Aşık Mahzuni’nin hayatı ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ ile beyaz perdeye taşınıyor

Yarın ölümünün 18. yıldönümü olan Halk Müziğinin unutulmaz isimlerinden Aşık Mahzuni Şerif’in hayatını yönetmen Sertaç Yıldız ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ adlı belgeselle beyaz perdeye taşıyor. Yıldız: “Belgeselimiz bir biyografiden ziyade Mahzuni’nin müziğine ve müziğini belirleyen faktörlere, o unutulmaz eserlerin ortaya çıktığı koşullara odaklanmış durumda.” dedi.

17 Mayıs 2002’de aramızdan ayrılan Aşık Mahzuni Şerif’in müzik yaşamı yeni bir belgesel filmle sevenleri ile buluşacak. Mahzuni Şerif, halk ozanlığı geleneğinin 20. yüzyıldaki en önemli temsilcilerinden biri oldu. Kaynağını inanç, halk kültürü, dönemin siyaseti ve Alevi geleneğinden alan Mahzuni Şerif; 1960’lı yıllarda sanatını icra etmeye başladı ve toplum tarafından kısa sürede benimsenerek kitlelere ulaştı. Tüm yaşamı boyunca 453 plağı, 58 kaseti ve yayınlanmış 1 tanesini kendisinin yazdığı hakkında 8 kitap mevcut. “Kanadım Değdi Sevdaya” isimli belgesel, Mahzuni Şerif’in yaşamını tam da bu noktadan ele alarak müzikle ve halkla iç içe geçen bir tarihi anlatmak derdinde…

Daha önce, haksız ve hukuksuz bir şekilde 26 yıldır cezaevinde tutulan şair İlhan Çomak’ın hikayesini anlatan, “Gönderen: İlhan Sami Çomak” isimli belgeseli yapan Yönetmen Sertaç Yıldız yapımı halen devam eden Aşık Mahzuni Şerif’in hayatını konu alan ‘Kanadım Değdi Sevdaya’ adlı belgesel filmine ilişkin Sonhaber’e konuştu.

“SADECE BİR MÜZİK İNSANI DEĞİL AYNI ZAMANDA BİR DÜŞÜNCE İNSANI”

Halk Ozanı Aşık Mahzuni Şerif’in belgeselini çekme fikrinin nasıl oluştuğunu, bu yola nasıl girdiklerini ve nasıl bir yol izlediklerini Yıldız şöyle aktardı:

“Aşık Mahzuni Şerif, aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri. Çok sıradışı bir isim. Sadece bir müzik insanı değil aynı zamanda bir düşünce insanı da. Ardında yüzlerce eser bırakan, bu toprakların kültür taşıyıcısı olan, üreten bir ustanın yaşamının bilinmeyen taraflarına halk ozanı kimliği perspektifinden bakarak, aynı zamanda eserlerini etkileyip ortaya çıkaran hikayesi/felsefesi ile bütünleştirmek istedik. Şunu belirtmekte yarar var: Belgeselimiz bir biyografiden ziyade Mahzuni’nin müziğinin peşinden gidiyor. Mahzuni’nin müziğini belirleyen faktörlere, o unutulmaz eserlerin ortaya çıktığı koşullara odaklanmış durumda.”

“MAHZUNİ’NİN İZİNİ SÜRDÜK”

Filmin çekimlerine Mahzuni’nin doğduğu yer olan Afşin’in Berçenek Köyü’nde başladıklarını belirten Yıldız, daha sonra başta Ankara, İstanbul ve birçok şehirde ailesi, arkadaşları, birçok müzisyenle konuşarak Mahzuni’nin izini sürdüklerini dile getirdi.

Mahzuni gibi önemli bir ozanın belgeselini yaparken neler hissettiklerini ise Yıldız şöyle ifade etti:

“Maraşlı olduğum için benim açımdan, yaşadığım yerin, kişisel tarihimin bir parçası Mahzuni… Herkes onu dinlerdi ben de onu dinleyerek büyüdüm. Mahzuni, yaşamın ta kendisiydi. Bu nedenle bu belgeseli yapmak büyük bir yolculuk benim için.”

Belgesele Mahzuni’nin yüzlerce şarkısı içinden ‘Kanadım Değdi Sevdaya’yı neden seçtiklerini ise Yıldız şöyle aktardı:

“Belgeseli yapmaya karar verdiğimizde, isim hemen ortaya çıktı aslında. Mahzuni Şerif’in yaşamını, felsefesini karşıladığını düşündük.”

Koronavirüs salgını nedeniyle bazı çekimleri ertelemek zorunda kaldıklarını kaydeden Yıldız, Belgeseli yıl sonuna kadar tamamlamayı planladıklarını söyledi.

İsmet SEFER

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x