Kalem kırıldı silah konuşuyor
Bir ülke çocuklarını kaybediyorsa, bu tesadüf değildir. Bir gün arayla iki şehir… Şanlıurfa… Kahramanmaraş… İki okul… İki silah… Ve artık...
Sarya Özgür (1981, İstanbul) — Diyarbakırlı, Kürt bir ailenin onuncu çocuğu olarak İstanbul'da doğdu. Eğitimine ara verdiği dönemler olsa da Atatürk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.
Makyaj tasarımı ve heykel/plastik makyaj alanlarında uzmanlaşan Sarya, 2009’dan itibaren televizyon ve dizi projelerinde protez, yara/kan efektleri ve karakter makyajları tasarlayıp uyguladı. Coğrafyasının savaş ve toplumsal travmalarını heykel ve plastik dökümlerle işlerken dört karma ve bir kişisel sergi gerçekleştirdi; eserleri toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçlıyor.
Toplumsal adalet ve belgesel çalışmalarına da ilgi duyan Sarya, 2024’te Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in cinayetinden derin biçimde etkilendi; bu olayın araştırılması ve anlatılması amacıyla hazırladığı çalışma, 2026’da “Rojin Kabaiş” belgeseline dönüştü. Belgeselde Sarya, yardımcı yönetmenlik ve moderatörlük görevlerini üstlenerek adalet arayışına katkı sağladı.
Aynı zamanda şair ve seslendirme sanatçısı olan Sarya’nın şiirleri sahne ve dijital mecralarda ilgi gördü; Kürtçe kültür-sanat yayınlarında seslendirme ve sunuculuk yaptı. 2025’te toplumsal temalı şiirleri BEN U SEN adıyla yayımlandı.
Bir ülke çocuklarını kaybediyorsa, bu tesadüf değildir. Bir gün arayla iki şehir… Şanlıurfa… Kahramanmaraş… İki okul… İki silah… Ve artık...
Bazı insanlar vardır… Onlarla konuşmak için kelimelere ihtiyaç duymazsınız. Bir ses yeter. Bir titreşim, bir ezgi… Ve o an anlarsınız:...
9 Nisan gecesi sıradan bir tarih gibi durabilir. Ama o gece, bir ülkenin en ağır gerçeği sahneye çıktı: Yaşamak için...
Bazı geceler vardır… Bir duruşu ,bir isyanı anlatan. Bir halkın kalbine dokunan, bastırılmış duyguları uyandıran, hafızayı yeniden kuran kırılma anlarıdır....
Zaman akıyor. Ama öyle berrak bir su gibi değil; kirli, bulanık, ağır. Her birimizin omzunda geçmişten kalma tortular var. Taşıdıklarımız...
Bazı hikâyeler bir insanla başlamaz, bir düzenle başlar. Ve bazı insanlar, doğdukları andan itibaren bir boşluğa yerleştirilir. Adına kader denir,...
Gelîye Zilan’ın Unutulmayan Yarası, 28.03 2026 tarihinde İsmail Beşikçi Vakfı’nda izlediğimiz Dîwarê me jî Hilweşandin adlı belgesel, sadece bir film...
“Bir varmış bir yokmuş…” diye başlar çoğu hikâye. Bu söz, sadece masalların değil, hayatın kendisinin de özeti gibidir. Çünkü hayat,...
22 Mart 2026… İstanbul Yeni Kapı. Soğuk, yağmur, rüzgâr… Hepsi oradaydı. Ama daha güçlü bir şey daha vardı: irade. Çünkü...
© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik