AÇIK MİKROFON’UN GÖSTERDİKLERİ

HomeManşet Haberler

AÇIK MİKROFON’UN GÖSTERDİKLERİ

Naim Kandemir

Dün, TİP’li Barış Atay’ın katıldığı Mevzular/ Açık Mikrofon’da soru-cevap şeklindeki uzun söyleşisini izledim. Evvelâ Atay’ın donanımı ve tüm absürt ve tahrik edici sorulara rağmen tuzağa düşmeden büyük bir hoş görüyle söyleşiyi sürdürdüğünü belirtmeliyim.

Bana göre bu söyleşide Türkiye Soluyla ilgili çok önemli veri de olduğunu söylemeliyim. Öncelikle, soru soran gençlerin sorularında ulusalcı dürtünün çok yer kapladığını düşünüyorum. Bu dürtüyü sadece “milliyetçilik” olarak değerlendiremeyiz. Gençlerin bu dürtüyle soru sormalarındaki en büyük neden iktidar ittifakının 20 yılın sonunda ülkeyi getirdiği bataklık nedeniyle yurtseverlik duygularındaki yükseliştir. Ülkenin başındaki belayı savacak karşı örgütlenmenin yetersiz olması bu gençleri “ülkemiz-milletimiz ne olacak, kalacak mı” tedirginliğine maruz bırakmış diye düşünüyorum. Öte yandan bu dürtülerle soru soran gençlerin çoğu, ülkede güçlü bir sol örgütlenme olabilseydi bugün, bizlerin onların yaşlarında olduğumuz gibi solcu birer genç olacaklarıydı.

İkinci olarak, bu söyleşinin bana gösterdiği şudur:
Türkiye Solu, 12 Eylül sonrası güçsüzlüğünden ve diğer nedenlerden dolayı Kürt Hareketinin yasaldaki partisine monte olması sonucu asli düşüncelerini rafa kaldırıp bileşenlere verilen vekillik promosyonuyla esasen Kürt milliyetçiliğinin batıdaki reprazantı pozisyonuna düştüler iradeleri dışında. Böyle bir niyetleri olmasa da kitlelerin gözünde düştükleri hal budur.

Bu hal onları aynı zamanda tembelleştirdi ve kendilerini devrimci yapan sınıfsal bilinçten de uzaklaştırıp vekillik aktivitesine mahkûm etti. Sol silkinmeli ve kendi değerlerine dönmeli. Silkinmeyeni silkeler hayat! Bu süreç aynı zamanda bir arınma ve yenilenme süreci olarak yaşanmalı. Solun kendi safiyetine ulaşması gerekli: sol, sol olmalı. Sol kendi kimliğini eline almalı. Bunları gerçekleştiremeyen solun seçenek olması hep lafta kalacak.

Solun sosyalizm kaynaklı kendi bağımsız hattını oluşturup takip etmesi Kürt hareketinin mücadelesine destek vermesine engel de değil. ’80 öncesinde Türkiye Solu içinde olup da cesurca Kürtlerin mücadelesine teorik ve pratik anlamda destek veren yapılar olduğunu biliyoruz.

Meclisin vitrininden devrimin yoluna erişilemez. Başkalarının kanatları altında uçtuğunu sananların zamanla kanatları iyice körelir ve bir işe yaramaz. Bakalım doğaya; devekuşları ve penguenlerin de kanatları vardır ama geçirdikleri evrim sonucunda onlar bu kanatlarını uçmak için kullanamamaktadırlar. Penguenlerin kanatları sadece yüzgeç işlevi görmektedir bugün. Bunun nedeni yaşam tarzlarında geçirdikleri evrim nedeniyle kanatlarının körelmesidir.

Barış Atay’ın en çok soru taarruzuna uğradığı nokta işte tam bu nokta oldu:
TİP’i örgütlemelerine karşın, HDP ile ittifakları nedeniyle kitlenin gözünde bağımsız hat çizemedikleri ön yargısını ağzıyla kuş tutsa gideremiyorlar… Buradan çıkardığım ders: Türkiye Solu, Kürt Hareketine monte olma halinden kurtulamadıkça 40 yıldır yaşamakta olduğu güdükleşme illetinden kurtulamayacak. Bunun zemini, iktidar ittifakının 20 yılın sonunda ülkeyi getirdiği halin sonunda özellikle gençlerin yurtseverlik duygularının yükselmesiyle ve gelecek kaygısıyla iyice bir çapalanmıştır.

İçinde bulunduğumuz seçim sürecinde solun sandığa yansıyacak güçsüzlüğü gerçeğini ve ittifakların zaruretini görüp, ama sonrasında gecikmeli de olsa Türkiye Solunun kendi göbeğini kendisinin keserek özüne dönüp özellikle milyonlarca genci örgütlemek için bagajından kurtulması gerektiğini düşünüyorum. TİP bu adımı attı ve 4 vekille kısa sürede toplumun siyaseten böyle de aktive edilebileceğini gösterdi. Seçimlerden sonra da bu halkayı genişletmek veya bu düşünceyle hep birlikte daha büyük bir halka oluşturmak mümkün.
19.01.2023

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments