Küresel ekonomiyi sarsan ABD-Çin ticaret savaşı, yeni bir diplomatik evreye giriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hazine Bakanı Scott Bessent, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’i içeren bir heyeti 9 Haziran’da Çinli yetkililerle İngiltere’nin başkenti Londra’da görüşmelere göndereceğini açıklamasının ardından, Pekin yönetimi de bu buluşmayı doğruladı.
Çin Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng’ın 8-13 Haziran arasında Londra’da bulunacağını, burada Çin-ABD ekonomi ve ticaret istişare mekanizmasının ilk toplantısının yapılacağını duyurdu. Tarafların gündeminde, karşılıklı olarak uygulanan ve geçici süreyle düşürülen gümrük tarifeleri, nadir metal ihracat kısıtlamaları, teknolojik ambargolar ve öğrenci vizeleri gibi kritik başlıklar yer alıyor.
Cenevre’den Londra’ya: Krizden Diyaloğa Zor Dönüş
İki ülke arasında, Trump yönetiminin 2 Nisan’da duyurduğu ek gümrük tarifeleriyle başlayan kriz, karşılıklı restleşmelerle büyümüş; ABD tarifeleri yüzde 145’e, Çin ise yüzde 125’e kadar yükseltmişti. 10-11 Mayıs’ta Cenevre’de yapılan müzakerelerde taraflar geçici bir uzlaşmaya varmış, karşılıklı tarifelerin 90 günlüğüne düşürülmesi konusunda anlaşmışlardı. Buna göre ABD’nin Çin’e yönelik tarifesi yüzde 145’ten 30’a, Çin’in ABD’ye uyguladığı tarife ise yüzde 125’ten 10’a çekilmişti.
Ancak bu uzlaşmanın ardından Trump, 30 Mayıs’ta Çin’i mutabakatı ihlal etmekle suçlamış, özellikle nadir metallerin ihracatında süren kısıtlamaları hedef almıştı. Washington bu duruma karşılık olarak, yapay zeka çipleri ve çip tasarım yazılımlarının Çin’e satışını durdurmuş, kritik alanlarda çalışan Çinli öğrencilerin ABD vizelerini iptal edeceğini açıklamıştı.
Siyasi Gerilim Ekonomik Savaşla Derinleşiyor
Uzmanlar, Londra’daki görüşmelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik sonuçları olacağı görüşünde. Trump yönetiminin Çin’e yönelik teknolojik ambargoları, Pekin’in stratejik sektörlerine doğrudan müdahale anlamına geliyor. Öte yandan Çin’in ABD’ye karşı uyguladığı hammadde kısıtlamaları, özellikle batarya ve yüksek teknoloji sektörlerini tehdit ediyor.
ABD’nin son hamlesi olan Çinli üniversite öğrencilerinin vizelerinin iptali, iki ülke arasındaki gerilimin eğitim ve araştırma alanına da sıçradığını gösteriyor. Çin tarafı ise bu adımları “diplomatik nezaketten uzak ve ayrımcı” olarak nitelendiriyor.
5 Haziran’da yapılan Trump-Şi telefon görüşmesinde, taraflar Cenevre mutabakatının uygulanması yönünde çalışma kararı almıştı. Londra’da yapılacak yeni tur, bu mutabakatın akıbetini ve diplomatik diyaloğun kalıcılığını test edecek.
Her iki taraf da küresel piyasalardaki kırılganlık nedeniyle daha yapıcı bir tutum benimseme baskısı altında. Ancak hem Washington’un iç siyasette seçim atmosferine girmesi, hem de Çin’in stratejik yatırımlarına hız vermesi, tarafların karşılıklı tavizlerini zorlaştırıyor.







