SİBEL ÖZBUDUN “Devrim; kadının mutfaktan çıkıp ülkeyi yönetmesidir.”[2]   √ İşe “ataerki”ni tanımlama girişimiyle başlayayım: Tarihin verili bir momentinde (bu momentin ne olduğu ya da önce hangi coğrafyada biçimlendiği burada tartışma konusu değil), belirli tarihsel koşullar altında biçimlenen yaşlı ve otorite sahibi bir erkekler grubunun kadınlar ve gençler üzerindeki sistemli,

Devamını Oku

SİBEL ÖZBUDUN “Daha güzel değil hiçbir şey Birbirimize bir orman gibi bağlanmaktan.”[1]   Ağustos sonlarında düştü posta kutumuza Hasan. Kapağında gencecik, temiz yüzlü, tipinden Balkan kökenli olduğu az-çok kestirilebilen, yakışıklı bir delikanlı fotoğrafı. Bir  Kitabın alışılmadık biçimde adı tek bir isimden oluşuyor: Hasan.[2] Yazarı Ankara’dan, öğrencilik yıllarından, Özgür Üniversite

Devamını Oku

“SOSYALİZM VE İSLÂM” TARTIŞMALARINDA ÖNEMLİ BİR KAYNAK: BOLŞEVİK DEVRİMİ VE DİN SİBEL ÖZBUDUN Köktendinciliğin çeşitli versiyonlarının, bu arada Siyasal İslâm’ın 20. yüzyıl sonlarında yükselişe geçişi, tarihi tek yönlü ve durmaksızın ilerleyen bir devinim olarak algılamaya alışkın zihinlerde, kabul etmeli ki, derin bir kafa karışıklığı ve kavram kargaşasına

Devamını Oku

MEZUNİYET RİTÜELLERİ: NEREDEN NEREYE?[1] SİBEL ÖZBUDUN “Tören,… canlandırılan, oynanan bir külttür.”[2]   “Zamanlar değişti,” der Foster ve Little bir makalelerinde (1987: 85-86). “Cheyenne ulusuna mensup erkeklik eşiğinde bir genç adam olsaydınız, yetişkinler dünyasına geçiş ayininiz (liseden mezuniyetiniz) bazı bakımlardan görü arayışına benzer bir tören olurdu. Çocukluğunuzdan itibaren bu sınavı geçmek

Devamını Oku

“Gelecek; güçsüzler için ulaşılmaz, Korkaklar için bilinmezlik, Cesurlar için ise şanstır.”[2] “Özel bir şirket uzaya adam yolladı diye heyecanlanıp insanlık ve gelecek adına umutlanmayı anlamıyorum. O uzay, o gelecek bizim değil. Sen ben, hepimiz o şirketler yaşasın diye salgın sırası işe yollanan kalabalıklarız. Sokakta gırtlağına basılanlarız. Cop, kurşun

Devamını Oku

“Burada daha ne kadar öleceğim? Yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1] AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa

Devamını Oku

“Özgürlük hiçbir zaman verili değildir, her zaman tehdit altındadır. Mutlak belirlilik, her defasında da, özgürlük yoksunluğudur.”[1] Tesadüf olamaz… Önce muhalif kadın gazetecileri, CHP’li kadın siyasetçileri vb. aralarında “paylaştılar”! İslamî savaş kurallarına göre öyledir ya: Düşmanın kadınları “savaş ganimeti” sayılır ve evli olanlar dahil, Müslüman savaşçıya helaldir! Değil mi ki Kur’an’ın

Devamını Oku

“Halkın çoğunluğu ona inansın inanmasın, gerçek değişmez.”[2] Kaçırmış olabilirsiniz. Reuters’ın 22 Ocak 2020 tarihinde Brezilya’dan geçtiği haber şöyleydi, “Brezilya’nın 200 yerli kabilesini temsil eden ana örgüt ABIP, yerli halkın ‘evrildiğini’ ve daha fazla insanlaştığını söyleyen aşırı sağcı Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’ya karşı dava açacağını duyurdu.”[3] Bolsonaro’nun ifadesi ırkçılık yüklü,

Devamını Oku

“Sarayda başka türlü, kulübede başka türlü düşünülür.”[1] Kaleminde keramet vardır Cengiz Hocamızın. Onu kıymetli kılan da duruşuyla müsemma bu “keramet”tir zaten. Bunun son kanıtlarından biri de, ‘Kapital’in Mantığı-Maddeci Diyalektik Mantığa Giriş’[2] başlıklı yapıtıdır. 1.i) “Kapitalizmin Genel Görünümü”; ii) “Kapital’i Anlamanın İlk Koşulu”; iii) “Diyalektik Mantık”; iv) “İşçi Sınıfının

Devamını Oku