19 sayfalık rapor, Hamas ve diğer silahlı Filistin gruplarının gerçekleştirdiği saldırı sonucunda 1,200’den fazla kişin hayatını kaybettiğini ve 251 kişinin rehin alındığını ortaya koyuyor. Raporda, İsrail ordusunun Hamas’ın niyetlerini yanlış okuduğu ve askeri kapasitesini hafife aldığı kabul ediliyor. Gazze’nin, bölgedeki güvenlik tehditleri arasında ikincil bir öneme sahip olduğu ve önceliklerin İran ile Hizbullah’a verildiği ifade ediliyor.
İsrail ordusu, Gazze konusunda “çatışma yönetimi” stratejisini benimsediğini ve Hamas’ın büyük çaplı bir savaşa hazırlanmadığı varsayarak hareket ettiğini belirtti. 2018’den itibaren Hamas’ın büyük ölçekli bir saldırı planladığını gösteren istihbarat bilgileri olsa da, bu bilgilerin gerçekçi veya uygulanabilir olmadığı düşünülerek yeterince dikkate alınmadığı kaydedildi.
İstihbarat Hataları
Raporda, ordunun askeri istihbarat biriminin savaş öncesi Hamas’ın hedeflerinin yalnızca bir vizyon olmadığını, somut ve operasyonel bir plan çerçevesinde şekillendiğini fark ettiği ancak bu değerlendirmelerin üst düzey yetkililere iletilmediği vurgulandı. Ayrıca, Hamas’ın gerçek niyetlerini analiz etme konusunda genel bir kayıtsızlık olduğu; “Peki, ya yanlışsak?” sorusunun ciddi olarak tartışılmadığı aktarıldı. Zamanla Hamas’a yönelik istihbarat değerlendirmeleri ile sahadaki gerçeklik arasında önemli bir fark oluştuğu ve istihbaratın bu konuda ciddi bir reformdan geçmesi gerektiği belirtildi.
Rapora göre, İsrail ordusunun Gazze’deki birlikleri, saldırının ilk saatlerinde tamamen yenildi ve etkili bir yanıt veremedi. İsrail Hava Kuvvetleri hızlı bir şekilde tepki verse de, askerlerin siviller ile saldırganları ayırt etmede ciddi zorluk yaşadığı kaydedildi. Bazı durumlarda, yaralı İsrail askerlerinin sivillerden önce tahliye edildiği ortaya çıktı.
İsrail Genelkurmay Başkanı General Herzi Halevi, raporun komutanlara sunulmasının ardından tüm sorumluluğu üstlendiğini açıkladı. Halevi, “Sorumluluğumu kabul ediyorum. 7 Ekim’de ordunun komutanı bendim ve tüm hatalar benim sorumluluğumda” dedi.












