Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Amerika

“ABD askeri yardımları”: Kime, nasıl, neden?

Mustafa Durmuş

Mustafa Durmuş by Mustafa Durmuş
06/08/2024
in Amerika, Ekonomi, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
“ABD askeri yardımları”: Kime, nasıl, neden?
0
SHARES
547
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Orta Doğu’da Hamas’ın geçen yıl 7 Ekim’de İsrail’e karşı başlattığı saldırı ile başlayan savaş Gazze’de bir Filistinli katliamına dönüşürken, Siyonist İsrail devleti savaşı daha da tırmandırarak, İran’da olduğu gibi başka ülkelerin topraklarında üst düzey Hamas liderlerini öldürmeye başladı.

Bu gelişme bir kısım dünya kamuoyunda, “üçüncü dünya savaşının başlamasına ramak kaldığı” biçiminde yorumlanıyor.

 

Nerede savaş, orada ABD

Dünyadaki sıcak çatışma ya da savaş bölgelerinin hemen hemen hepsinin ortak özelliği ABD’nin (ve bazen de İngiltere, Fransa ve Almanya gibi müttefiklerinin) bu savaşlara bir biçimde dâhil olması. En son Ukrayna savaşında bu çok net bir biçimde ortaya çıktı.

ABD neredeyse 900 milyar dolara yakın askeri bütçesinin (Pentagon Bütçesi) bir kısmını dünyanın geri kalan kısmındaki ülkelerde ya da bölgelerde kullanıyor. “Askeri yardımlar” adı altında, desteklediği rejimlere ya da silahlı muhalif güçlere yaptığı bu yardımlar genel dış yardımlarının çok önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Aşağıdaki tablo 1948-2022 yılları arasında ABD’nin diğer devletlere yaptığı bu yardımların dağılımını ve bileşimini gösteriyor.

 

En fazla yardım İsrail’e yapıldı!

 

Bu tabloya göre ABD, 1948 yılından bu yana, askeri ve ekonomik yardım adı altında yapmış olduğu yardımların en büyüğünü açık ara İsrail’e yaptı. Öyle ki İsrail’e yaptığı yardım 300 milyar doları aşıyor. İsrail’e yaptığı bu yardımın üçte ikisinden fazlasının askeri yardım olduğu görülüyor.

İsrail’den sonra ABD yardımlarını en fazla alan ülke ise, ironik bir biçimde, 150 milyar doları aşan bir yardım ile Mısır. ABD yıllardır bu ülkedeki askeri diktatörlükleri destekliyor.

 

Yardımların üçte ikisi askeri yardım biçiminde

Listede en sonda yer alan Türkiye’ye yapılan yardım ise 80 milyar dolar civarında. Ancak bunun da üçte ikisini askeri yardımlar oluşturuyor. Ekonomik yardımların içinde ise örneğin “ABD buğdayını satın alma şartına bağlı”, ABD tarımsal üretiminin ve ihracatını güçlendiren yardımlar ön planda.

 

Yardımlar ABD askeri-sanayi-finans-teknoloji kompleksine hizmet ediyor

Askeri yardımlar geleneksel olarak daha ziyade askeri araç gereç, silah gibi ayni yardımların yanı sıra, günümüzde askeri robotlar ve yapay zekâ gibi modern teknoloji yatırımlarından oluşuyor. Bu da dev bir sektör haline gelen ve son zamanlarda büyük finans ve teknoloji şirketleriyle işbirliğine giren ABD “askeri sanayi kompleksi”nin gelişmesine büyük katkı sağlıyor.

ABD’de Roberto J. González adlı bir akademisyen tarafından hazırlanan “Büyük Teknoloji ve Silikon Vadisi Askeri-Sınai Kompleksi Nasıl Dönüştürüyor” başlıklı bir rapor, yapay zekâ destekli ölümcül otonom silah sistemlerinin ya da katil robotların tartışmalı yükselişini, Gazze’den Ukrayna’ya savaş alanlarında yapay zekânın nasıl işlevsel bir biçimde ölüm makinalarına dönüştüğünü anlatıyor.

González, 2018-2022 yılları arasında, aralarında Lockheed Martin, RTX, Northrop Grumman, General Dynamics, Boeing ve BAE Systems gibi savunma sanayi devlerinin ve Microsoft ve Amazon gibi yüksek teknoloji şirketlerinin, risk sermayesinin ve özel finans şirketlerinin Pentagon ile yaptıkları en büyük beş askeri sözleşmenin “toplamda en az 53 milyar dolarlık sözleşme tavanına sahip olduğunu” belirledi. (1)

 

Hegemonyayı canlı tutmak

Bu yardımlarla aslında ABD, kendi finansal sermaye, teknoloji ve meta üretimi ve ihracatını sürekli olarak artırırken, aynı zamanda emperyalist bir devlet olarak tek kutuplu dünyada mevcut pozisyonunu da korumaya çalışıyor. Zira başta hızla yükselen Çin olmak üzere BRICS ülkelerinin ayrı bir kutup oluşturma gayreti onun hegemonyasını sarsıyor.

Örnek olarak, ABD Devlet Başkanı Biden, Washington’un kendi emperyalist hesaplarıyla Ukrayna’ya ekonomik ve askeri yardım sağlıyor. Oysa Filipinler’den Vietnam ve Irak’a uzanan uzun emperyalist savaşlar tarihinin de gösterdiği gibi, Washington ulusal kurtuluş mücadelelerinin müttefiki değildir. Washington Rusya’yı zayıflatmayı, Doğu Avrupa’da genişleyen etki alanına müdahale etmesini önlemeyi ve NATO müttefiklerini sadece Moskova’ya karşı değil, NATO’nun tarihinde ilk kez stratejik odak olarak belirlediği Çin’e karşı da birlikte kullanmayı amaçlıyor. (2)

Biden’ın İsrail’in sürdürdüğü soykırım savaşına verdiği desteğin de gösterdiği gibi, ABD tüm dünyada ulusal kurtuluşun ve toplumsal devrimin başlıca düşmanlarından biridir. ABD, sefil bir statükoyu dayatmayı amaçlayan başlıca hegemondur ve bu nedenle uluslararası kolektif kurtuluşun müttefiki değil, rakibidir.

Ayrıca, ABD askeri yardımlarıyla körüklenen iç ve dış savaşlar,  ABD’nin kuklası konumundaki devletlerin yardım gönderilen bölgede ya da ülkede bir savaş aparatı olarak işlev görmesini sağlarken, otoriter rejimlerin ve diktatörlerin ayakta kalmasına hizmet ediyor.

Buna karşılık ABD, bu yardımlarıyla bölgelerdeki halkların katledilmesine, ekonomilerin çökmesine, göçlere, hak ve özgürlüklerinin tamamen ortadan kaldırılmasına neden oluyor ve doğasına büyük zararlar veriyor.

 

Sonuç olarak

Nasıl ki ABD’yi  “kurtarıcı” ya da “demokrasi havarisi” görme yanlışlığına düşmemek gerekiyorsa, aynı şekilde “düşmanımın düşmanını dostum” olarak görmek gibi tam tersi bir hataya da düşmemek gerekiyor.

Yani çeşitli şekillerde kaba anti-emperyalizm, sahte anti-emperyalizm ya da kampçılık olarak adlandırılan bir pozisyon alarak ABD’nin Çin ve Rusya gibi emperyalist rakiplerini sözde bir direniş ekseni olarak kabul etmemek lazım.

Son olarak, günümüzde ulusalcı soldaki bazılarının yaptığı gibi “jeopolitik indirgemecilik” pozisyonunu da benimsememek gerekiyor. Kısaca, çeşitli emperyalist devletlerin yağmacı doğasını görerek, bunların hiçbirini desteklememek gerekiyor.

Bu emperyalist güçler ezilen halklar ya da uluslar üzerinde çatışmaya girdiklerindeyse, bu halkların özgürlüklerini kazanmak için silahlanma hakları da dâhil olmak üzere, kendi kaderlerini tayin etme haklarını savunmak yerine, bu tür durumları emperyalistler arası rekabetin tek eksenine indirgeme yanlışına da düşmemek gerekiyor. Bu noktada emperyalist güçlerin fail, ezilen uluslarınsa mağdur oldukları unutulmamalıdır. (3)

Elbette emperyalist güçler ulusal kurtuluş mücadelelerini (eğer vekâlet savaşlarından başka bir şey değillerse) manipüle edebilirler. Ancak “jeopolitik indirgemeciler” bu olasılığı günümüzde meşru ulusal kurtuluş mücadelelerine verilen desteği reddetmek için kullanıyorlar. Bu hataya düşmemek gerekiyor.

 

Dip notlar:

(1) https://www.commondreams.org/news/military-industrial-complex-big-tech (17 April 2024).
(2) Ashley Smith, https://www.counterpunch.org/2024/05/29/imperialism-and-anti-imperialism-today (29 May 2024).
(3) Agm
Tags: abdAskeri yardımemperyalizmfilistinisrailJeopolitik indirgemecilikMustafa Durmuşsiyonizmsoykırım
Previous Post

Günlerden Kırmızı

Next Post

İtaat kültürü ya da gönüllü kulluk üzerine…

Mustafa Durmuş

Mustafa Durmuş

Akademisyen, yazar, ekonomi politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, 1956 yılı Kelkit'te doğdu. 1977 yılından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nden mezun oldu. 'Güney Kore'de İhracata Dönük Sanayileşme Modeli' üzerine doktora tezi yazdı (1989). TÜRK-İŞ'e bağlı YOL-İŞ Federasyonu'nda eğitim uzmanı, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde asistan, Birleşik Krallık York Üniversitesi'nde misafir araştırmacı/öğretim üyesi, A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Gazi Üniversitesi İİBF'de ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü öğretim üyeliği ve özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Şu an emeklidir. T24 ve Yeni Yaşam Gazetesi yazarı. Makalelerini yayımladığı 'Alternatif Akademi' adlı bir bloğu ve “Kamu Ekonomisi” (2008), “Kapitalizmin Krizi” (2009), “Kriz Darbe Savaş Kıskacında Türkiye Ekonomisi” (2018), “Büyük Değişim-Popülist Otoriterlik” (2019) ve “Demokratik Katılımcı Ekonomi” (2023) adlı kitapları ve çok sayıda yayımlanmış makalesi bulunmaktadır. Durmuş, “Yaşamın Temel Ekonomisi” (2021), “Dünya Ekonomisini Anlamak” (2021), “Türkiye Üzerine Politik İktisat Yazıları” (2022) ve “Siyasi Ekoloji” (2022) ve “Sosyo Ekolojik Bir Toplum İçin Ne Yapmalı” (2024) adlı editörlü kitapların da yazarları arasında bulunuyor.

Yazarın Diğer Yazıları

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki
Manşet Haberler

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

19/08/2026
ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi
Dünya

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

18/08/2026
Gazze için sekiz ülkeden ortak çıkış: İsrail’e yol haritasını uygulama çağrısı
Manşet Haberler

Gazze için sekiz ülkeden ortak çıkış: İsrail’e yol haritasını uygulama çağrısı

17/08/2026
Hürmüz’de gemi trafiği durma noktasında: Petrol 89 doları gördü
Dünya

Hürmüz’de gemi trafiği durma noktasında: Petrol 89 doları gördü

17/08/2026
ABD’de İran savaşına destek yüzde 35’te kaldı
Dünya

ABD’de İran savaşına destek yüzde 35’te kaldı

08/08/2026
Hürmüz’de anlaşma arayışı sürerken İran’dan Körfez’e saldırı tehdidi
Dünya

Hürmüz’de anlaşma arayışı sürerken İran’dan Körfez’e saldırı tehdidi

07/08/2026
Next Post
İtaat kültürü ya da gönüllü kulluk üzerine…

İtaat kültürü ya da gönüllü kulluk üzerine...

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

by Mustafa Kumanova
19/08/2026
0

Hepimiz milliyetçiliğin görünmez duvarları tarafından tecrit edilenleriz. Tüm gericilerin ortak kanaati, "insanlar kendi başlarına hareket edemezler, bu yüzden de bir...

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

by Sonhaber
19/08/2026
0

Çatışma bölgelerinde sivillere yardım ulaştırmaya çalışan görevlilere yönelik saldırılar 2025’te kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı. Yardım Çalışanları Güvenlik Veri Tabanı’na...

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

by Sarya Özgür
19/08/2026
0

Sevgili okurlar, merhaba. Bu hafta biraz Kürt müziğinin hayatımızdaki yerinden, biraz da müziğin taşıdığı hafızadan söz etmek istiyorum. Çünkü bizim...

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

by Sonhaber
19/08/2026
0

İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriye devlet televizyonunun askerî kaynaklara dayandırdığı bilgilere...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik