Ana sayfaTarafından gönderilen makaleler Hüseyin Şimşek

Yazar: Hüseyin Şimşek

Bu kritik dönemde, başka bir dünya talep eden ve bunun için mücadele edenler, “iletişim virüsü” demagojilerden de arınmak zorunda. Korona virüsünü yenmekten daha az önemli değil bu. Hayattan kopmadan, hayata dört bir yanından asılarak, polemik tarzında olanlar da içinde, düzeyli ve yararlı tartışmalar yürütmeliyiz. Dönem

İnsanlığın ortak hafızasının parçası konumundaki mitolojiler ırkçı ve şövenist hezeyanlara, bencilliklere kapılmadan anlaşıldığında ve anlamlandırıldığında, kelimenin gerçek anlamında bir değer olurlar. Kovid-19 salgını da bir kere daha ortaya koymuş bulunuyor ki insanlar arasındaki sahici, samimi, karşılıklı dayanışma ve paylaşma, insanlığı ileriye götürebilecek yol ve yöntem

Bir önceki yazımda, Rus yazar Tolstoy’un, “vicdani red hakkı”na aktif ve açık destek verişini, idam cezasına ve savaşa ömrünün sonuna kadar karşı çıkışını irdelemiştim. Onun, sadece başarılı ve yetkin bir edebiyatçı olmakla yetinmediğini, “entellektüel vicdan”ıyla da sahnede, meydanda olduğunu vurgulamıştım. Çarlık Rusyası’nın muktedirlerine çok sert

Toplumlardaki azınlıkları parsellemek, çitlerle etraflarını örmek, onları sosyal, sınıfsal, siyasal açıdan bağdaşabileceklerinden izole etmek; “ana iktidar” altında “yavru iktidar adacıkları” oluşturmaya götürür.   Viyana – Son iki yazımda olduğu gibi bu yazımda da aynı konuyu farklı açılardan irdelemeye, tartışmaya devam edeceğim. Böyle bir çaba içinde olmayı öncelikle,

 HÜSEYİN A. ŞİMŞEK Bu yazıda inanç, etnik, ulus kimlikleriyle siyaset yapmanın arka planını tartışmak, irdelemek istiyorum. ‘Geçmiş’, hiçbir toplumda ve hiçbir zaman tamamen ‘geçmiş’ olamıyor. Dahası, toplumların ‘geçmiş’i ne yazık ki ‘bugün’leri ve ‘gelecek’leri üzerinde tahakküm bile kurabiliyor. Dünyanın, son otuz yıldır çok belirgin olarak içine

Bir toplumdaki sadece dinî ve ulusal değil, hak ve özgürlüklerinden mahrum edilmiş tüm kesimler, aktif siyaset yapmalı, özgün örgütlenmesini sağlamalı. Ama çok uluslu, çok etnisiteli, çok inançlı bir toplumsal yapıda parti bazlı bir siyaset, örgütlenme ve mücadele, iktidarı hedefler ve bu da hangi görünüme bürünürse

Sorun, sadece “kaba ırkçılık”a karşı çıkmak değildir kesinlikle. Hayatın her alanında, her kesimde ve her düzeyde, açık değil sadece, gizli olarak süren ırkçılığa karşı da mücadele etmektir. Her bir toplumun ve bireyin “kendisi olma”, “kendisi olarak kalma” hakkını tanımaktır. Bu haklar için yapılan mücadeleleri meşru