Temel Demirer   “Bu düzen size insanlığınızı unutturacak.”[1]   Geleceğ(imiz)i biçimlendiren günlerin karmaşasıyla yüzleşiyoruz. Bu durumu yani “Türbülanstan sert düşüş trendine devletin siyasal hâl(ler)i”ni anlamak/ anlatmak bir anlamda yapan(lar)ı kavramak, ne yapıldığına veya neden yapıldığına dair bilgiye sahip olmakla mümkündür; “Bir şeyi gerçekten bilmek onu anmakla olur,” diyen Sokrates’in vurgusundaki üzere… Yaşa(tıl)dığımız

Devamını Oku

“Bir gün kadrim bilinirse/ İsmim ağza alınırsa/ Yerim soran bulunursa/ Benim meskenim dağlardır,” diyen “Onun Adı Cumartesi”dir ve “XX. yüzyılın, bu topraklardaki ilk Cumartesi kadınıdır kızı Filiz Ali”…[2] * * * * * 25 Şubat 1907’de doğan Sabahattin Ali, edebî kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki

Devamını Oku

“Kadılar müftüler fetva yazarsa İşte kement işte boynum asarsa İşte hançer işte başım keserse Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.”[1]   Erdal Yıldırım “Yolundan dönmeyenler”dendir, yoldaşımdır. İnsanın bir yoldaşının yapıtına “önsöz” yazması hem büyük bir onur; hem de endazeyi kaçırmayacak kadar objektif olmasını gerektiren müthiş bir sorumluluktur. Ancak hiçbir öznelliğin vehmine kapılmadan, sonunda

Devamını Oku

“Edebiyat tüm sanatların üzerinde yer alıyor.”[2]   Öncelikle edebî değerlendirme veya “eleştiri”nin, nihai kertede “öznel” olduğunun altını ısrarla çizmem gerek. Tamam; yazına ilişkin her türlü kavram ancak yazınla uğraşanlar tarafından geliştirilir ve kalıcılaştırılabilirse de, bunun sınırı öznellik, yaratıcılıktır. Gilbert Murray’ın, “Eleştirmen ne kadar kötüyse, [yapıtta] o kadar çok kusur

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Kıyamet çoktan koptu. Haberiniz yok. Siz hâlâ güneşin, her sabah doğuşuna güvenin.”[1]   Corona: Yeniden; bir kez daha; hatta fazlasıyla… “İyiyle kötüyü ayırt edemiyoruz artık,” vurgusuyla Max Horkheimer’ın, “Akıl kavramı ne kadar güçten düşerse, ideolojik manipülasyona, hatta en kaba yalanların yayılmasına o kadar elverişli duruma gelir,” diye betimlediği hâl, bugünde

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Kendiniz gibi olduğunuz zaman iyisinizdir.”[1]   Friedrich Hegel’in, “Dünyadaki büyük işlerin hiçbiri tutku olmadan gerçekleşmemiştir,” sözlerini doğrularcasına; Bertolt Brecht’in, “İnsan, ancak onu düşünen hiç kimse kalmadığı zaman gerçekten ölür,” vurgusundaki sönmeyen/ ölümsüz yıldız(lardan)dı Yıldız Kenter… Onun hakkında yazmış olsam da,[2] Onu bir (ya da binlerce!) kez daha anımsamamak

Devamını Oku

Temel Demirer   “Zamandan daha bilgesi yok, çünkü her şeyi açığa çıkarır.”[1] Aldous Huxley’in belirttiği gibi, “Edebiyat insanın tutkusu, anlatılamayanı anlatmak, sözcüklere daha önce verilmemiş anlamlar yükleyerek konuşmaktır.” Hem de bugünlerde, her zamankinden fazla… “Nasıl” mı? Slavoj Zizek’in, “Toplum iğrenç bir barbarlığa doğru sürükleniyor. Umut etmek istiyorsak, eski hayatımızın bittiğini kabul etmeliyiz.

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Dinlediğim için bir hikâye anlatıcısıyım.”[1]   Dersimli kadim bir dostu(mu)n, 11 yıl 10 ay hapis cezası çarptırılıp,[2] Elazığ (2 No’lu Yüksek Güvenlikli CİK) Zindanı’nda yatan kardeşim Ergin Doğru’nun ‘Ateşten Yaşamlar’[3] başlıklı romanından söz etmeden önce Lucius Annaeus Seneca’nın, “Kitap okumayan insan kör, sağır ve dilsizdir”; Ray Bradbury’ın,

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Dünya bir zamanlar uçsuz-bucaksız-sınırsızdı, gerekli tek pasaport ayaklardı.”[1]   “Küresel ve sınırsız köy olmak” söylencelerinden mülhem yerkürede, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, 2019’da göçmen sayısının 272 milyona ulaştığı[2] bir “kavimler göçü” yaşıyor. İnsan(lık)ın “homo economicus”, “homo philosophicus”, “homo faber” vb’i tanımlamalarına bir de “homo fugitivus/ kaçan insan”ı da ekletircesine! Sınır

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Bize uyandıran bir tiyatro lazım. Sinirlerimizi ve yüreğimizi uyandıran tiyatro.”[1]   İnsan(lık)a ve hayat(larımız)a dair her şeyin târumâr edildiği tabloda, tiyatro(cu)nun gerekliliği üzerine yazmak da kolay değil elbet. Ancak ‘Deli Sanat Doğaçlama Tiyatro Kumpanyası’nın, “Bir ülkenin koca koca yangınlarına kanal kanal su değil, varil varil sanat taşımak gerek!”[2] haykırışını ve

Devamını Oku