Aralık 2016’da hizmete giren Avrasya Tüneli için yıllık 25 milyon 550 bin araç geçiş garantisi verildi. Ancak 2016-2023 döneminde bu sayı hiçbir yıl tutmadı. Eksik kalan geçişler nedeniyle Hazine’nin kasasından işletmeci firmaya toplam 800 milyon dolar aktarıldı.
2023 yılında ilk kez garanti edilen araç sayısı aşıldı. Buna rağmen işletmeci firmaya bu kez “fiyat farkı” gerekçesiyle ödeme yapıldı. 2024 yılında Hazine’nin yaptığı ek ödeme 3,2 milyar TL oldu.
Döviz bazlı sözleşmeler tartışma yaratıyor
CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın açıkladığı verilere göre sözleşmede araç geçiş ücreti 4 dolar + KDV + ABD TÜFE artışı üzerinden hesaplanıyor. Bu formüle göre 2024 Ocak ayında ücret 208 TL olması gerekirken fiili ücret 80 TL’de kaldı. Aradaki 128 TL farkı ise Hazine üstlendi. Yıl sonunda işletmeciye 2,8 milyar TL ödeme yapıldı.
Polat, 2024’te 27,7 milyon araç geçişiyle garanti sayısının (25,8 milyon) aşıldığını ancak fiyat farkı ödemelerinin devam ettiğini vurguladı. Toplamda 8 yılda 201 milyon 480 bin araç garantisi verildiği, buna karşın yalnızca 151 milyon aracın geçtiği ve şirketin bugüne kadar 8 milyar 216 milyon TL ödeme aldığı belirtildi.
“Şirket kazanıyor, vatandaş kaybediyor”
CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, “Yedi yıl garanti araç sağlanamadı, vatandaşın sırtına 800 milyon dolar yüklendi. 2023’te garanti aşıldı ama bu kez de fiyat farkı devreye sokuldu. Burada şirket kazanıyor, Hazine kazanıyor, sadece vatandaş kaybediyor” ifadelerini kullandı.
Sarıgül ayrıca, “Dolar üzerinden belirlenen geçiş ücretleri devam ederse, yıllık 30 milyon araç geçse bile milletimiz ödemeye devam edecek. Deli Dumrul projelerinde geçiş ücretleri TL’ye sabitlenmeli” diyerek sistemin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ekonomi açısından ne anlama geliyor?
-
Kamu bütçesine yük: Döviz üzerinden verilen garanti ödemeleri, bütçe açığını artırıyor ve vatandaşın sırtına ek vergi yükü olarak dönüyor.
-
Gelir dağılımı sorunu: Geçişleri kullanan kesim sınırlı iken, ödemeler tüm toplum tarafından karşılanıyor.
-
Enflasyon ve kur riski: Döviz bazlı sözleşmeler, kur dalgalanmalarında Hazine’nin yükünü daha da artırıyor.
-
Yatırım önceliği tartışması: İnşaat projeleriyle büyüme stratejisi, uzun vadede tarım ve sanayi gibi üretken alanları geri plana itiyor.
Avrasya Tüneli örneği, yap-işlet-devret modelinde kamu yararı tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. 2042 yılına kadar işletmeci firmada kalacak projede, geçiş ücretleri dolar üzerinden belirlendiği sürece vatandaşın yükü sürecek gibi görünüyor.







