14 aydır İzmir Buca Cezaevi’nde tutulan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci, ilerleyen Alzheimer hastalığı nedeniyle mahkeme salonunda olduğunu dahi hatırlamıyor. Bekmezci’nin kızı Şeyma Bekmezci babasının sağlıklı koşullarda tedavi olabilmesi ve tahliye olabilmesi için destek çağrısında bulundu.
İzmir’de Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 14 ay önce tutuklan 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci birden fazla hastalığına rağmen tedavisinin yapılabilmesi için tahliye edilmiyor.
Son duruşmasında neden orada bulunduğunu bilmeyen Bekmezci yüksek tansiyon, uyku apnesi, prostat, işitme kaybı gibi birçok başka hastalıkla mücadele ediyor. Bekmezci’nin kızı Şeyma Bekmezci ve avukatı Saadet Aytekin, tahliye edilmesi ve tedavisinin hastane koşullarında sürdürülmesi çağrısında bulundu.
Alzheimer, yüksek tansiyon, uyku apnesi, prostat
Yusuf Bekmezci’nin kızı Şeyma Bekmezci, sosyal medyada yayınladığı video ile 82 yaşındaki babasının sağlıklı koşullarda tedavi görebilmesi için destek istedi. Şeyma Bekmezci, şöyle konuştu: “Babam 82 yaşında ve Alzheimer hastasıdır. Aynı zamanda yüksek tansiyon, uyku apnesi, prostat, işitme kaybı ve kalçasında protez olmak üzere birçok hastalığı mevcuttur. Ve 10’dan fazla ilaç kullanıyor. Bu haliyle babam 14 aydır İzmir Buca Cezaevi’nde tutuklu bulunmaktadır.”
82 yaşında, Alzeimer hastası, işitme kaybı olan, çeşitli hastalıklarından dolayı 10'dan fazla ilaç kullanan hasta tutuklu Yusuf BEKMEZCİ'nin kızıyım.
Lütfen sesimizi duyun ve yarın Türkiye saatiyle 21,
AB saatiyle 19, Abd saatiyle 13'de babam için açacağım Hashtag'a destek olun. pic.twitter.com/rXguWIPSc7— Şeyma Bekmezci (@seyma_bekmezci) March 8, 2021
“Babam elimizden hızla kayıp gidiyor”
Cezaevi şartlarının babası için çok riskli olduğunu kaydeden Bekmezci, “82 yaşındaki babamın çok riskli hastalıklarıyla cezaevinde olması biz ailesini derinden yaralıyor. Gün geçtikte babamın durumu daha da ağırlaşmaktadır. Cezaevi koşulları çok ağır. Ve başta Alzheimer olmak üzere bütün hastalıkları hızla ilerliyor. Hastalıklarının tedavisi ve hayata yeniden tutunabilmesi için babamın, ailesinin yanında olması ve hastane koşullarında tedavi edilmesi gerekmektedir. Babamız elimizden hızla kayıp gidiyor ve maalesef biz hiçbir şey yapamıyoruz. Lütfen sesimizi duyun. Babamın sağlıklı ortamda tedavi olabilmesi için bize destek olun” şeklinde konuştu.
“Tek başına hayatını idame ettirecek durumda değil”
Yusuf Bekmezci’nin avukatı Saadet Ayten ise “82 yaşındaki müvekkilim Yusuf Bekmezci yaşı ve hastalıklarına rağmen 1 senedir tutuklu yargılanmaktadır. Alzheimer, uyku apnesi, prostat, tansiyon gibi hastalıklarla cezaevinde olan müvekkil tek başına hayatını idame ettirebilecek durumda değildir” dedi.
Bekmezci’nin gözaltına alındığı andan itibaren var olan hastalıklarının görmezden gelindiğini kaydeden Avukat Ayten, “Müvekkilin gözaltına alındığı tarihten bu yana, yargılamanın her aşamasında görülen bu durum; sistematik bir şekilde heyet tarafından göz ardı edilmektedir ve Yaşam Hakkı, İşkence ve Kötü Muamele Yasağı İhlalleri söz konusu olmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Ağır işitme kaybıyla Alzheimer birleşince dünyadan soyutlanıyor”
Avukat Saadet Ayten’in sosyal medya hesabındaki paylaşımları şöyle:
“28.01.2021,25.02.2021 tarihli duruşmalarda müvekkil niçin duruşma salonunda olduğunun idrakine varamamış, niçin yargılandığını bilmediğini söylemiştir. Alzheimer hastalığının tespiti adına hastaneye sevk edilmesi taleplerimiz ise Mahkeme tarafından hukuksuz olarak reddedilmektedir.
https://twitter.com/saadetaytekinn/status/1369312421236649984?s=20
Müvekkil ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmakta ancak iddianame, mütalaa, tanık, savunma gibi kavramların ne olduğunun idrakinde değildir. 09.03.2020 tarihli duruşma öncesinde iddianameyi yanımda tebliğ alan müvekkil, sonrasında yaptığım cezaevi ziyaretlerinde ve duruşma sırasında iddianamenin kendisine verilmediğini söylemiştir. Yusuf Bey’in ağır işitme kaybı da vardır. Alzheimer hastalığıyla birleşen bu durum kendisini dış dünyadan soyutlamaktadır.
” Ne duyabiliyor ne anlayabiliyor”
İlk duruşmada dinlenilen tanık beyanları sonrası müvekkile kanuni usul gözetilerek söz hakkı verilmiş ancak kendisi tanık beyanlarını anlamadığını bu nedenle diyecek bir şeyi olmadığını söylemiştir. Mahkeme tarafından Yusuf Bey’e her söz hakkı verildiğinde duruşma salonunda 15-20 snlik bir sessizlik olmakta, çünkü kendisi ne söylenilenleri duyabiliyor ne de anlayabiliyor. Durumun farkında olan heyet artık söz hakkı dahi vermiyor.
“Hastalığın tanı tedavisine yönelik bir işlem yapılmıyor”
Müvekkilin sağlık durumu gözetildiğinde yargılanıp yargılanmaması konusunun hukuki olarak tartışılması gerekirken, müvekkil tutuklu yargılanmakta ve hastalığının TANISI ya da TEDAVİSİ adına bir işlem yapılmamaktadır. 1 senelik süreçte birçok hak ihlali gerçekleşti, Cezaevi Savcılığına, Müdürlüğüne ve Mahkemeye sunduğumuz hastane sevkiyle ilgili talepler her defasında hukuksuzca reddedildi. İhlallerin ileri boyuta taşınmaması için ilgili kurumlar gerekli işlemleri yapmalıdır.”









