İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ndeki yerinden edilmiş sivillerin sığındığı eğitim kurumlarına yönelik saldırılarla bir kez daha uluslararası kamuoyunun tepkisini çekecek bir katliama imza attı. Yerel kaynaklara göre, Gazze şehrinin el-Daraj bölgesindeki Fehmi el-Cercavi Okulu hedef alındı; saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu en az 19 sivil yaşamını yitirdi.
Görgü tanıkları ve bölgedeki kurtarma ekipleri, okulun sivillerle dolu olduğu ve saldırının uyarı yapılmadan gerçekleştiğini belirtirken, enkaz altında hâlâ çok sayıda kişinin olduğu bildiriliyor. Gazze Sivil Savunma ekipleri, “bu tür saldırılar artık rutin haline geldi” diyerek uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırdı.
Ayrıca, Deir el-Balah kenti yakınlarında yer alan Maghazi Mülteci Kampı’nda bir anaokulunun bombalanması sonucu da 1 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. Bu alanın da sivillerin geçici sığınma noktası olarak kullanıldığı belirtildi.
Saldırılar, Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları tarafından savaş suçu kapsamında değerlendirilebilecek eylemler arasında yer alıyor. Sivillerin yoğun olarak bulunduğu, özellikle çocuklara yönelik eğitim ve barınma amacıyla kullanılan alanların hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olarak yorumlanıyor.
Bilanço Ağırlaşıyor
Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 53 bin 800’ü aşarken, yaralı sayısı ise 120 bini geçti. Son saldırılarla birlikte ölü sayısının daha da artmasından endişe ediliyor.
İsrail ordusunun sivilleri hedef alan saldırılarına karşı uluslararası tepkilerin yetersizliği, bölgedeki insani trajedinin derinleşmesine neden oluyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD’nin sessizliği, bölgede yaşanan her yeni katliamda daha fazla sorgulanıyor.
Bu saldırılar, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü askeri harekâtın artık sadece Hamas’ı değil, doğrudan sivilleri hedef aldığına dair endişeleri güçlendiriyor.
Saldırının ardından bölgeye ulaşan sağlık ve kurtarma ekiplerinin, en temel medikal malzemelere bile erişim sağlayamadığı, ambulansların yetersiz kaldığı ve hastanelerin kapasitesinin tamamen dolduğu bildiriliyor.












