Türk-İş ve Hak-İş konfederasyonları, kamu işçilerine yönelik toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ekonomi yönetiminin dayattığı düşük zam oranlarını kabul etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yön verdiği ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda basına kapalı biçimde imzalanan Kamu Çerçeve Protokolü, kamu emekçileri arasında büyük hayal kırıklığı yarattı.
İmzalanan protokole göre;
2025’in ilk 6 ayı için yüzde 24, ikinci 6 ayı için yüzde 11 zam,
Günlük 50 TL seyyanen ödeme,
2026’nın ilk yarısı için yüzde 10, ikinci yarısı için yüzde 6 zam öngörülüyor.
Böylece, işçilerin alacağı en düşük ücret yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşamayan 42 bin TL seviyesinde kalacak. Üstelik, artan enflasyon karşısında bu ücretlerin gerçek alım gücünün daha da düşeceği öngörülüyor.
Basın dışarıda bırakıldı, ANKA içeri alınmadı
İmzalanan anlaşma, basın mensuplarına kapalı gerçekleştirildi. ANKA Haber Ajansı’nın açıklamayı takip etmesine izin verilmedi, kameraman salondan zorla çıkarıldı. TRT ve AA dışındaki televizyonların da kameraları salona alınmadı. Açıklama, canlı yayın yerine bant kaydıyla servis edildi.
Protokole tepki gösteren sendika temsilcileri, “işçi sınıfı pazarlık masasında yalnız bırakıldı” dedi. İşçilerin 7 aydır zam almadan çalıştığını belirten Petrol-İş Adana Şube Başkanı Bülent Kılıççıoğlu, “Seçim yok diye bizi oyaladılar, teklifler yetersizdi. Geçim şartları bu haliyle bir utanç tablosudur” ifadelerini kullandı.
T. Harb-İş Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak ise “Zaten yetersiz olan teklifler daha da geriye çekildi. Buna rağmen sessiz sedasız imza atıldı. İşçiler siyasi baskının kurbanı oldu” dedi. Atak, hükümetin grev yasağını ve Yüksek Hakem Kurulu’nu tehdit olarak kullandığını öne sürdü.
Konfederasyonlar, 27 Şubat’ta hükümete sundukları tekliflerde:
Günlük ücretin 1800 TL’ye çıkarılması,
Yüzde 50 + yüzde 25 zam,
Yüzde 10 refah payı istemişti.
Ancak imzalanan protokolde bu oranlara yaklaşılamadığı gibi, günlük taban ücret yalnızca 1400 TL olarak belirlendi, üzerindeki ücretlere ise sadece 40 TL eklendi.
Prof. Dr. Aziz Çelik’in yayımladığı tabloya göre, yapılan artışlar enflasyon karşısında erimeye mahkûm. Böylece, yüz binlerce kamu işçisi ve yaklaşık 3 milyonluk ailesi, sefalet koşullarında yaşamaya zorlanacak.
Sözleşmeye tepki gösteren sendikal çevreler, “Bu protokol sahada ve siyasette etkisini gösterecek” uyarısında bulunuyor. Geçim krizi içinde ezilen işçilerin, önümüzdeki seçim süreçlerinde bu tür dayatmaları unutmayacağı ifade ediliyor.
İşçi temsilcileri, “Kabul ettirilen bu rakamlar bir toplu sözleşme değil, bir toplu teslimiyettir” değerlendirmesinde bulundu.












