DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, PKK’nin kongresinin ardından yaptığı açıklamada, barış sürecine dair yeni bir toplumsal sorumluluk çağrısında bulundu. Halk TV’de katıldığı bir programda konuşan Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da daha önce altını çizdiği gibi siyasetin bu süreçte “büyük bir sorumluluğu” olduğunu belirtti. Ancak bu sorumluluğun özellikle hükümette olanlar tarafından üstlenilmesi gerektiğini söyledi.
“Biz DEM Parti olarak bu çağrıyı bir koşul olarak değil, bir toplumsal ihtiyaç olarak dile getiriyoruz. Bu süreç ancak siyasi bir irade ile ilerleyebilir” diyen Doğan, çatışmaların sona erdirilmesi için hükümete çağrıda bulundu.
Doğan, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “Her olumlu gelişme bir sonrakini doğurur” sözlerini hatırlatarak, “Biz de bu cümlenin altının doldurulmasını bekliyoruz. Bu tür mesajlar umut verici ama devamı gelmeli” dedi.
DEM Parti’nin “müzakere ve mücadele partisi” olduğunu vurgulayan Doğan, toplumsal barışa dair gelişmeleri sadece iktidarla uzlaşma perspektifinden değil, geniş toplumsal uzlaşı ihtiyacından kaynaklı olarak ele aldıklarını söyledi.
“Barış artık bir ihtimal değil, mümkündür”
Ayşegül Doğan açıklamasında, barış sürecine ilişkin umutların soyut bir temenni olmaktan çıkıp somut bir zemine oturduğunu vurguladı:
“Artık bir çatışmalı sürecin sonlanmasının mümkün olabileceği tarihsel bir zamana giriyoruz. Barış mümkün, bu bir ihtimal değil. Demokratik bir Türkiye de mümkün.”
Doğan, bu sürecin sadece DEM Parti’nin ya da bir kesimin meselesi olmadığını; farklı düşüncelere sahip olan tüm toplumsal kesimlerin, bu ihtimali açıkça tartışması ve sahiplenmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, mevcut siyasi atmosferde iktidarın elinde olan olanaklara işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bu süreci başlatacak olanlar hükümet edenlerdir, iktidar blokudur. Barışın ön koşulu siyasi cesarettir. Cesur adımlar atılmadığı sürece toplumsal beklenti karşılıksız kalır.”
Kaynak: ANKA












