Uçarı ve özgür… “Işıltılar”
Işıl Özışık adını, bundan kırk -hatta daha bile fazla- yıl önce duymuştum. Başarılı, rekortmen bir sporcuydu, ama benim açımdan yaptığı...
Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever. Ödülleri: İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli. REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik. İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt! O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı. 42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt! Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları.
Her yıla bir kart hazırlıyor (40 yılı aştı), postayla göndermek yerine elden dağıtıyor, büyük keyifle…
İletişim: korkutakin@hotmail.com
Işıl Özışık adını, bundan kırk -hatta daha bile fazla- yıl önce duymuştum. Başarılı, rekortmen bir sporcuydu, ama benim açımdan yaptığı...
Albümün alt başlığı; “Selahattin Giz’in İstanbul’u ya da İstanbul’un çoktan unutulmuş “giz”leri… Bir merak doğuyor kuşkusuz, neymiş bu kadim şehrin...
Şiiri konuşan resim olarak tanımlıyor Simonides. …bana sorarsanız, sözcüklerle yazılan resimdir şiir. Duygulara seslenir en çok. Birçok düş(ünce) doğar okuduğunuzda,...
“İstanbul bugüne kadar medeniyetler beşiği, imparatorlukların başkenti, dinler sembolü, inananların sığınağı gibi nitelemelerle tanımlanmıştır. Ancak bütün bunların referansı bilinen tarihtir....
Kültürler mozaiği, medeniyetler beşiği diye tanımladığımız İstanbul, Behiç Ak için, hikâyesi olan bir şehir. Kitapta gördüğümüz kadarıyla şiiri de var....
Sirkeci’nin Anadolu’nun, Sultanahmet’in Dünyanın başkenti olduğu zamanların bir sonrasında Beyoğlu öne çıktı… Herkes, her şey bulunuyordu Beyoğlu’nda; insanlar da birbirlerini...
Bir çaresizlik filmi “Hind Rajab’ın Sesi”, herkesin duygularına ulaşan, gözyaşlarına yol açan. Bir Kızılay çağrı merkezinde, ellerinden gelen her yardımı...
Sanat ve kültür etkinlikleri arttıkça, ne kadarına ulaşabiliyorsanız artık, hayata bakışınız değişiyor. İnsanı huzura ve umuda çağıran sergiler, konserler, fuarlar...
“Hayat romanlardan daha tuhaf” diyordu Selçuk Altun. Sahi, hayat sadece romanlardan değil, günümüzdeki siyasal yönetimden de tuhaf; insanın “tevafuk” diyeceği...
© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik