Ana sayfaTarafından gönderilen makaleler Temel Demirer

Yazar: Temel Demirer

I. AYRIM: (C)EZAEVLERİ NEDİR? II. AYRIM: “HAYATA DÖNÜŞ” KATLİAMI! II.1) 19 ARALIK’A BİR KAÇ “EK” III. AYRIM: HÂL(İMİZ) VE GİDİŞAT III.1) SAYILAR VEYA KAPASİTE III.2) DEVLET TERÖRÜ VE ŞİDDETİ III.3) HASTA TUTSAKLAR III.4) ÇOCUKLAR III.5) DEVLET VE (C)EZAEVLERİ III.6) ÇİFTE STANDART(LAR) III.7) KEYFİ ZORBALIK IV. AYRIM: “NE YAPMALI”NIN YANITI: DİRENİŞ   19 ARALIK’IN (C)EZAEVLERİ GERÇEĞİ![1] “Bi rêzdarî bi bîr

TEMEL DEMİRER AYRIM: KRİZ FASLI AYRIM: DÜNYANIN HÂLİ VE GİDİŞATI III. AYRIM: TÜRKİYE’NİN KRİZ GERÇEĞİ AYRIM: EMEKÇİLERİN HÂLİ IV.1) BORÇ İLE İSRAF IV.2) İŞSİZLİK VE İŞSİZLERİN DURUMU IV.3) VE İNTİHAR(LAR) AYRIM: KRİZ İMKÂNI (İLE TEHDİDİ) V.1) M-L İÇİN İŞÇİ SINIFI AYRIM: EVET İSYAN! KRİZ İLE GELEN(LER)[1]   TEMEL

“Ah Şili, uzun taç yaprağı seni!”[2]   Arjantin’in batısında And Dağları ile Büyük Okyanus arasında kalan, kuzeyden güneye 4 bin 300 kilometre boyunca uzanan Şili, Aymara yerlilerinin dilinde “dünyanın bittiği, sona erdiği yer” anlamına geliyor. Dünyanın bugünlerde “Ne olduğu”yla müthiş ilgili olduğu Şili’ye dair, ‘Yeni Çoğunluk/ Nueva Mayoría’

“İnsanların kardeşliği ve dayanışma bir gün, savaşın ve yıkımın kanlı çizgilerini ufuktan silecektir.”[1] III. Büyük Buhranı ile kıvranan kapitalist dünya sistemi, sürdürülemez özellikleriyle müthiş bir tıkanıklık, kriz içinde… Yaşanan açmazın emareleri her gün daha da netleşirken; küresel ölçekte dalgalar hâlinde gelişen kriz yakıcılaşıyor. Kâr oranlarındaki düşüşler ile sermaye birikim

“Bir insanın yapabileceği en devrimci şey, olanı biteni bütün sesiyle haykırmaktır.”[1] “Amaçları, şiddeti sanat hâline getirmek… Buna da bir çift laf etmeyecek miyiz?”[2] haykırışıyla -devrimci sanat ve sanatçılar konusunda- tepki veren Akif Beki’nin bağırtısı boşuna değildir. Devrimci olan her şey egemenler ile sözcülerini hep rahatsız ve tedirgin eder.

“Antik dünyanın kapısına ‘kendini bil’ yazıldı. Yeni dünyanın kapısına da ‘kendin ol’ yazılsın.”[2] Bir şey ne kadar göklere çıkarılıp, parlatılırsa parlatılsın; kendi hesabıma ben de, “Eleştiri kamunun bir davranış modu olarak var,”[3] diyenlerdenim. Çünkü eleştiriden muaf tutulmak istenen her şeyin, iktidar/ve hegemonya yani resmî ideolojiyle ilintili olduğunu düşünür ve