Almanya ile ABD, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’nde Tomahawk tipi seyir füzelerinin Almanya’ya satışı konusunda anlaşmaya vardı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Federal Meclis’te yaptığı hükümet açıklamasında, ABD yönetimiyle Ankara’daki NATO toplantısı sırasında Tomahawk füzelerinin satın alınması ve Almanya’da konuşlandırılması konusunda mutabakata vardıklarını duyurdu.
Merz, anlaşmayla Almanya’nın savunma kapasitesindeki önemli bir stratejik boşluğun kapatılacağını belirtti. Almanya Başbakanı, bir yandan ABD üretimi Tomahawk füzelerinin tedarik edileceğini, diğer yandan Avrupa menşeli uzun menzilli sistemlerin geliştirilmesi için çalışmaların süreceğini söyledi.
Savunma harcamalarına yönelik eleştirilere de yanıt veren Merz, özgürlük ve barış güvence altına alınmadığı sürece sosyal güvenlik sistemlerinin de anlamını yitireceğini ifade etti. Merz, hükümetin önceliğinin Avrupa’da özgürlük ve barışı korumak olduğunu vurguladı.
Almanya, savunma ve güvenlik harcamalarını önümüzdeki yıllarda kademeli olarak artırmayı planlıyor. Federal hükümetin hedeflerine göre savunma harcamaları 2027’de 127 milyar Euro’ya, 2028’de 167 milyar Euro’ya, 2030’a kadar ise 196,4 milyar Euro’ya çıkarılacak.
Merz, artan savunma yatırımlarının Alman sanayisi açısından da önemli sonuçlar doğuracağını söyledi. Almanya ve Avrupa’da güçlü bir savunma sanayisi inşa etmekte kararlı olduklarını belirten Merz, Kanada’nın Alman askeri tersanesi TKMS’e verdiği 12 denizaltı siparişini de “Almanya tarihindeki en büyük uluslararası silahlanma siparişi” olarak nitelendirdi.
Başbakan Merz, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin sonuçlarının beklentilerini aştığını belirterek, Avrupalı NATO üyeleri ile Kanada’nın kendi savunmaları için daha fazla sorumluluk üstlenme gerekliliğini kabul ettiğini ifade etti. Almanya’nın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5’ini savunmaya ayırma hedefini öngörülen süreden önce gerçekleştirmeye hazırlandığını da dile getirdi.
Berlin yönetimi, menzili 2 bin 500 kilometreye kadar ulaşabilen Tomahawk seyir füzeleriyle uzun menzilli hassas saldırı kapasitesindeki eksikliği gidermeyi amaçlıyor. Bu adım, özellikle Rusya’dan kaynaklanan tehdit algısı ve Avrupa’daki güvenlik dengeleri açısından kritik görülüyor.
ABD, 2024’te Washington’da yapılan NATO Zirvesi’nde Almanya’da Tomahawk ve SM-6 füzeleri ile hipersonik silahlar konuşlandırma planını açıklamıştı. Ancak Donald Trump döneminde Washington bu plandan vazgeçti. Almanya’nın Tomahawk füzelerini doğrudan satın alması, iptal edilen konuşlandırma planına yeni bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Alman Savunma Bakanlığı daha önce yaptığı değerlendirmelerde, Rusya’nın Kaliningrad bölgesinde nükleer başlık taşıyabilen İskender füzeleri konuşlandırdığını, Kinzhal tipi hipersonik füze taşıyan savaş uçaklarını bölgeye yerleştirdiğini ve Belarus’ta nükleer silah konuşlandırma planlarını duyurduğunu hatırlatmıştı. Berlin’e göre bu tablo, NATO’nun uzun menzilli caydırıcılık kapasitesini güçlendirmesini zorunlu kılıyor.
Avrupalı NATO üyeleri ise orta vadede kendi uzun menzilli hassas saldırı sistemlerini geliştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda 2024 NATO Zirvesi’nde başlatılan ELSA projesiyle, Avrupa ülkelerinin 2 bin kilometrenin üzerinde menzile sahip kendi seyir füzelerini üretmesi amaçlanıyor.
Tomahawk anlaşması, 2019’da INF Antlaşması’nın sona ermesinin ardından Avrupa’da yeniden hızlanan orta ve uzun menzilli füze tartışmalarının yeni halkası oldu. ABD ve NATO ülkeleri, Rusya’yı nükleer başlık taşıyabilen orta menzilli füze sistemleri geliştirerek eski anlaşmayı ihlal etmekle suçlarken, Berlin yeni silahlanma adımlarını Rusya’ya karşı caydırıcılık gerekçesiyle savunuyor.












