Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2028 seçimlerinde yeniden aday olup olamayacağı siyasetin en sıcak tartışma başlıklarından biri haline gelirken, AKP’nin “erken seçim” stratejisinde planlar değişti.
CHP lideri Özgür Özel’in, “2027 içinde birkaç ay öne alınacak bir seçime destek vermeyiz” açıklaması, AKP’nin ‘erkene alınmış seçimle’ Erdoğan’ı üçüncü kez aday yapma planını zora sokmuştu. Ancak son kulis bilgilerine göre, AKP bu kez çözümü CHP dışında, DEM Parti üzerinden arıyor.
CHP’siz formül: Yeni anayasa ve açılım 2.0 mı?
CHP’nin ‘erken seçim’ desteği olmadan Meclis’te anayasa değişikliği yapmanın zorluğu, AKP’yi alternatif ittifaklar kurmaya yöneltti. Ankara kulislerinde yer alan bilgilere göre AKP yönetimi, bu desteği bağımsız vekiller, küçük partiler ve özellikle DEM Parti ile sağlayabileceklerini düşünüyor.
Gazeteci Nuray Babacan’ın haberine göre, AKP kurmayları açılım sürecine benzer bir politik zemini yeniden kurarak, hem DEM’in taleplerine karşılık verecek hem de Erdoğan’ın 2028’de yeniden aday olmasının önünü açacak bir anayasa paketi hazırlığı yapıyor.
“Öcalan’a kısmi özgürlük, kayyumların iadesi…”
Haberde ismi verilmeyen bir AKP’li kurmayın şu ifadeleri dikkat çekti:
“Eğer açılım süreci planlandığı gibi giderse, Erdoğan’ın yeniden adaylığı ile ilgili sorunumuz kalmaz. DEM’lilerin isteği belli: Öcalan’a kısmı özgürlük, kayyumların iadesi, PKK’lılardan hesap sorulmaması… Bir-iki hukuki düzenleme yetecektir.”
Bu sözler, Erdoğan’ın yeniden adaylığı için yasal zeminin “milli mutabakat” değil, stratejik pazarlıklar üzerinden hazırlanacağını gösteriyor.
AKP’nin yeni hesabı: Ekonomi ve seçmen psikolojisi
Babacan’a göre, AKP’nin seçim takvimi planlaması da netleşmeye başladı. İddialara göre AKP, 2027 sonbaharında yapılacak bir ‘erken seçim’ ile Erdoğan’ın yeniden aday olmasını sağlamayı hedefliyor. Bu tarih seçimi, kış koşulları, tarım gelirleri, ekonomik beklentiler ve kamuoyunun ruh hali dikkate alınarak belirleniyor.
AKP’nin “enflasyonun kısmen kontrol altına alınacağı ve seçmenin iktidara yeniden yönelebileceği bir zamanlama” hesabı yaptığı öne sürülüyor.












