Mustafa Koçak öldü, İbrahim Gökçek ölecek, ölmesin! Ama önce bir tekzip.   "Sevgili dostlar, son günlerde sosyal medya da  benim ile ilgili paylaşılan fotoğraflar bana ait değildir. Benim fotoğraflarımı paylaşmak istiyorsanız önce izin almalısınız ve sonrada kendi profil fotoğraflarınızı seçerken gösterdiğiniz titizliği göstermelisiniz" İmza : İbrahim Gökçek. Bu bir kurgu elbette.

Devamını Oku

Tarih yaprakları Eylül 1980’leri gösterdiğinde Selimiye Askeri Kışlası'nda tutukevindeydim. Üç yüz yıl önce soylu subayların at ahırı olarak yapılan ve daha sonra "at yaşamaz" raporu verilen ahırlar, yirminci yüzyılda tutuk evine çevrilmiştir. İçinde Birinci Ordu Komutanlığı’nın da bulunduğu kışlanın üst katlarında sorgu odaları vardı. İki

Devamını Oku

"Ateş hırsızları söylencesi" Açken yedikleri dayakları, dayak yerken ayrılıklarını özlüyorlardı. Çok kötü, kötülüklerin de kötüsü hayattan izole ayrılıklarını gerilerde bırakmışlardı.   Şimdi özgürdüler. Sistem, hoşaflarını çıkarmıştı. Özgürlük ayaklarının altına serilmeden pestilleri çıkmıştı. Aylar süren dışarı çıkma beklentileri içinde ıstıraplar yaşadılar. Onlara çok uzak gelen bu duruma bir türlü

Devamını Oku

  "kadınlar.. bizim kadınlarımız.." Göğü delen bir cayırtı koptu kadın 78’liler koğuşunda.  Sanki canlarından can kopartılıyordu. "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!" Dışarıda hayat emperyallerin dere yatağında felaketlere doğru hızla akıp gidiyordu.  İçeride ise dayak ve işkence, yerini uzun yasak ve cezalara bırakmıştı. SSCB çözülmeye başlamıştı. Perestroyka ve Glasnost politikaları Kuruşcevden, Brejneve'e,

Devamını Oku

MEHMET SÖNMEZ Arebeskin ķıvrak sesli kraliçesi Neşe Karaböcek'in "Artık Sevmeyeceğim", Alpay'ın "Fabrika Kızı", Erkin Koray'ın; "Arap Saçı", kadife sesi ile bir döneme damgasını vuran Erol Evgin'in "Ah Bu Sevdan Olmasa" gibi 45'lik plaklarının tüm plakçılarda çalındığı, solculuğun "moda" olduğu bir dönemdi. Gururla Cumhuriyet Gazetesi koltukaltlarında taşınır,

Devamını Oku

İçinde bulunduğumuz bu olağanüstü süreç, kendi düşünce ve değer yargılarını da beraberinde getirdi. Şimdi bu yargılar ve değerlerle hareket ediyoruz. Bunun dışına çıkamıyoruz, hapsoluyoruz adeta. Bu koşullar değişip durum “normale” döndüğü zaman geriye acı bir tebessümle bakarız. Örneğin, karşımıza çıkan bu sorunlara "eski" günlerdeki gibi hem

Devamını Oku