Yaşım, altmışını devirmesinin birinci yılında, ilk kez yurtdışına çıkışımın hikayesi. Kısa yazacaktım ama vaktim yoktu, uzun yazdım. Okursanız sevinirim. İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Paganu’ni ince, zarif kırmızı şarap kadehini gazetecilere kaldırırken, yüzündeki peşin satan, çok zengin insan ifadesi ile söze başladı. Gazeteciler, İsviçre milli günü resepsiyonunda İsviçre Büyükelçisine; -"İsviçre

Devamını Oku

Düşüncelerin dönüp dolaşıp o son sabaha takılıyordu. Tetiğe basmıştın. Sanki tetiğe basan ellerin bugünün acısını çıkarıyordu. Bir daha bastın. Kurşunların tek tek ‘Yankee’ ajanının vücuduna girdiğini gördün. Geri çekiliyoruz, diyen yoldaşlarının sesiyle motosiklete bindin. Ara ve dik sokaklardan yokuş aşağı hızla uzaklaştınız… Ekip otosu kurşun

Devamını Oku

"CIA ajanını öldüren Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan bu sabah Paşakapı cezaevinde asılarak idam edildiler. Mahkumlar slogan atıp, sehpalarını kendileri tekmelediler." 25 Haziran 1981 / Basından. Yattığın yerden duvarların kalınlığını düşündün. Öğle yemeğinden sonra ranzana her uzanışında karşına düşen ensiz, kılıç ağzı gibi parlayan pencereye bakar

Devamını Oku

Unutmam '18 Mayıs’ı… Türküsünü her dinlediğimde yüreğimden bir ok fırlar gider gider, o karanlık günlerin ardından güzel bir hapishane anısına saplanıp geri döner. Filmciler buna flashback derler, yani geçmişi günümüze getirme. Görünenin aksine ışık makinadan çıkmaz görüntüden makinaya yansır, oradan ekrana ya da beyaz perdeye. O günlerden

Devamını Oku

Cangül’e O bir maraton yarışçısıydı, son eyleminde ipi göğüsledi. Eylemin adı 6 Haziran’dı, onun adı ise ‘Tamer’di. ŞİMDİ NAMLU TAM KARŞISINDAYDI Namlu tam karşısındaydı… Kaç dakikadır koştuğunu hatırlamıyordu ama nefes nefese kalmıştı ve şimdi de namlu tam karşısındaydı. Kahverengi gözleri yüreğinin çırpıntısıyla büyüdü, o ve namlu… Başka bir

Devamını Oku