İran ile ABD arasındaki dolaylı temaslarda diplomasi trafiği sürüyor. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerde taraflar, nükleer program, uranyum zenginleştirme ve bölgesel gerilim başlıklarında pozisyonlarını korurken, müzakerelerin seyrine ilişkin açıklamalar peş peşe geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı ve müzakere heyeti sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı son değerlendirmede anlaşmaya dair çelişkili görünen ancak sürecin hassasiyetini yansıtan bir tablo çizdi. Bekayi, tarafların bazı başlıklarda ilerleme sağladığını ancak çözülemeyen konuların hâlâ masada olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump ise görüşmelerin belirli bir düzen içinde sürdüğünü savundu. Trump, temsilcilerine anlaşma için acele edilmemesi yönünde talimat verdiğini belirterek, Washington’ın süreci zamana yayarak yürütmek istediği mesajını verdi.
Rubio’dan Hürmüz Boğazı vurgusu
Görüşmelere ilişkin dikkat çeken bir açıklama da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan geldi. Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de konuşan Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması halinde nükleer program konusunda daha kapsamlı ve ciddi görüşmelerin başlayabileceğini ifade etti.
Rubio, nükleer anlaşma gibi teknik ve siyasi açıdan ağır bir dosyanın kısa sürede sonuçlandırılamayacağını belirtti. ABD’li bakan, öncelikli başlığın Hürmüz Boğazı olduğunu, ardından İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokları ve nükleer silah edinmemesi konularının ele alınacağını söyledi.
Washington’dan “aşamalı çözüm” mesajı
ABD basınına yansıyan bilgilere göre Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin bir formül üzerinde prensip düzeyinde temas sağlandığı ileri sürüldü.
Ancak İran cephesinden bu iddiaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle Washington kaynaklı değerlendirmeler, diplomatik sürecin kesinleşmiş sonucu değil, müzakere masasındaki olası başlıklardan biri olarak yorumlanıyor.
Rubio, Trump yönetiminin İran’ın nükleer silaha sahip olmaması yönündeki politikasında değişiklik olmadığını vurguladı. Buna karşın açıklamalar, tarafların tek aşamalı ve kapsamlı bir mutabakat yerine, adım adım ilerleyen bir müzakere modeli üzerinde durabileceği yorumlarını güçlendirdi.
Askeri seçenek mesajı da masada
Rubio, diplomatik sürecin başarısız olması halinde ABD’nin diğer seçenekleri yeniden değerlendirebileceğini de söyledi. Görüşmelerden istenen sonucun çıkmaması durumunda, Trump’ın bugün sahip olduğu tüm seçeneklerin ilerleyen dönemde de masada olacağını ifade etti.
Bu açıklama, Washington’ın diplomasi kapısını açık tutarken aynı zamanda Tahran üzerindeki baskıyı sürdürme stratejisinden vazgeçmediğini gösterdi. İran’ın Hürmüz Boğazı ve nükleer program başlıklarında nasıl bir yanıt vereceği, görüşmelerin bundan sonraki seyrinde belirleyici olacak.












