TEMEL DEMİRER “Zamanla Zamanla, Geçer her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir Ve çok iyidir Zamanla.”[2] Bazı şarkılar, “Sen sus ben meselenin farkındayım,” der adeta… Murathan Mungan’ın, “Yıllardan sonra, yollardan sonra şarkılar söylüyor çocuklar,” dizelerindeki “Şarkılar her şeyden daha

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “Gülen kitap yeğdir ağlayan kitaptan, gülmektir çünkü insanı insan eden.”[1]   ABD’nin muhafazakârlarından ‘The Wall Street Journal’ın bile, “Siyasi mizah kuşatıldı,”[2] demek durumunda kaldığı bir kesitten geçiyorken; varın mizahın (gülmecenin) hâl-i pür melalini siz tasavvur edin. Oysa mizahın olmadığı yerde, demokrasi yeşermez; özgürlük de olmaz, olamaz. Malûm kadim “demokrasi”lerde,

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Yoksulların sefaletine… kurumlarımız yol açıyorsa, suçumuz çok büyüktür.”[2]   Bir “acı reçete” ile yüz yüze olduğumuzdan söz edilse de; bu, krizle uzun süredir çalkalanan coğrafyamızda malumun ilamından öte bir anlam taşımıyor! “Karakışa hazır olun”[3] uyarılarının dillendirildiği tabloda “acı reçete” (neo-liberal kemer sıkma politikaları) esas olarak borç krizine giren

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER   “- Çocukluğunu sevdin mi? - Sevdiğimde büyümüştüm.”[2]   Kapsamlı 11 tane soru. Çoğu da beklemediğim yerden. Bunlara bir de “İnsanın kendisinden söz etmesini şık bulmam” tutumumu ekleyince, “zor” bir söyleşi olacağa benziyor bu. Ama yine de bir yerden başlamalı; ancak kısa bir girizgâh ile… Öncelikle Andrey Tarkovski’nin, “Dünyada ne

Devamını Oku

Temel Demirer “Şiir olmasaydı, yaşama dediğimiz oluşun çarklarından biri eksilirdi. Belki kıyamet kopmazdı ama insanlar sevişemez, öpüşemez, beğenemez, yarınların yeni düzenine şiirli dünyanın hızıyla kavuşamazdı,” diyen Oktay Rifat’ın haklılığını tartışmak kimin haddine… Hatta şiire müthiş inanmış, bağlanmış ve “Şairin hayatı şiire dahil” diyen Cemal Süreya’nın, “Bir mısra

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Bağımsız ve özgür ol! Bir asi ol! Bir asi kimseye bağımlı değildir. O kendi eşsizliğine saygı duyar.”[1]   Çok önceleri Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin, “Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın devridir. Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor. Kendisine bir

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Sanatçı gerçeği yalnızca yansıtmaz, onu açıklar ve yargılar. Bunu yaparken de tarafsız kalamaz.”[1]   Pauline Kael’in, “Filmin sonsuz olanakları neredeyse unutuldu, öncüler ve çoğu sinema aşığıyla birlikte sinema da kendinden bir şeyler yitirdi,” notunu düştüğü bir hâlde, hakkında Luis Buñuel’in, “Sinema, duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır”… Roman

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır.”[1] “Türküler acıların aynasıdır”;[2] isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı! Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan ve bunu başkaldırıyla ifade eden halkın adalet arama serüveni gibi de görebiliriz. Neşet Ertaş’a ait olan “Nerede bir türkü söyleyen varsa, korkma yanına otur.

Devamını Oku