Cumartesi, Eylül 5, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Sanat

Anadolu’dan Avrupa’ya insan manzaraları.. Konuk Yazar Özden Çiçek

Sonhaber by Sonhaber
03/04/2020
in Sanat
A A
0
Anadolu’dan Avrupa’ya insan manzaraları..  Konuk Yazar  Özden Çiçek
0
SHARES
5
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

ANADOLU`DAN AVRUPA`YA İNSAN MANZARALARI

Yaşamsal rutinlerimizin yerle bir olduğu Koronavirüs`lü(Covid-19) günlere rağmen kültür  ve sanat alanında bize iyi gelecek etkinliklerden  vazgeçmek ya da söz etmemek mümkün değil. Pandemi günlerimize ramak kala Almanya`nın Hannover şehrinde izlediğim Memleketimden İnsan Manzaraları adlı tiyatro oyunundan bahsetmek istiyorum. Bir bakıma daha önce kaleme aldığım  
Tek Kişilik  Dünya Şiir Antolojisi Nazım Hikmet adlı yazımın devamı olarak da düşünülebilinir.

Memleketimden İnsan Manzaraları; İstanbul Haydarpaşa Garı`ndan başlayıp Eskişehir`e uzanan tren yolculuğunu, altmışa yakın karakterle birinci kitapta toplamasının bir başka tarifi de, Anadolu coğrafyasının insan panoramasını sunmuş olmasıdır. Diğer kitaplarda da benzer düşünce etrafında; ünü dünyaya nam salmış siyasetçiler, sanatçılar, milyarderler, işçiler, askerler, köylüler ve  komşusundan başka kimseyi tanımamış insanlar olmak üzere üç yüze yakın karakterin anlatıldığı yaşam öyküleridir.

Nazım Hikmet, Memleketimden İnsan Manzaraları adlı devasa eserini 1941 yılında Bursa hapishanesinde tutuklu bulunduğu sırada, Nazi Almanya`sının Sovyetler Birliği`ne saldırmasının ardından 20. yüzyıl insanını yazmaya karar verir. Altı ya da yedi kitaptan oluşturmayı tasarladığı eseri, bildiğimiz üzere tamamlanamayan beş kitapta toplanmıştır. Eser, şiir tekniğini esas alınmasının yanı sıra senaryo ve oyun gibi teknikleri de içinde barındıran,  nesir üslupta yazılmış başyapıtlarından birisidir. Eserin aslında altmış bin dizeden ibaret olduğundan bahsedilir, ancak yaşadığı hapis ve kovuşturmalar nedeniyle ancak bitirilememiş beşinci kitap ile sadece on yedi bine yakın dize mevcuttur.

 
Nazım Hikmet`in  Memleketimden İnsan Manzaraları eseri, 1920-1940 yılları arasında Anadolu ve dünya halklarının günlüğünü tutarak, onların yaşam öykülerinden örnekler sunar. Eserinin birinci kitabında  tren yolculuğu sırasında işçi, memur, öğrenci, hükümlü ve işsiz insanların diyalogları sayesinde ülke ve dünya gündemine dair ipuçları yer alır. Kaldı ki, altmışa yakın karakterin fiziksel görünüşleri ve konuşma biçimleriyle birlikte yaşam öyküleri yer alır. İkinci kitapta, yataklı vagonla giden siyaset insanları, gazeteci, sermaye sahibi insanların yanı sıra Kurtuluş Savaşı Destanı`nından bazı bölümleri de katarak savaşa katılan askerlerin yaşamları da bu bölüm içersinde anlatılır. Üçüncü kitapta, hükümlü olan sosyalist Halil`in hapishanede geçen günleri eserde daha fazla yer alır. Dördüncü kitapta ikinci emperyalist paylaşım savaşı sürecinde işgalciler, direnişçiler, ağalar, köylüler ve partizan Tanya`nın yaşamı yer alır. Son olarak beşinci bölümde ise yine ikinci emperyalist paylaşım savaşı sürecinde yaşanan sıkıntılar ve  Halil`in duygu ve düşünceleri ile son buluyor. On yedi bine yakın mısradan oluşan devasa eser, ancak yıllar sonra Mehmet Fuat`ın sahibi olduğu De Yayınevi tarafından 1966-67 yılllarında yayımlanır. (Halihazırda Nazım Hikmet`in tüm eserlerini yayımlama hakkı  Yapı Kredi Yayınları`na aittir.)

Memleketimden İnsan Manzaraları tiyatro oyununun Avrupa turnesi, Avrupa`da yaşayan Türkiyeli göçmen işçi ve emekçilerin ekonomik, demokratik, akademik, kültürel, hukuksal, sosyal ve politik talepleri için mücadele yürüten ATİK(Avrupalı Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu) kurumu tarafından organize edildiğini belirtelim. Tiyatro oyununun teknik bilgilerinden söz etmek gerekirse; oyunun yönetmenliğini Philip Mackenzie üstlenirken, yapımcılığı ise yazar Akın Olgun`a ait. Oyunda önemli unsur olarak duran ışık tasarımı Ace McCarron ve ses  tasarımını da Murat Çelikkol üstlenmiş. Oyun hakkında en ilginç bilgi ise Philip Mackenzie`nin Türkçe bir tiyatro eseri yönetmiş olmasıdır. Philip Mackenzie, düz yazıdan şiire uzanan  Nazım Hikmet eserini sahneye göstermeci bir biçimde aktarmak yerine, ses ve ışığı yerli yerinde kullanarak  Nazım’ın dizelerini Memet Ali Alabora’nın sesinde buluşturarak,  sahnede  yeni bir dünya yaratmak istediğini söylüyor. P. Mackenzie, Nazım Hikmet’in sadeliği, berraklığı, ritmik tutumluluğu ve düz yazı, şiir, tiyatro ve sinema tekniklerini iç içe ustalıkla kullanışından çok etkilendiğini belirtiyor. Nazım’ın şiiri ile arama mesafe koyarak ona nesnel bakmam imkansız, diyen M. Ali Alabora, bunun için yönetmen olarak P. Mackenzie’nin nesnelliğine ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Ayrıca Nazım Hikmet`in tıpkı Bertolt Brecht gibi sanatta Marksist estetiğe katkı sunduğunu belirtiyor. Üstelik Nazım `ın hayatı ile M. A. Alabora kendi yaşamı arasında benzerlikler olduğunu, örneğin Nazım`ın oğlunun isminden başlayıp, dizeleriyle birlikte İstanbul`da satır satır kendini yaşaması gibi...

Oyun başlamadan önce ilkin nedenini bilmediğimiz biçimde sis bulutları her yeri kaplıyor. Sonra  İstanbul Haydarpaşa Garı`nın insan kalabalığını tasvir eden bağrışmaların yanı sıra İstanbul`un seslerinden biri  olan martı sesi efektlerine hareket eden trenin çıkardığı duman görüntüsü, sis bulutları ile gösteriliyor.  Sonra şiirin ilk dizeleri olan:

1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk
ve telaş
…  la saat 15:45`te hareket etmeye başlayan tren,  510 numaralı üçüncü mevki vagonundaki Anadolu`nun İnsan Manzaralarını  ses ve hareketin dışında,  ışık efektleri ile bütünleştirilen şiir/senaryo,  Memet Ali Alabora`nın sesiyle sahneye akıyor. Galip ustayla başlayan diyaloglar, kişiler arası süren tartışma ve sohbetlerin arasında Nazım` ın o ünlü  Memetçik Memet dizeleri oyunun en akılda kalan ya da oyunu duygu olarak en zirvede tutan anlardan biri oluyor. Daha sonra muhbir olduğu gerekçesiyle İzmit`te öldürülen gazeteci Ali Kemal`in hikayesi  de anlatılır. Son olarak kömürcü İsmail`le makinist Alaeddin`in diyaloğu ile tren 18:38`de Eskişehir`e varır. Tiyatrocu Memet Ali Alabora`nın ses ve hareketinde bütünleşen Memleketimden İnsan Manzaraları(Birinci Kitap) tiyatro eseri, yaşamlarını Avrupa`da sürdürenler için tiyatro  şöleni niteliğindeydi. Tiyatro oyunculuğuna bir süre ara veren Memet Ali Alabora oldukça başarılı oyunculuğu ile  Nazım`ın dizeleriyle Avrupa`dan Anadolu`ya seslenir…

Nazım Hikmet`in Memleketimden İnsan Manzaraları eserin birinci kitabı ilkin yazarın 100. doğum yılı nedeniyle 2002 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından Rutkay Aziz`in yönetmenliğinde sahneye konuldu. Daha sonra Memleketimden İnsan Manzaraları`dan Onbir Tablo adlı oyun, Nihat Asyalı tarafından 2010 yılında seyirci karşısına çıktı. Bir başka bilgi de, Nazım Hikmet`in Memleketimden İnsan Manzaları`nda İmajlar: Toplum, Tarih ve Sinema başlığıyla, Nilay Özer`in 2013 yılında yazdığı doktora tezinden de bahsetmiş olalım.

Bildiğimiz kadarıyla üçüncü uyarlaması, Memleketimden İnsan Manzaraları oyunun bir başka önemi ise sürgünde yaşamış edebiyatın/şiirin dehalarından Nazım Hikmet` in eserini, sürgünde yaşayan başka bir sanatçı Memet Ali Alabora  tarafından Avrupa`da sergilenmesidir. İnsanlık tarihi açısından sürgünlük/göç, güncelliğini yitirmeyen konuların başında geliyor. Sosyal, kültürel, ekonomik ve savaş nedeniyle yapılan göç hareketleri durmaksızın devam ediyor. İnsanlık, yaşadığımız evren içinde halen, yer değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Göç kavramı bize, dram ya da tramvalara varan insan yaşamlarını çağrıştırsa da, göçmek ya da gitmenin olumlu yanlarının  da olduğu görüşündeyim. Gittiğimiz yerlerde kendimize yeni özgürlük alanları yaratabiliyorsak ve dahası kendimizi yeniden var edebilmenin olanaklarını oluşturabilmişsek göçler/gitmeler olumlu bir yan da taşır.

Nazım Hikmet`in  şiirlerinde de göç temasına rastlarız. Ancak yine de genel yaklaşım olarak yaşama sevinci ve  dünyanın daha güzel bir yer olması için çaba gösteren, umut eden bir sanat insanı olduğunu biliyoruz.  Ezbere bildiğimiz  Karlı Kayın Ormanı’nda göçün şairde yarattığı hüzünün yanında, yaşama tutkusunu da elden bırakmadığını okuruz.

Yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp
ne de düşünmek ölümü.

Tarihe iz bırakmış sanat ve siyaset alanındaki kişilerin ortaya çıkmasında toplumsal koşulların belirleyici olduğu düşüncesinden hareketle,  Nazım Hikmet de  iz bırakan kültür  ve sanat  insanlarından biridir. Yine bir bütün olarak  Nazım Hikmet, sanatıyla oluşturduğu etki ve dahiyane eser sayesinde Türkiye ve dünya edebiyatının hiç şüphesiz en`lerinde yer alır. Anadolu`dan göçüp Avrupa`yı yurt edinmiş insanları buluşturan nitelikli etkinlikler,  çok  önemli bir görevi yerine getiriyor. Sosyal izolasyan günlerimize rağmen, bir arada olmak ve dayanışmanın  her zamankinden daha kıymetli olduğunu bir kez daha sınamış oluyoruz.

İyi ki sanatın en iyi icracılarıyla  buluşma  imkanı sağlayan etkinlikler oluyor ve iyi ki sanatı üst seviyede icra edenlerle göç yollarında yollarımız kesişiyor.

 

     Özden Çiçek

02.04.2020 Hannover

 

Previous Post

Avrupa Adalet Divanı’ndan flaş karar!

Next Post

Stockholm bu hafta sonu sahra hastanesi açiyor..

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!
Ekonomi

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

05/09/2026
10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin
Manşet Haberler

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

05/09/2026
ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı
Manşet Haberler

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

05/09/2026
Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı
Manşet Haberler

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

05/09/2026
Şiirin Ne Suçu Var?
Manşet Haberler

Şiirin Ne Suçu Var?

05/09/2026
Uzaktan kimlik doğrulamada yeni dönem
Manşet Haberler

Uzaktan kimlik doğrulamada yeni dönem

05/09/2026
Next Post
Stockholm bu hafta sonu sahra hastanesi açiyor..

Stockholm bu hafta sonu sahra hastanesi açiyor..

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

AĞUSTOS ENFLASYONU: GARP CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY VAR!

by Mustafa Durmuş
05/09/2026
0

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

10 Ekim Barış Derneği’nden Savaş Yıldız çağrısı: 25 Eylül’de mahkemeye getirilsin

by Sonhaber
05/09/2026
0

10 Ekim Barış Derneği, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıklarından Savaş Yıldız’ın Türkiye’ye getirildiğine ilişkin haberlerin ardından...

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

ODTÜ’de yol projesine karşı nöbet yeniden başladı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesine (ABB) ait iş makinelerinin Orta Doğu Teknik Üniversitesi arazisindeki yol çalışmalarını yeniden başlatması, öğrenciler ile kent ve...

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

Özelleştirme hız kesmiyor: Boğaz köprüleri ve otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

by Sonhaber
05/09/2026
0

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı 11750 sayılı karar, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM)...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik