İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmaların İSKİ ayağında şikâyetçi olarak yer alan ve “gizli tanık Meşe” olduğu belirtilen İdris Özcelep’in, ikinci kez intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre Özcelep, bu kez Ataşehir’deki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü binası önünde silahla intihara teşebbüs etti. Olay yerine gelen polis ekiplerinin uzun süren ikna çalışmaları sonucunda Özcelep’in eyleminden vazgeçtiği, ardından gözaltına alındığı belirtildi. Özcelep, işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Özcelep’in ifadesinde, İBB dosyasında şikâyetçi olmasının arka planında Pendik Kurnaköy’deki bir maden sahasıyla ilgili yaşanan süreç olduğu aktarıldı. İlgili proje kapsamında geçmişte bakanlıklar tarafından haklı bulunduğunu belirten Özcelep, buna rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden olumlu dönüş alamadığını ve projeyi hayata geçiremediğini söyledi.
Bu süreçte maddi açıdan ciddi bir çıkmaza sürüklendiğini ifade eden Özcelep, projesini ilerletebilmek için İstanbul ve Ankara’daki çeşitli resmi kurumlarla çok sayıda yazışma yaptığını, ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile görüşme taleplerine yanıt alamadığını öne sürdü. Verilen sözlerin tutulmadığını ve alanın fiilen kendisine teslim edilmediğini savunan Özcelep, yaşadığı öfke ve çaresizlik nedeniyle söz konusu noktaya giderek intihar girişiminde bulunduğunu kaydetti.
Daha önce de adliyede girişimde bulunmuştu
İdris Özcelep, 26 Ağustos’ta da İBB soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşmek üzere gittiği Çağlayan’daki İstanbul Adliyesinde intihar girişiminde bulunmuştu.
Olayın ardından verdiği ifadede Özcelep, İBB dosyasında müşteki olduğunu, kendisine bilgilerinin gizli kalacağının söylendiğini ancak operasyonların ardından adının kamuoyuna yansıdığını ileri sürmüştü. Bu durumun onurunu zedelediğini ve “kullanıldığını düşündüğü” için böyle bir girişimde bulunduğunu ifade etmişti.
Öte yandan, İBB soruşturmasına ilişkin hazırlanan iddianamede “gizli tanık Meşe”ye atfedilen ifadelerin büyük bölümünün yer almadığı; buna karşılık benzer anlatım, kelime dizilimi ve cümle yapılarıyla bu ifadelerin “gizli tanık İlke” adına iddianameye aktarıldığına dair tartışmalar kamuoyuna yansımıştı.







