Ateşin Narına Yanmalı

Dünden geleceğe bir yol hikayesidir asilerin ömrü. İlk ateşi yakan Promete’den beridir, Olimpos’un etekleri tutuşmaya devam ediyor. Bu coğrafyanın suları kan akan ırmaklardan, dağları ve ovaları sabırla aşarak Fırat’a karışıyor. Ayışığı şavkını suya vururken; çok dilli, çok inançlarıyla, egemen çomaklamadan önce, bu toprağın çocukları asla düşman olmadı birbirine. Bundandır tavuklarının birbirine karışması ve komşu olmaları yaka yakaya. Asilerin hayat öyküsü; iktidar sahiplerine göre, meşakkatli olmakla birlikte daha zengin bir donanıma sahiptir. Onlar hem bilgi hem de asiliğin tüm özellikleri ve yeteneklerini zor şartlarda, kısıtlı olanaklara rağmen donatır ve yeniden üretirler hayatın renklerini. Gökkuşağı tonunda rengarenk bir mozaiğin estetik zenginliği, asiliğin zengin ve yetkin üretkenliğinden gelir. Düş sokağında büyütürken umutlarını, kavganın ateşinde sınarlar bütün bir yaşam öykülerini.
O yüzden sönmez Olimpos’un ateşi; bir başlayınca yanmaya; umuda yolculuk başlar. Yolda durur/düşünür, düşer/kalkar ve yenilir/galebe çalar ama bitmez yolculuk, hep devam eder. Her bir duruş, kalkış ve yengi; bir dolu hatadan öğrenir, yetkinleşerek küllerinden yeniden doğarken en tadılmadık duyguların lezzetine varır zamanla. Zaman ve mekan sınır boylarında ne kadar çit örmek istese de asilerin ömrüne, düşsel yolculuklara çıktığında özgürlük yön taşır ufkun ötesine. Yolda donatır ömrünü asi bir kuş gibi. Zamanlar değişirken ekin ürünü olan her şey değişmekte ve ateşin çocukları bu perspektif kavrayışıyla kendisini güncelleyerek somut koşullara göre yeniden yorumlamak ve geçmişin metodolojisi, bilimsel yargı, sondaj ve deneyleriyle hayatın öğretmenliğinde sınadıktan sonra klavuzunu ve yol haritasını yeniden şekillendirmekle kendini sorumlu sayar. Bu hiç bir şekilde geçmişin inkarı sayılmamalı; değişim ve hareket bu metodolojinin manifestosudur çünkü. Değişmek geçmişin kıymetini hiç bir şekilde azaltmaz, aksine onu daha da zenginleştirerek büyütür ve güçlü kılar. Bu hassas denge korunduğu sürece ateş yanar harlaşır kocaman bir volkana dönüşür. Farklılıklarımızdan beslenmeyi öğrendiğimizde ise har büyüyerek koca bir aydınlığa dönüşür. Savrulmadan, yenilik ve modernizm adına saçmalamamak kaydıyla değişmek ve yenilenmek yeniden üretmenin en temel koşullarından ilkidir.
Hikayenin en sığ yerinde derinleşmeyi ve en derin yerinde yoğunlaşmayı becermek bu kuşağın içinden çıkan bazı insan öykülerini öne çıkarsa da tarihi her zaman isimsiz kahramanların yazdığını asla unutmadan yenilgilerimizden ve hatalarımızdan öğrenmek, inatla yeniden denemek biz asilerin yolculuğuna kılavuzluk ederken, ben değil de biz olmayı becerdiğimizde ve farklılıklarımızdan rahatsız olmayı değil de mutlu olmayı öğrendiğimizde zenginleşeceğimizin ayırdına varır, inat etmenin, asiliğimizin ve devrimci olmanın keyfini çıkarırız.
Asiler yaşadığı sürece bu yürüyüşte; Promete’nin sönmeyen ateşi sadece Olimpos’un eteklerini harlamakla kalmayıp bütün dünyanın isyan ateşini tutuşturacak…
Levent Kaçar
Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x