Cumartesi, Temmuz 11, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

AMERİKAN SARGISI: AMERİKAN EMPERYALİZMİ KÖYE GİRERSE

Ümit Özdemir by Ümit Özdemir
14/06/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
AMERİKAN SARGISI: AMERİKAN EMPERYALİZMİ KÖYE GİRERSE
0
SHARES
422
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fakir Baykurt’un romanı, kır bekçisi Temeloş’un (Temel) Kızılköy izlenimlerini aktarmasıyla açılır. Sıradan bir yerleşim yeri olan Kızılköy ahalisi; Amerikan yardımları sayesinde modern tarım tekniklerine ve eğitimine ulaşacak, böylece “modernleştirilecektir”.

Romanın burjuva iç olgusu olarak arzıendam eden Melih Dalyan, bir Amerikan şirketinin temsilcisidir. Maden arama işlerinden sorumlu olan Melih, Maden Kanunu aracılığıyla yeraltı zenginliklerinin yağmalanmasında mihmandarlık rolünü üstlenir. Romanın bir diğer karakteri olan öğretmen Ertan’ın da mesleği dışında maden işlerine koşturmasıyla romandaki karakter dinamikleri biçimlenir. Doğrudan Amerikan “yardımlarına” boğulduğumuz 1947-1950 yılları arasında Ankara’ya yakın bir köyde gerçekleşenler, mikro ölçekte Türkiye’nin emperyalizm tarafından nasıl kuşatıldığını net bir şekilde göstermektedir.

Kızılköy’de Amerikan yardımlarının benimsetilmesi amacıyla Aktepe’nin iş makineleriyle dümdüz edilerek inşa edildiği “Dostluk Ormanı” projesiyle, emperyalizmin kendine bağımlı bir yarı sömürge oluşturma operasyonu derinleşir. Dostluk Ormanı’na ABD’den getirilen faynaypıl (güzel elma) ağaçlarının mihmandarlığını ve Amerikan emperyalizmiyle girilen kafa kol ilişkilerinin yılmaz savunuculuğunu ise bürokratlar, vali, kaymakam ve militer bir figür olan Tuluğ Paşa üstlenir. Bu süreçte Kızılköy’ün adı, “komünizmi” çağrıştırdığı ve tehlikeli bulunduğu gerekçesiyle Güzelköy’e çevrilir.

Soğuk Savaş paranoyası etrafında gelişen olaylar zincirinde, Türkiye’nin adım adım bağımlı bir ülke haline getirilişi ve emperyalizmin pilot proje kapsamında attığı adımlar, sürecin mikro ölçeği olan Güzelköy’de yaşananlarla sergilenir. Marshall Yardımları ile üretim toplumundan tüketim ve bağımlılık toplumuna geçişin objektif koşulları oluşturulur. Bu durum, hegemonyanın ve “dost ve müttefik ABD” masalının kitlelere benimsetilmesiyle derinlik kazanır. Bu yalana ilk itirazın, köyün öğretmeni olan ve romanda ilericiliği sembolize eden Cemal öğretmenden gelmesiyle Türk aydınının karakteristik özellikleri sahnelenir.

Köye ABD tarafından enjekte edilen para ekonomisinin, tarım ve hayvancılık teknolojileriyle birlikte yarattığı büyük altüst oluş, romanın dramatik boyutunu oluşturur. Her karakterin bir sınıfın temsilcisi gibi davrandığı roman, bu haliyle oldukça gerçekçi bir içeriğe sahiptir. Geri bıraktırılmış bir tarım ülkesine Celal İnce’nin “Dost Amerika” şarkısı ve Missouri zırhlısının ziyaretiyle temelleri atılan yarı sömürgeleşme çizgisi, 25 kuruşa Amerikan gemilerinin ziyaret edilmesine kadar varan bir Amerikan hayranlığının kapılarını ardına kadar açar.

Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın Amerika ziyareti sırasında ABD’lilere madenlerimizi yağmalayabilecekleri minvalinde verdiği mesajla biçimlenen üstyapı ilişkilerinin altyapıdaki, yani Kızılköy’deki yansımaları; ABD’nin gerçek niyetinin kalkınma olmadığını büyük bir açıklıkla ortaya koymaktadır. Çıkarılan maden ve petrol yasaları ile yeraltı zenginliklerinin yağmalanmasını “görülmemiş kalkınma” ve “nurlu ufuklar” söylemiyle meşrulaştırmaya çalışan Demokrat Parti’nin Amerikancı iktidarı, geniş halk yığınlarını sömürüye alıştırabilmek adına ABD’nin tüketim kalıplarını Türkiye’ye adapte ederek büyük bir yozlaşmanın önünü açar.

Romanda snob Amerikancılığı ve Batı hayranlığını temsil eden Melih ve eşi Nilüfer’in, ABD’li Mr. Borger ve eşi Nancy ile proje kapsamında Kızılköy’e gitmesi, Amerikan yardımlarının halkla ilişkiler faaliyetlerine dönüşmesine yol açar; bu da iç olgulaşmanın bir başka boyutunu ortaya koyar. Roman sahneleri, emperyalizmin bir ülkeye sadece üretim araçlarını “modernleştirerek” ve “medenileştirerek” girmeyeceğini gösteren, Fakir Baykurt’un öne çıkan en temel tezidir. Cumhuriyetin ilanı ve Sovyet planlamasının bazı ilkelerinin uygulanmasıyla geri bir tarım ülkesi pozisyonundan kurtulma yolunda adımlar atan, ancak bunu kapitalist ölçekte sınırlı tuttuğu için tam başarıya ulaşamayan sanayileşme hamlesi, Marshall Yardımları’yla baltalanmıştır.

Temel’in merakını yenemeyerek Dostluk Ormanı’na girmesiyle hızlanan olay örgüsü, Danacı Arif ile kavgası ve bu kavga sonucu ağır yaralanmasıyla yeni bir boyut kazanır. Temel, Bobby’nin kendisini Ankara’da hizmet veren bir Amerikan hastanesine yatırmasıyla başlayan hastane günlerinin, esasen bir tedavi değil, tutsaklık süreci olduğunu çok sonra öğrenecektir. Temel görmemesi gereken şeyleri görmüş ve girilmesi yasak olan ormanda bekçiyle boğuşurken yaralanıp hastaneye “düşürülmüştür”. Kasten kötü tedaviye maruz bırakılarak iyileşmesine engel olunan Temel, sonunda hastaneden kaçar.

Temel’in dizinde iyileşmeyen yara üzerine sarılan Amerikan sargısı; hemşire Dorothy ve doktorların onu hastaneye mahkûm eden aldatmacasının somut bir sembolüdür. Temel’in, muhtar İzzet ve köylülerin faynapple ormanını ortadan kaldırması ve köydeki diğer Amerikan tesislerini yok etmeleriyle sonuçlanan eylemleri, roman karakterlerinin belli bir bilinç seviyesine gelmelerinin doğal bir sonucudur. “Dost Amerika” palavrasıyla “proje köy” ilan edilen Kızılköy’deki Amerikan faaliyetleri, köyü tanınmaz hale getirmekle kalmamış, aynı zamanda köylülerin temel geçim kaynağı olan tarımsal faaliyetlerini de derinden etkilemiştir.

Amerikan Sargısı‘nda Fakir Baykurt; bir önceki kuşağın yazarı Sadri Ertem’in Çıkrıklar Durunca adlı yapıtındaki gibi, emperyalizmin eşitsiz ilişkilerinin bir bölgeyi nasıl derinden etkilediğini ortaya koymakla kalmıyor, bu durumun insan ve toplum psikolojisindeki tahribatlarını da gözler önüne seriyor. Bu bağlamda Amerikan Sargısı‘nı, ilk yayımlandığı yıl olan 1966’da yaklaşan büyük fırtınanın, yani anti-emperyalist gençlik eylemlerinin ilham kaynaklarından biri olarak düşünebiliriz.

Amerikan Sargısı, bir iltihap gibi derinin altına yayılan ve bütün toplumsal ilişkiler ağını derinden etkileyen yarı sömürgeleşme olgusunun aktörlerine ve politikalarına yakından bakma cesaretini gösteren bir romandır. Fakir Baykurt, iyi bildiği halk dilinin ve kültürünün bütün inceliklerini sergilediği yapıtı boyunca, girilen yolun açmazlarını ustaca gözler önüne sermekten çekinmez. Dil ve anlatısını ağırlıklı olarak Temel’in üslubundan ve diyaloglarla kurgulayan Baykurt, zaman zaman kullandığı darbımesellerle anlatısını besler. Köy Enstitülü devrimci bir yazar ve Türkiye’nin ilk solcu öğretmen sendikası TÖS’ün kurucu önderi olan Baykurt; köyden başlayan ve “üretmen insan” yetiştirme projesinin rafa kaldırılmasıyla oluşan boşlukta, kalkınma ve “ilerlemenin” emperyalist kuşatmayla, yani yardım görünümlü bağımlılık ilişkileriyle nasıl ters yüz edildiğini anlatır.

Yapıt üzerine yaptığım araştırmalar sırasında, dönemin edebiyat eleştirmenlerinin Amerikan Sargısı‘na bigane kaldığını gördüm. Bu biganelik ve sessizlik suikastı, aslında tam anlamıyla romanın işaret ettiği bağımlılık olgusunun bir çıktısıdır. Varlık dergisi ile başlayan Amerikan kültürel Soğuk Savaş’ının yerli işbirlikçiliği rolünün üstlenilmesi, bu türden değerli yapıtlar üzerinde tek bir cümle dahi edilmemesini beraberinde getirmiştir.

Amerikan Sargısı, yaradan sızan iltihaplı akıntının, yani bağımlılık ve sömürü ilişkilerinin, Temel’in şahsında Türkiye’nin bedeninde açtığı yaraya dikkat çeken bir romandır. Emperyalizmle girilen eşitsiz ve asimetrik ilişkilerin iç olgular (yerli işbirlikçiler) olmadan yürütülemeyeceği gerçeğini büyük bir açıklıkla ortaya koyan bu yapıtıyla Fakir Baykurt, unutturulmaya çalışılan hafızayı canlandırdığı için samimi bir teşekkürü hak ediyor. Köylünün aydınlanma mücadelesinin sıra neferi Mustafa Güzelgöz’ü anlattığı Eşekli Kütüphaneci adlı yapıtıyla da sempati toplayan Fakir Baykurt’un, Amerikan Sargısı‘nda tartışmaya açtığı bütün çelişkiler, günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Amerikan emperyalizminin Kızılköy’ü Güzelköy yaparak başlattığı tahribat ve yıkımın olası sonuçlarını tartışmaya açan roman, sargıyı açıp yaraya bakma cesaretini gösteren sosyalist sola, yaranın tedavisi için önemli bir rehber sunmaktadır. Amerikan emperyalizminin Türkiye’ye yaptığı bütün kötülükler, ülkenin en ileri unsurlarını anti-emperyalist ortak paydada birleştirmiştir. Bu yüzden gençler duvarlara “Tam Bağımsız Türkiye” sloganı yazmış, NATO haftası boyunca NATO ve ABD karşıtlığını en başa koymuşlardır.

Amerikan Sargısı, başımıza örülen çorabın ilmek ilmek tüm bağlantılarını deşifre etmesiyle dikkatli okuru bu konular üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Roman Amerikan yardımlarına muhtaç edilerek sanayileşme ve modern üretim ilişkileri rotasından saptırılan, Türkiye’nin trajedisini anlamak isteyenlere önemli bir imkân sunar. Şairin dediği gibi, “bir dağın çarpıklığını bir sevinç sananların” trajik öyküsüyle Amerikan Sargısı, öncü bir romandır. Sessizlik suikastına maruz bırakılarak unutturulan bu yapıt, bu yönüyle yarı sömürge ilişkilerinin kökenlerini anlamak isteyen okura “ben buradayım” mesajını gönderiyor.

Tags: Ümit Özdemir
Previous Post

Bern’de AB Mülteci Paktı protestosu: “Sınırlar ayırabilir, dayanışma birleştirir”

Next Post

Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok

Ümit Özdemir

Ümit Özdemir

Yazarın Diğer Yazıları

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE
Manşet Haberler

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE

10/07/2026
SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE: NEOLİBERAL ZAMANLARDA BİR DİYOJEN!
Manşet Haberler

SEN TÜRKÜLERİNİ SÖYLE: NEOLİBERAL ZAMANLARDA BİR DİYOJEN!

06/07/2026
HAFIZA-İ BEŞER :SİVAS KATLİAMI İSLAMOFAŞİZMİN İLK KOSTÜMLÜ PROVASI!
Manşet Haberler

HAFIZA-İ BEŞER :SİVAS KATLİAMI İSLAMOFAŞİZMİN İLK KOSTÜMLÜ PROVASI!

03/07/2026
HAFIZA-İ BEŞER: TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ: EMPERYALİZME YEDEKLENME VE SİYASİ SONUÇLARI
Manşet Haberler

HAFIZA-İ BEŞER: TÜRKİYE’NİN NATO ÜYELİĞİ: EMPERYALİZME YEDEKLENME VE SİYASİ SONUÇLARI

01/07/2026
İMPARATOR BURJUVAZİNİN RONTGEN ROMANI
Kitap Önerileri

İMPARATOR BURJUVAZİNİN RONTGEN ROMANI

25/06/2026
CENNET BATIDA: KİMSE SEBEPSİZ GÖÇMEZ BU DÜNYADA
Manşet Haberler

CENNET BATIDA: KİMSE SEBEPSİZ GÖÇMEZ BU DÜNYADA

23/06/2026
Next Post
Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok

Yıllar Geçti Değişen Bir Şey Yok

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: NATO UŞAKLIĞINDA SON PERDE

by Ümit Özdemir
10/07/2026
0

Saray rejimi açısında çöküşten önce son çıkış olarak nitelendirebileceğimiz son tutunma hamlesi olan NATO toplantısı, siyasal islamcılığın işbirlikçi köleliğini göstermesi...

Diyanet’ten 7-10 yaş kursları için kitap harcaması

Diyanet’ten 7-10 yaş kursları için kitap harcaması

by Sonhaber
10/07/2026
0

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 7-10 yaş grubu Kur’an kurslarına yönelik kitap alımı için yeni bir ihale yaptığı bildirildi. BirGün’den Mustafa Bildircin’in...

CHP İstanbul il binasında gece yarısı gerilimi

CHP İstanbul il binasında gece yarısı gerilimi

by Sonhaber
10/07/2026
0

CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında gece saatlerinde poster gerilimi yaşandı. Binada asılı olan Ekrem İmamoğlu posterinin indirilerek yerine CHP Genel...

Özgür Özel’den yeni parti açıklaması: Önceliğimiz CHP’yi geri almak

Özgür Özel’den yeni parti açıklaması: Önceliğimiz CHP’yi geri almak

by Sonhaber
10/07/2026
0

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan yeni parti tartışmalarına ilişkin Özgür Özel’den dikkat çeken açıklamalar geldi. Nefes’ten Deniz Zeyrek’in sorularını...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik