belirten baba Damar, bunu şu ifadelerle açıkladı: “Kadın, toplumun gözü önünde, çocuklarının yanı başında, canice öldürülüyor. Sonra yargılanma süreci başlıyor. Katil ile işbirlikçileri başlıyor katalog iftiralara. Her kadın cinayetinde ölen kadının arkasından ezberletilen, öğretilen, klişe iftiralar tekrar ediliyor. Savunma hakkı diyerek her kadın cinayetinde tekrar edilen katalog iftiralar var. Katiller ve işbirlikçileri için bunların akla, mantığa, ahlaka, insanlığa, hukuka uygun olup olmaması önemli değil. Amaç katilin ceza almaması, daha az ceza alması ya da cezada indirim alması. Kadın cinayetleri yargılama sonucunda; katil ya indirim alıyor, ya cezasız kalıyor. Katilin işlediği cinayet karşılıksız kalınca, hak ettiği ceza verilmeyince katil bir sonraki cinayet için cesaretleniyor.”

Sanıklar ‘katalog iftiraları’ kullanıyor

“Katalog iftira” olarak adlandırdığı kavramı, “Ezberletilen, öğretilen kadına yönelik kullanılan delilsiz, dayanaksız bir şekilde ortaya atılan iftiralar” olarak açıklayan baba Damar, kadınları öldüren erkekler tarafından kullanılan bu ifadeleri şu şekilde açıkladı: “Katalog iftiralardan ilk akla gelenler şunlar; ‘Beni aldatıyordu’, ‘Namusumu temizledim’, (Hiç tanımadığı halde) ‘İlişkimiz vardı’, ‘Erkekliğimi sorguladı’, ‘Sürekli biriyle mesajlaşıyordu’, ‘Beni tahrik etti’, ‘Açık saçık giyiniyordu’, ‘Eskorttu’, ‘Değişik öksürüyordu’, ‘Gecenin o saatinde sokakta yürüyordu’… Bunlar her kadın cinayetinde kullanılan klişeleşmiş iftiralar. Katiller bunları kullanılıyor ve bunları herkes biliyor. Onlarca kadın cinayetinde; boşanma talebi, namus, aldatma, aldatılma, kıskançlık, sevgili, etek boyu, saç uzunluğu, ‘sözleri erkekliğime dokundu’ gibi söylemler suçu meşru kılmaya, normalleştirmeye yönelik klişe iftiralar olarak yer alıyor. Bazı akıl hocaları da ‘Siz kadınları öldürün ben sizi kurtarırım’ gibi algı yaratacak yönlendirmelerle cinayete teşvik ediyor.”

’27 Eylül tarhini ‘Kadınlara yönelik iftiralarla mücadele günü ilan edelim’

İftiraların cezasızlık, cezada indirim, tekrar suç işleme kısır döngüsünü yarattığını, toplumda bu ifadelere karşı bilinç oluşturulması gerektiğini, suçluların bu katalog iftiraları kullanmaması için toplumda farkındalık yaratılmasının şart olduğunu belirten baba Damar, 27 Eylül için başlattığı kampanyaya destek olunmasını talep etti ve şunları söyledi: “Katillerin bu iftiralara başvurmaması, başvursa da dikkate alınmamasını sağlamalıyız. Bu bakımdan Ceren Damar davasının ilk duruşmasının yapıldığı ve Ceren Damar’a yönelik asılsız, delilsiz, ahlak dışı, hukuk dışı iftiraların dillendirildiği tarih olan 27 Eylül tarihini ‘Kadınlara Yönelik İftiracıları Protesto Günü’ olarak kabul edelim. Ülkemizde kadın cinayetlerinde katillerin en büyük silahı olan ve tutundukları dal olan iftiraları boşa çıkararak, bu kısır döngüyü parçalayalım. Katiller hak ettikleri cezaları alsınlar ve bu suçların önüne geçelim. Bu kapsamda çalışmalar yapalım. 27 Eylül tarihini Kadınlara Yönelik İftiralarla Mücadele Günü ilan edelim.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x