ABD ile İran arasında haziran ayında varılan geçici mutabakatın 60 günlük müzakere süresi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadan sona erdi. Washington yönetimi mevcut düzenlemeyi uzatmayacağını bildirirken Tahran, taleplerinin karşılanmaması halinde askerî seçeneğin yeniden gündeme geleceği mesajını verdi.
Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ABD ile yürütülen dolaylı temaslardan kalıcı bir sonuç alınamadığını söyledi. Yetkili, diplomatik sürecin başarısız olması durumunda İran’ın savunma ağırlıklı tutumunu değiştirerek saldırı kapasitesini öne çıkaracağını belirtti.
Tahran birkaç haftalık süre tanıyacak
İran yönetiminin, anlaşmanın şartlarının uygulanması için ABD’ye birkaç haftalık yeni bir süre vermeye hazırlandığı bildirildi. Bu sürenin arabulucu ülkeler üzerinden Washington’a iletilmesi bekleniyor.
İranlı yetkililer, Amerikan donanmasının bölgedeki faaliyetlerini “deniz ablukası” olarak nitelendiriyor. Tahran, diplomatik çözüm sağlanamaması halinde ablukayı sona erdirmek amacıyla “zamanında ve hedefi belirlenmiş” askerî operasyonlar düzenleyebileceğini savunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump ise geçici mutabakatın uzatılmasına sıcak bakmadığını açıkladı. Washington, İran’ın anlaşmanın gerektirdiği adımları atmadığını öne sürerken Tahran yönetimi de ABD’yi verilen taahhütleri yerine getirmemekle suçluyor.
Anlaşmazlığın merkezinde Hürmüz Boğazı var
Taraflar arasındaki görüş ayrılığının başlıca konularını İran’ın nükleer programı, yaptırımların geleceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği oluşturuyor.
Haziran ayında oluşturulan müzakere takviminin, çatışmaların kalıcı biçimde durdurulmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılmasını sağlaması hedefleniyordu. Ancak Washington ve Tahran’ın mutabakat hükümlerini farklı yorumlaması nedeniyle bu başlıklarda ilerleme kaydedilemedi.
ABD yönetiminin İran Devrim Muhafızlarıyla dolaylı iletişim kurduğu da bildirildi. Trump, Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi’ye mesaj gönderildiğini doğruladı ancak temasların içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişleri, hafta başındaki sınırlı artışa rağmen günlük olarak tek haneli seviyelerde kaldı. Bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle çok sayıda tanker ve yük gemisinin alternatif rotalara yöneldiği belirtiliyor.
Boğazdan geçmeye çalışan bir geminin kimliği belirlenemeyen bir mermiyle vurulduğu bildirildi. Saldırının sorumluluğunu üstlenen olmazken olay, deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini daha da artırdı.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının en önemli geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle bölgedeki her askerî hareketlilik, enerji piyasalarında doğrudan fiyat baskısı yaratıyor.
Petrol fiyatları yeniden yükseldi
Ateşkes süresinin uzatılmaması ve İran’dan gelen askerî açıklamalar, petrol fiyatlarının üçüncü işlem gününde de yükselmesine neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı 91,76 dolara, ABD tipi ham petrolün fiyatı ise 85,55 dolara kadar çıktı.
Piyasa uzmanları, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin normale dönmemesi halinde petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın sürebileceğini değerlendiriyor. Bölgede yeni bir askerî çatışmanın başlaması durumunda enerji arzının daha ağır biçimde etkilenebileceği belirtiliyor.
Taraflar arasındaki dolaylı temaslar tamamen kesilmiş değil. Ancak karşılıklı suçlamalar, askerî tehditler ve Hürmüz’de devam eden gerilim, diplomatik çözüm için zamanın giderek daraldığına işaret ediyor.












