Cuma, Nisan 17, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
19/02/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
“Alaturka Faşizm” veya Şeylerin Gerçeğiyle Yüzleşebilmek…
0
SHARES
525
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

“Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.”

Bertholt Brecht

“Kapitalizme dair eleştirel bir yaklaşıma sahip olmayanların faşizm konusunda susmaları gerekir.”

Slovaj Zizek

Faşizm 1920’li, 1930’lu yılların, XX’inci yüzyılın bir ‘sapkınlığı’ değil, kapitalizme içkin bir eğilimdir. Şeyler, sosyal olaylar ve süreçler zamanla değişiyor. Onları tanımlamak, anlamak, adlandırmak, bilince çıkarmak için kullandığımız kelimeler ve kavramlar zamanla eskiyor, hatta ölüyor; zira onların da bir ömrü, bir tarihi var. Zamanla kullandığımız kelimeler ve kavramlarla maddi-sosyal gerçeklik arasında bir uyumsuzluk ortaya çıkıyor. Ölü bilgilerle dışımızdaki gerçekliği düşündüğümüzü, anladığımızı sanıyoruz… Güneşli bir havada güneş gözlüğü takmak daha iyi bir görüş sağlar ama güneş battıktan sonra da gözlük takmaya devam edilirse, gözlük sadece işe yaramaz hale gelmez, görüşü daha da zorlaştırır…

Faşizm, verili yasal ve kurumsal çerçeve, liberal burjuva demokrasisi dahilinde kapitalizmin çelişkileri sürdürülemez hale geldiğinde, yapısal kriz derinleştiğinde imdada yetişiyor… ABD’de Trump faşizmi, ekonomik-finansal, ekolojik krizi, hegemonya krizini etkisizleştirmek üzere gündeme geldi… Sadece Trump aşırılığının/sapkınlığının sonucu değil… Elbette XXI’inci yüzyıl faşizmlerinde, klasik faşizmin görüntüleri yok ama işlevi aynı: Krizi aşmak, kapitalizmin ömrünü uzatmak… Lâkin bu sefer durum farklı… Zira söz konusu olan kapitalizmin nihai krizi… Artık şimdilerde uluslarüstü (transnational) bir kapitalist sınıf oluşmuş durumda… Üstelik, sosyal krize iklim krizi ve ekolojik yıkım da eklenmiş bulunuyor… Sosyal muhalefeti ezmek için devlet terör rejimi dayatılıyor… Onun da yolu bazı toplum kesimlerini (muhalifler, sosyalistler,  mülteciler, ne demekse  ‘kaçak işçiler’, entelektüeller, vb.), düşmanlaştırmak, toplumu kutuplaştırmak, işçi sınıfının ve bir bütün olarak emekçi halk sınıflarının mücadele yeteneğinin aşındırılması, bulundukları zeminin gerisine püskürtülmesi amaçlanıyor…

Bütün bunlarda verili kurumsal devlet yapısını yeniden dizayn etmekle mümkün… Bu amacın hasıl olması için verili kurumsal yapılar tasfiye ediliyor veya işlevsizleştiriliyor… Mutlaka bazı kurumların tasfiye edilmesi de gerekmiyor… Bir parlamento (Meclis) var, elbette bir hukuk sistemi, medya var olmaya devam ediyor ama içleri boşaltılmış, varlık nedenlerine yabancılaşmış olmak kaydıyla… Bizde parlamento (TBMM) Saray’ın sekretaryası işlevi görüyor… İçi boş kabuk… Hukuk da tamamıyla araçlaştırılmış, misyonuna ve varlık nedenine külliyen yabancılaşmış durumda… Medya da artık faşizmin hizmetinde tam bir yalan, tahrifat ve komplo aracı… Muhalif medya (doğrusu gerçek medya) devede kulak bile değil ama o kadarı bile dinci-faşist rejimi telaşlandırıyor… Gerçek gazeteciler, asıl işini yapanlar sürekli saldırıya maruz kalıyorlar, yargılanıyorlar, hapse atılıyorlar… Sınırlı sayıdaki televizyon da kapatılıyor, yöneticileri hapse atılıyor… Artık, devlet kurumları, hukuk sistemi ve medya, münhasıran devlet terör rejiminin, dinci faşizmin araçları haline gelmiş durumda…

Fakat, Türkiye’de faşizmin kurumsallaşmasından söz ederken, nüansa edilmesi gereken bir şey var: 24 yıldır iktidar olan ve bu ülkede her şeyi sömürü, yağma ve talana sonuna kadar açan, yağmalanmamış, talan edilmemiş hiçbir şey bırakmayan dinci AKP iktidarı, önceki dönemlerin iktidarlarından farklı… Bir “İslam Devleti” kurma amacı ve perspektifi de var… Eğer başarırlarsa, ilelebet iktidar olmayı, iktidarda kalmayı umuyorlar, amaçlıyorlar… Devlet kurumlarının çökertilmesi sadece faşizmi dayatmayı değil, başka şey yapmayı, İslam Devleti’ni kurumlaştırmayı da amaçlıyor… Laikliğe savaş açılması bunun bir gereği… Esasen geride kalan dönemde Türkiye’de hiçbir zaman gerçek anlamda laiklik söz konusu değildi… Zira laiklik, dinin siyaset alanının dışına çıkarılmasını varsayar… Laik bir rejimde, dinin siyasete, siyasetin dine asla bulaşmaması, karışmaması gerekir… Oysa bizde Diyanet İşleri Başkanlığı diye devasa bir kurum devletin göbeğinde yer alıyor… Adı başkanlık olsa da aslında “bakanlık”… Örgütleniş tarzı diğer bakanlıklar gibi… Bütçeden aldığı paya bak anlarsın… Başlarda benim nüfus cüzdanımda “dini İslam, mezhebi Hanefi” yazılıydı… Laik bir rejimde insanların diniyle, inancıyla uğraşılmaz… AKP laikliğin kırıntısına bile düşman…

Türkiye’de bağnaz resmî tarih ve resmî ideoloji, şeylerin gerçeğine nüfuz etmeyi zorlaştırıyor… Rejimin niteliği hiçbir zaman gerektiği gibi tartışma konusu yapılamıyor… Maalesef entelektüel zaaf ve atalet rahatsız edici düzeylerde…

O halde neden bu kadar kolay aldatabiliyorlar, oyalayabiliyorlar, yönetebiliyorlar? Maalesef bizde derin bir ‘yurttaş bilinci’ zaafı var… Sanki ortalama bilinç, misafir, mülteci, sığıntı bilincinin ortalaması… Verdiği verginin hesabını soramayana yurttaş denir mi? Ülkenin varı-yoğu bir avuç soyguncu çetesi tarafından utanmazca yağmalanır, talan edilirken, neden etkili bir karşı hareket, sonuç alıcı muhalefet ve mücadele yok? Bilinç ve örgütlenme zaafı yüzünden değil mi… Var olan örgütlerin de ekseri içi boş… Taşı yerinden oynatmaları mümkün değil… Bu ülkede zenginliğin, her şeyin yaratıcısı, toplumu sırtında taşıyan işçi sınıfının sadece %14’ü bir sendikanın üyesi… O sendikaların çoğu da işçi sınıfının değil, sendika bürokratlarının, sermayenin ve devletin hizmetinde… Varlık nedenlerine külliyen yabancılaşmış durumdalar…

Hiçbir asgari etik, ahlâkî değere, kurala, yasaya itibar etmeyen bu din soslu faşizmden bir şeyler beklemek beyhudedir, abestir ve bir şeyi olmadığı yerde aramaktır… Zira, faşizmle pazarlık yapılmaz mücadele edilir… Boşuna ne ile cebelleştiğini bilmek önemlidir denmemiştir… Tabii eller ilelebet armut toplamak zorunda değil… Bunun için de ‘sayın seyircilikten’ istifa edip, mücadele alanına inmek yeterli… İrade sahibi insanlar değil miyiz? Neyimiz eksik?

Tags: Fikret Başkaya
Previous Post

Donald Trump İran seçeneklerini değerlendiriyor: Askerî hazırlık iddiası

Next Post

Ticaret Bakanlığı: 2026’nın ilk 45 gününde 506 milyon TL ceza

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
“İç Cepheden” Sevgilerle…
Manşet Haberler

“İç Cepheden” Sevgilerle…

01/04/2026
Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!
Manşet Haberler

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

18/03/2026
Laikliğe dair söylem ve gerçek!
Manşet Haberler

Laikliğe dair söylem ve gerçek!

03/03/2026
Kriz değil çöküş…
Manşet Haberler

Kriz değil çöküş…

04/02/2026
Küresel Anti-Kürt İttifak veya Bir Halkın Makûs Talihi…
Manşet Haberler

Küresel Anti-Kürt İttifak veya Bir Halkın Makûs Talihi…

28/01/2026
Next Post
Ticaret Bakanlığı: 2026’nın ilk 45 gününde 506 milyon TL ceza

Ticaret Bakanlığı: 2026’nın ilk 45 gününde 506 milyon TL ceza

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik