Ana sayfaTarafından gönderilen makaleler Sibel Özbudun

Yazar: Sibel Özbudun

“Biz geçmişi olmayan kadınlarız Tarihi olmayan Ta bilinmeyen zamanlardan, kadınlarız Biz kara kıtayız Ayağa kalkalım kadın köleler Bariyerleri kıralım, Kalk ayağa, kalk, kalk Köleleştirilmiş, aşağılanmış kadınlarız Satılan, alınan, tecavüz edilen, Bütün evlerdeki kadınlarız Dış dünyadan kovulan.”[2]   2019 yılı dünyada emek hareketleri açısından bir hayli hareketli geçti. Bazıları “rejim” (Sudan), bazıları ise yönetim değişikliklerine yol açan ve

  SAHNEYİ SOKAĞA, SOKAĞI SAHNEYE TAŞIYAN ESTETİĞİN ETİĞİ YA DA “YENİ(LMEYEN) KAPI”NIN MENŞEĞİ VEYA ONLARA DAİR[1]   SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER   “Sende bir şey var. Bana derin derin nefes aldıran bir şey.”[2]   Sevdiklerinize, yoldaşlarınıza dair yazmak, her şeyden zordur. Her satırda, “Abarttık mı?” Ya da “Eksik mi kaldı?” ikileminin burgusuna sıkışıp kalırsınız… Onlara dair kaleme

“Bir eski Acem şairi: ‘Ölüm âdildir’ - diyor,- ‘aynı haşmetle vurur şahı fakiri.’ Hâşim, neden şaşıyorsunuz? Hiç duymadınız mıydı kardeşim, herhangi bir şahın bir gemi ambarında bir kömür küfesiyle öldüğünü?”[2]   SİBEL ÖZBUDUN   Ölüm, yaşama içkin bir görüngü… Denilebilir ki biyolojik programımızda var: Canlı olan her şey, bir gün ölür. Bios’un yasası bu. Ama insanın ölümü salt

SİBEL ÖZBUDUN   “Yani yaşıyor olmak, yaşamakla bağdaşmaz bazen.”[2]   Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri(FARC)’ın [ve Kolombiya’da gerilla savaşı veren bir başka örgüt olan ELN (Ulusal Kurtuluş Ordusu)nun] tarihi, 1950 ve 60’lı yıllara, ülkenin Liberaller ile Muhafazakârlar arasındaki, yıllar sürecek bir kanlı iç savaşa sahne olduğu La Violencia dönemine dayanır.   Biraz Tarih   Kolombiya,

İki Yol Öyküsü [1] “Bize birkaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!”[2]   Bu buluşmada “yol”dan söz edelim, demişsiniz; hangisi olursa, nasıl olursa, nereye giderse, “yol” konuşalım. Neden olmasın? Ben sizlerle paylaşmak üzere iki “yol” öyküsü seçtim. Dünyanın bir ömre sığacak kökten ve acı verici dönüşümünü duyumsatan ve kesişimi umudu,

Bu yıl ‘25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü’ gösterilerine iki olay damgasını vurdu. İlki, bir grup sosyalistin üzerinde “Ya Sosyalizm Ya Ölüm” yazılı bir pankartla İstanbul’da gösterilerin yapıldığı alanına girmesi; ikincisi ise, polisin gösterinin sonlandırılması için göstericilere saldırması… İlginçtir, olaylardan ilki, sosyal medyada daha fazla tepki

“Beklemeye tahammülü olmayan hiçbir yolculuğa çıkmasın.”[1] Günümüz yerküresi ve coğrafyamıza ilişkin soru(n)ları[2] konuşmak/ irdelemek/ kavramak için iki yoldan/ zeminden birisi reel-politika ise, diğeri de “11. Tez’in Ütopyaları”dır. Biz ikinciden yanayız; ilkine de yabancıyız; Erich Fromm’un, “Unutmamak gerekir ki, dile getirmek istediğimiz ‘ütopik’ amaçlar, günümüz politikacılarının ‘realist’ tavırlarından çok