Onlar, Yoksulluğun, açlığın, yoksunluğun pençesinde işkenceye ve zulme kesilmiş bir ülkeye özgürce nefes aldırmaya çalışanlar, Onlar, En umulmadık anda karanlığa yazgılı bir ülkenin aydınlığına "imdat freni" olanlar. Onlar, "Kıyıda rüzgâr, dağlarda pınar, yüreklerimizde bir çınar," olanlar. (Sevinç Eratalay, Kıyıda Rüzgâr) Kısacası onlar, Şu anda ihtiyacımız olanlar. Yeniden, bir kez daha, kelepçelenmiş demir kapının

Devamını Oku

[caption id="attachment_25902" align="alignnone" width="770"] Asla kapanmaz yaşanan defter. Çünkü tarihin en güzel yerinde. Son sözü hep direnenler söyler.. Adnan Yücel.[/caption] Eğer o gün Sokrates hayır demeseydi, o gün Karl Marx hayır demeseydi, 1917'nin Şubat'ında St. Petersburg'ta o gün o kadınlar hayır demeseydi, 1968'in Fransa'sında o gün

Devamını Oku

Tablo bu kadar açık ve karanlık iken tüm bu gerçekleri sorgulayıp meydanlara inmesi gereken sendikalar ise gruplaşmalar ve kişisel çıkarlar doğrultusunda gereksiz polemiklerle uğraşmaktadırlar. Sendikal mücadeleyi, emekçilerin ve ezilenlerin "söz, yetki ve karar" alma iradelerine ipotek koyup parti, kişi ve grupların hegemonya mücadelesine dönüştürenler sendikal mücadelenin

Devamını Oku

Şu bilimsel hassasiyetli salgın günlerinde Batı ve onların kullanım ve yüksek pazar değerlerine tabi diğer ülkeler, ulusal ticaret ve emperyalist politika çarkı içerisinde günden güne yoksullaşan ezilen halkların başkaldırmaması ve ayaklanmaması için "düzgünce sıkıştırılmış insan balyaları imal ediyorlar, ancak "demir kasnak içerisinde"(Tagore). Ve tüm bu

Devamını Oku

Kötülüğün olduğuna herkes inanır. Fakat bu soyut bir inanıştır. Kötülüğün soyut hali havsalamızda daha çok yer alır. Çünkü hiç kimse kendiyle kötülüğü örtüştürmez. Her insan kendine göre iyidir ve kötülük onun yakınında bile değildir. "Kötülük iyinin içindedir," derler. Kötülük artık içimizde değil. Dışımızda. Kötülük soyut

Devamını Oku

Bir ülke insanın üstüne üstüne gelip onu boğacak hale, nefes alamayacak hale getirebilir mi? Eğer o ülke bir diktatörlük ise evet getirebilir. Zaman sanki buhranın eşiğinde geçer. Baskı beyninizin içine yerleşir, hareketleriniz kısıtlanır, yaşayan bir ölü olursunuz. Hiçbir şeye hakkınız yoktur ve size verilen haklar neyse

Devamını Oku

Karl Marx işçi sınıfının kendiliğinden kapitalizmi sonlandırabileceğine değil, sınıf mücadelesine aktif katılmanın işçi bilincini geliştirerek dünyayı değiştirebileceğine inanıyordu. Sınıf mücadelesinin aktif olduğu ve olması gereken yerlerin başında da sendikalar gelmeli. Çünkü işçilerin sola meyletmesini sağlayacak devrimci şimşeği işçilerin aklında ilk çakacak olan sendikalardır. Ne yazık

Devamını Oku

Modern kapitalist toplumda kurulan emperyalist kapanın tuzağına yerli işbirlikçiler eliyle düşürülmüş sömürge ve yeni sömürge ülkelerde sol öncülüğünde toplumsal muhalefette ne zaman içinde bir başkaldırı ve ayaklanmaya evirilebilecek unsurları taşıyan ciddi bir hareketlenme baş gösterse, son çare olarak o ülkelerde el altından ve gizliden iki

Devamını Oku

Topluma ezilenlerin değil de kendi pencerenden bakmaya başladıkça olan biteni umursamazsın; varsa yoksa kendindir. Toplumun merkezine de ezilenleri değil, para kazanmayı ve sınıf atlamayı koydukça da kendine yabancılaşırsın farkında olmadan. Artık vicdanın yer değiştirmiştir. Paranın kölesi olmuştur. Sen bunun farkına varmazsın çünkü geliştirdiğin savunma mekanizmaları

Devamını Oku