Hüseyin A. Şimşek Viyana – Covit-19 salgını dünyayı esir aldıktan sonra, farklı alanlardan sanatçıların ülkelerarası etkinlikleri de gerçekleştirilemez oldu. Avusturya’nın başkenti Viyana, geçmiş yıllarda Türkiye’den sayısızca sanatçı konuk etmiş Avrupa başkentlerinden biriydi. O sanatçı konukların arasında yer almış iki ünlü sima da tiyatro ve sinema sanatçıları

Devamını Oku

Hüseyin A. Şimşek Sıvas Madımak Katliamı’ndan sonra, insana kıymanın yol ve yöntemlerinden “yakma”yı mercek altına almayı hedefleyen bir çalışma içine girmiştim. Aziz Nesin’in genel yayın yönetmenliğini yaptığı dönemdeki Aydınlık gazetesinde yazıyordum. 33 sanatçı ve aydının katledildiği bu katliamda meydana gelen ölümlerin toplam sayısı, iki otel görevlisi,

Devamını Oku

Hüseyin A. Şimşek Viyana - Avusturya’da başkent belediyesinin ilk toplu konutu, 1919’da bitirilmişti. Halen, çeşitlenerek ve çok daha etkili işlevler edinerek devam eden bu süreç, toplu konutta “Viyana Ekolü” tanımlamasını ortaya çıkarmıştır. Viyana Belediye Konutları İdaresi (Wiener Wohnen) 2019’da 100. Yılı’nı kutlamıştı bu yüzden. 100. Yılı

Devamını Oku

Üç farklı toplum ve dille geldim bu yaşa. İlki içine doğduğum, ikincisi yedi yaşımdan itibaren katıldığım ve üçüncüsü göç ettiğim ama kelimenin tam anlamıyla bütünleşemeyip paralel bir yol tutturduğum toplum ve dil. Adlarını koyarak sıralamak gerekirse; Zaza/Kırmanç toplumu ve Zazaca/Kırmançca, Türk toplumu ve Türkçe, Avusturya

Devamını Oku

HÜSEYİN A. ŞİMŞEK Türkçe’den, “problemi olmayan bir dil” şeklinde bahsetmek mümkün ve doğru mu? 2000’li yılların başında bu soruya yanıtlar aramış, ilgili bir dizi polemik yapmıştık. Tartışmayı yürütenlerden biri Orhan Akalın’dı ve şu belirlemelerde bulunmuştu: “… Türkçe ziyadesiyle problemli bir dildir. Yalnızca tek bir konudan bahsetmek yeterli

Devamını Oku

Türkiye’de, cumhuriyet dönemi boyunca her alandan yasaklanan ve bastırılan kimlikler, 1990’lardan başlayarak, 2000’lerden sonra ise süreci daha da hızlandırarak kendilerini görünür kılma hamleleri geliştirdiler. Bastırılmış, azaltılmış, görünmez mecralara sıkıştırılmış; ama fiili olarak varlıklarını bir şekilde sürdürmüşlerdi zaten. Yeni olan açığa çıkmak, kendini “kendi olarak” beyan

Devamını Oku

Küresel kapitalizmin dizginsiz kaldığı bir süreçte, bu biraz eşyanın doğası gereği; kapitalizm, refahı kendisinin refahı için gerekli olduğu kadarıyla “koklatır” kitlelere. Doğal olmayan, yadırganması gereken ise, muhalif sanatçıya, muhalif hareket ve kurumların reva gördüğüdür. Maddi geçim kaygısı, sadece muhalif sanatçıları değil, bütün insanları yutan bir kör

Devamını Oku

Avrupa ülkelerindeki genel seyir incelendiğinde görülecektir ki “göçmen edebiyatı” şeklinde de ifade edilen olay, zaman içinde çok farklı terminolojik tartışma ve değişim aşamalarından geçmiştir. Bu Türkiye kökenliler açısından da böyledir. Başlığın işaret ettiği, sadece göçmen kökenli edebiyatçıların değil, göçmen kökenli okurların da irdelenmesi gerektiğidir. Ben burada

Devamını Oku