15 Haziran 2025’te yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına yönelik “soru sızdırma” iddiaları gündemden düşmüyor. Sınavın sözel oturumu tamamlandıktan sonra, sayısal oturum sürerken bazı soruların bir WhatsApp grubunda paylaşıldığı ortaya çıktı. Paylaşılan içeriklerin PDF formatında olması ve MEB’e ait sınav kitapçıklarına benzemesi, kamuoyunda güvenlik zafiyeti yaşandığı iddialarını beraberinde getirdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu PDF dosyası bizim materyalimiz değil. Soruların çalındığı iddiası külliyen yalan” diyerek iddiaları reddetti. Tekin, paylaşılan dosyanın sınav saatinden sonra oluşturulduğunu ve sınav güvenliğine dair herhangi bir risk oluşturmadığını savundu. Bakan ayrıca, olayla ilgili olarak 29 okul görevlisi hakkında idari soruşturma başlatıldığını açıkladı.
MEB, daha önce yaptığı resmi açıklamada da benzer bir savunma yapmıştı: “Sözel alan oturumu 10.45’te sona erdi, sorular ise 11.57’de paylaşıldı. Bu nedenle sınavın güvenliği tehlikeye atılmamıştır.” MEB yetkilileri, paylaşımın sınav kitapçığının birebir kopyası olmadığını, program yoluyla oluşturulmuş bir görüntü olduğunu ifade etti.
Ancak kamuoyunda tepkiler sürüyor. Sınavda 718 öğrencinin tam puan alması, sosyal medyada tartışmaları daha da alevlendirdi. Bakan Tekin, bu eleştirilere ise sert bir dille karşılık verdi: “Çok özür diliyorum, geri zekâlıya anlatır gibi tane tane anlatıyoruz.”
MEB Basın Müşaviri Yılmaz Güney de Habertürk’e yaptığı açıklamada soruların sınav sırasında paylaşıldığını doğruladı. Güney, paylaşımın bir öğretmen ya da sınav görevlisi tarafından yapıldığını, kitapçığın dışarı çıkarılmadığını ancak usule aykırı şekilde fotoğraflandığını belirtti.
Soruşturma kapsamında, sınav yapılan okullarda kamera kayıtları ve dijital izler titizlikle inceleniyor. MEB Teftiş Kurulu’nun yürüttüğü inceleme sonucunda kamuoyuna detaylı bilgi verileceği bildirildi.
Olay, sınav sistemine ve eğitimde adalete dair toplumsal hassasiyetleri yeniden gündeme taşırken, uzmanlar şeffaflık ve hesap verilebilirlik çağrısında bulunuyor. Kamuoyunun beklentisi ise olayın tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve benzer durumların önlenmesi için gerekli önlemlerin alınması yönünde.







