Ana sayfaTarafından gönderilen makaleler Temel Demirer

Yazar: Temel Demirer

“Kalbim! elimden tut elimden tut sensiz bir şey yapamam.”[1] ‘Aşkla Sana’, ‘Gezgin’, ‘Ferhat’, ‘Sevdadır’, ‘Adak’, ‘Beyaz Ölüm Kuşları’, ‘Bir Gün Sevişmeyi Bana’, ‘Eski Bir Gün İçin Şiirler’, ‘Günler Perişan’, ‘Her Şey Tekrardır Biraz’, ‘Hüzün Mevsimi’, ‘Merhaba Canım’, ‘Orman’, ‘Pencere’, ‘Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası’, ‘Sığıntı Kuşu’, ‘Yeryüzü Ağacı’, ‘Kan Reçetesi’ndeki

Devamını Oku

“Aldanmak ehemmiyetsiz bir cezadır. Aldatmak mühim bir azap.”[2] “Aykırı” -olarak nitelenen- kafalardan biriydi. 13 Mart 1910-21 Nisan 1973 kesitinde yaşamış romancı, yazar, düşünür, senaryocuydu; hayatının önemli kısmını Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya hapishanelerinde geçirmişti. Yazınımızda tarihsel roman, Cumhuriyet dönemi öncesi [Osmanlı] ve sonrası [TC] denince, akla gelen, gözlemci-araştırmacıydı. Marksistti. Aziz Nesin

Devamını Oku

“Kırlaştı saçlarım, yakınmıyorum; ölüme yargılı insan doğumda; yeraltı mı daha korkunç bilmiyorum, dünya mı? Yaşadım yaşadığımca.”[2] Şair, yazar, sanat-edebiyat eleştirmeni ve gazeteci Ahmet Oktay Börtecene, 3 Mart 2016’da 83 yaşında hayata gözlerini yumdu. Edebiyatın en üretken kalemlerinden şair, yazar, gazeteci ve eleştirmenlerindendi. 21 Ocak 1933’te Ankara’da doğan Ahmet Oktay’ın şiire

Devamını Oku

“Şiir insanları sevmeye yarar.”[2] “Şiir hep üvey evlat olacaktır”[3] vurgusuyla, “Yeryüzünde şiirden başka yalnız var mıdır acaba?”[4] diyen Süreyya Berfe’nin görüşünü paylaşmayanlardan biri olarak ben de Gabriel García Márquez’in deyişiyle “Ben, hala şiir okuyanlardanım…” Kanımca Murat Belge’vari zevzeklikle[5] anlaşılabilir bir şey olmayan şiir, devrimcilerin has evladı olması yanında aşkı

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Bir film bir şairin yüreğindeki bir göz olmadıkça asla gerçekten iyi değildir.”[1] Francis Ford Coppola’nın, “Sinema filmler ve sihrin yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum. İlk film çeviren insanlar sihirbazlardı,” diye tanımladığı Yedinci Sanat, yani “Sinema, duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır,” Luis Buñuel’in ifadesiyle… Bu kadar

Devamını Oku

“Dünya hiç olmasaydı bile müzik var olurdu. Biraz “abartılı” bulsam da; Yehudi Menuhin’nin +++++“Her insanın doğasında olan, yaratılıştan gelen şeyin yalnızca müzik olduğunu düşünebilirim” saptamasına müthiş bir değer atfederim; tabii Pierre Beaumarchais’nin “Bugünlerde söylenmeye değmeyecek sözler şarkı yapılıyor,” uyarısını da “es” geçmeden… Soru(n)ların ortasında “Güncel müzik nedir, nasıldır” sorusuna yanıtın,

Devamını Oku

“Skudas nana nena!”[1] Anadili, aldığımız nefes kadar önemlidir. Dikkat “anadil” değil; anadili diyorum: Çünkü anadil birçok dile köken olan, birçok dili doğuran dil anlamındadır. Başka bir ifade ile anadil, kendisinden başka diller türetilmiş olan dil demektir. Anadili ise insanın çocukken anasından, evindekilerden ve bağlı olduğu topluluktan öğrendiği

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Bozuk bir saattir yüreğim, hep sende durur.”[1]   ‘İnsancıl’ ile 90’lı yıllarda el kapılarının gri gökleri altında, Fransa sürgünlüğümde tanıştım. O günden beri Cengiz Gündoğdu’ya, ‘Hocam’ diye hitap ederim; çünkü ben bir ‘İnsancıl’ öğrencisiyim. “Neden” mi? Lev Tolstoy’un, “Bilinç, bir insanın başına gelebilecek en yüce, en erdemli beladır,” deyişindeki üzere;

Devamını Oku

“Hayvan, hayvan olarak doğar; insan, insan olarak doğmaz, sonradan oluşturulur.”[1]   Coğrafyamızı Marksist-Leninist klasiklerle tanıştırandı; 25 Şubat 2020’de veda edip ayrıldı aramızdan; 88 yaşındaydı ve yoldaşı Remzi İnanç’ın ifadesiyle, “Çok acı çekti”…[2] O Muzaffer -İlhan- Erdost’du. “Sol’un çınarı”ydı; “İki kişi olarak yaşadı, çalıştı.”[3] “Bir kişi tek başına ne yapabilir” sorusunun yanıtıydı; ufku

Devamını Oku