Bir ülke insanın üstüne üstüne gelip onu boğacak hale, nefes alamayacak hale getirebilir mi? Eğer o ülke bir diktatörlük ise evet getirebilir. Zaman sanki buhranın eşiğinde geçer. Baskı beyninizin içine yerleşir, hareketleriniz kısıtlanır, yaşayan bir ölü olursunuz. Hiçbir şeye hakkınız yoktur ve size verilen haklar neyse

Devamını Oku

Karl Marx işçi sınıfının kendiliğinden kapitalizmi sonlandırabileceğine değil, sınıf mücadelesine aktif katılmanın işçi bilincini geliştirerek dünyayı değiştirebileceğine inanıyordu. Sınıf mücadelesinin aktif olduğu ve olması gereken yerlerin başında da sendikalar gelmeli. Çünkü işçilerin sola meyletmesini sağlayacak devrimci şimşeği işçilerin aklında ilk çakacak olan sendikalardır. Ne yazık

Devamını Oku

Modern kapitalist toplumda kurulan emperyalist kapanın tuzağına yerli işbirlikçiler eliyle düşürülmüş sömürge ve yeni sömürge ülkelerde sol öncülüğünde toplumsal muhalefette ne zaman içinde bir başkaldırı ve ayaklanmaya evirilebilecek unsurları taşıyan ciddi bir hareketlenme baş gösterse, son çare olarak o ülkelerde el altından ve gizliden iki

Devamını Oku

Topluma ezilenlerin değil de kendi pencerenden bakmaya başladıkça olan biteni umursamazsın; varsa yoksa kendindir. Toplumun merkezine de ezilenleri değil, para kazanmayı ve sınıf atlamayı koydukça da kendine yabancılaşırsın farkında olmadan. Artık vicdanın yer değiştirmiştir. Paranın kölesi olmuştur. Sen bunun farkına varmazsın çünkü geliştirdiğin savunma mekanizmaları

Devamını Oku

Kapitalizmin varoluşundan itibaren doğasından kaynaklanan döngüsel ekonomik krizler aynı zamanda kapitalist sistemin kendini devrimcileştirip ayakta kalmasına da hizmet ederler. Krizler sayesinde sıkılan kemerler esasında işçi sınıfının daha da yoksullaşıp kapitalist burjuva sınıfının daha da zenginleşmesinden başka bir şey değildir. Sermaye daha da çok tek ellerde

Devamını Oku