TEMEL DEMİRER “Sanatçı gerçeği yalnızca yansıtmaz, onu açıklar ve yargılar. Bunu yaparken de tarafsız kalamaz.”[1]   Pauline Kael’in, “Filmin sonsuz olanakları neredeyse unutuldu, öncüler ve çoğu sinema aşığıyla birlikte sinema da kendinden bir şeyler yitirdi,” notunu düştüğü bir hâlde, hakkında Luis Buñuel’in, “Sinema, duygular, düşler ve içgüdü dünyalarını anlatmak için en iyi araçtır”… Roman

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Biz değil yaşayan acılardır. Gitsem de her yerde biraz vardır.”[1] “Türküler acıların aynasıdır”;[2] isyanın da; bundan hiç şüphem olmadı! Türküleri, ezen-ezilen ilişkisinden doğan ve bunu başkaldırıyla ifade eden halkın adalet arama serüveni gibi de görebiliriz. Neşet Ertaş’a ait olan “Nerede bir türkü söyleyen varsa, korkma yanına otur.

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Çünkü bütün şiirler Çiğnenmiş çiçeklere özlemi anlatır.”[1] “Şiirimizin sahipsizliği beni şaşırtıyor,”[2] betimlemesiyle malûl bir zaman diliminde, Eugene Ionesco, “Her umutsuzluk mesajı, herkesin özgürce çıkış yolu araması gereken bir durumun ifadesi”yken; “Şiir birey olma yoludur”;[3] “Şiir, ozanın gerçek yaşamıdır”;[4] “Şair, sorumlu bir toplumsal öznedir.”[5] Çünkü “Şiir ütopyadır, özgürlük

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Yanıtlarım sizi korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormayı bırakmalısınız.”[2]   Değinilen soru(n)ların kavranılabilir olması için somuta mündemiç, teorik ve soyut bir çerçeveye ihtiyacı olduğu kanısından hareketle şunların altını çizerek başlamalı.   KRİZ DÜNYASI   Sürdürülemez kapitalizmin III. Büyük Bunalımı ile altüst olan yerküre, “Sosyalizmin Alfabesi”ni kaleme alan Leo Huberman’ın ifade ettiği: i)

Devamını Oku

İ. LENİN VE EKİM DEVRİMİ[1]   “Kimsenin kuşkusu olmasın; onları [kapitalizmi] mutlaka yeneceğiz!”[2]   Ekim Devrimi’ni mümkün (ve büyük) kılan: Devrimin güncelliğini fikrini hayata geçiren enternasyonalist sınıfsal devrimci bir praksis olması yanında; “Zamanın Ruhu”nun devrim ihtiyacını yanıtlamasıydı. Bu bağlamda Ekim Devrimi’nden -hakkını vererek- söz etmek, güç olduğu kadar, büyük bir sorumluluk

Devamını Oku

  “MED CEZİR”Lİ ‘ÇETİN’ KALEM[*]   “Gerçek; ölümü yok etmiyor, mesafeleri azaltmıyor, zamanı geciktirmiyor ama bize aslında ne olduğumuzu anlatıyor.”[1]   Hâlâ birçok epigonu ile “yaşayan” -22 Haziran 2015’de sonuncu doğum gününü kutlayan- Çetin Altan’ı (22 Haziran 1927), “Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan,”[2] deyişi ardından 22 Ekim 2015’de

Devamını Oku

TEMEL DEMİRER “Düşünmek, bir yıkıma hazırlanmaktır.” Bir zamanlar, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Türkiye’de siyasetten kaçmanın imkânsız olduğunu ve bazen “ağzını kapalı tutmayı” başaramadığı vurgusuyla; “Aslında benim siyasi sorunlarım kitaplarımın birçok dile çevrilmesiyle başladı. Çoğu zaman olmasa da bazen ağzımı nasıl kapatacağımı bilmiyorum. Sinirleniyorsunuz ve sorunun etrafından dönmek yerine gerçekleri anlatmak istiyorsunuz. Türkiye’de

Devamını Oku

“Bir çocuk ağlasa dağ başında gözyaşında Amerika akar. Vurdularsa birini, kanı şorladıysa bilin ki kurşunlarda Amerika var. Kişi kişiye köle tutulduysa, asıldıysa darağacında Amerika var.”[1]   George Carlin’in ABD tarifi ile başlayalım diyeceklerimize: “… ‘Özgürlükler diyarı.’ ‘Cesurların vatanı.’ ‘Amerikan rüyası.’ ‘Tüm insanlar eşittir.’ ‘Adalet tarafsızdır.’ ‘Basın özgürdür.’ ‘Oylarınız değerlidir.’ ‘İş dünyası dürüsttür.’

Devamını Oku

DOĞAN HIZLAN VESİLESİYLE ELEŞTİRİ VE YAZMAK ÜSTÜNE[*] TEMEL DEMİRER “Tarihsel koşullar en güçlü bireylerden daha güçlüdür.”[*]   “Papyon takan, gömleklerini hazır almayıp diktiren, ceketinin iç cebinde köstek taşıyan sanat insanı” Doğan Hızlan vesilesiyle değinmek istediklerim var; ancak önce Georgiy V. Plehanov’dan birkaç saptamanın altını çizelim: “Gerek sanat gerekse edebiyatta, belirli bir

Devamını Oku