Güneydoğu’da Sular Tükeniyor

DİYARBAKIR —

Dünya Doğayı Koruma Vakfı, Türkiye için yaptığı kuraklık uyarısında 10 il için yüksek riske dikkat çekti. Bu illerden biri de Diyarbakır. Uzmanlar Diyarbakır ve çevresinde hem yeraltı hem yer üstü sularının azaldığı görüşünde. Bunun da kıtlık ve göçü tetiklemesinden endişe ediliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Güneydoğu, 2013 ve 2017 yılları arasında mevsim normallerinin altında, 2018 ve 2019 yıllarındaysa mevsim normallerinin üstünde yağış aldı. Meteorolojik verilere göre 2020 yılında ortalama 495,7 mm yağış alması gereken Diyarbakır’a 469,6 mm yağış düştü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre Güneydoğu Anadolu, ‘normale göre yüzde 37’ daha az yağış aldı.

Önce NASA, ardından Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye için kuraklık uyarısı yaptı. WWF aralarında Diyarbakır’ın da bulunduğu 10 kentte yüksek risk olduğuna dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de hafta sonu Diyarbakır’da katıldığı bir törende kuraklığa dikkat çekti. Pakdemirli, “Bilindiği gibi, su zengini bir ülke değiliz. Kurak ve yarı kurak bir coğrafyada yaşıyoruz. Son yıllarda küresel ısınmanın etkilerini de ciddi şekilde hissetmeye başladık” dedi.

“Yeraltı Suları Tükeniyor”

Yıllardır yeraltı suları üzerinde çalışan Jeoloji Mühendisi Ali Cihat Parlak’a göre yeraltı sularının azalmasının kuraklık üzerinde önemli bir etkisi var. VOA Türkçe’ye konuşan Parlak, yağışların da kuraklık riskini ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, “Gerek Türkiye, gerekse ilimizde su kaynakları gittikçe azalmakta. İlimiz de Türkiye de su fakiri bir durumdadır. Yağışlar ve meteorolojik gelişmelere bağlı olarak zaman zaman sıkıntılar yaşanmaktadır. Gittikçe de yeraltı suları bazında sıkıntılarla karşılaşılmaktadır. Bunların nedenlerinden biri de yağışın az olması, fazla çekimin olması, fazla su kuyularının açılması, gereksiz su sarfiyatının olması. Bu gibi nedenlerden Diyarbakır büyük sıkıntılar içinde gidecektir. Türkiye’nin değişik kesimlerinde sıkıntı çeken yerler var, yağış olmadığı zaman yeraltı sularının beslenmesi azalmakta gittikçe tükenmektedir” dedi.

Parlak, yer üstü sularının azalmasıyla yer alt sularına talebin arttığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Suyun az olduğu dönemlerde vatandaşlar özellikle zirai sulamalarda yeraltı suyuna ağırlık vermektedir ve bununla ilgili de özellikle bu son zamanlarda yeraltı suyu elde etmek için sondaj kuyuları açılması yoğun bir şekilde artmaktadır.”

“Göç ve Gıda Fiyatlarında Artış Olabilir”

Peki kuraklığın günlük hayata etkisi nasıl olacak? Ziraat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Adulsamet Uçaman, kuraklığın gıda fiyatları ve göçü tetiklemesinden endişe ediyor. VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Uçaman, “2002 ile 2020 arasında 9 milyon hektar tarım alanı 6 milyon hektara düştü. 3 milyon hektar alan susuzluktan dolayı tarım yapamaz duruma gelmiş. Bunun aslında 18 milyon hektar olması gerekirken niye 6 milyon hektara düşmüşüz. Bu, göçü tetikleyecektir, kırsal alandan göçü etkileyecektir. Mevcut sahada zaten kıt kanaat geçinen çiftçi tarım arazisinden vazgeçecek ve farklı bir arayışa girecektir. Dolayısıyla bitki üretiminde ciddi bir daralma olacak. Buğdayın genel anlamdaki fiyatı ise 1 ise 5 olacak veya herhangi bir sebzenin fiyatı 1 ise 5 olacak” diye konuştu.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı 2000 yılında 1,652 metreküp iken, 2009 yılında 1,544, 2020 yılında ise 1,346 metreküpe düştü.

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x