Musa Özuğurlu
Almanya’da üst düzey komutanların ses kaydı, Ruslar tarafından yayınlanınca ortalık karıştı. Scholz hükümeti gerçekten savaş istiyor mu ya da ne yapmak istiyor?
İlginç zamanlar yaşıyoruz. Almanya yakın geçmişte Rusya ile iyi ilişkiler içindeydi ya da en azından dengeli bir politika ile yakın coğrafyasındaki “tehlikeli” komşusunu maksimum fayda içinde tutarak kendi çıkarlarına göre ilişki geliştirmişti.
Kuşkusuz bunda eski şansölye Merkel aklı etkiliydi. Ancak ne olduysa oldu ve Merkel sonrası Almanya savrulmalar yaşamaya başladı.
Merkel, Trump döneminde dahi Avrupa’nın aklı olarak hareket etmiş ve yürünmesi zor patikalarda bile ülkesi ve Avrupa için Amerikan ekseninde uygulanacak politikalar yerine sakin bir rota çizmişti.
Scholz elbette Merkel kadar tecrübeli ve karizmatik değil, ancak yüzyılların birikimi Avrupa aklı nereye gitti?
Macron’a bakın, Ukrayna’ya ordu göndermekten bahsediyor. Gerçekten aklını yitirmiş olması gerek. Aslında kendisi de çok iyi biliyor, böyle bir adımın dünya için çok da mantıklı sonuçlar doğurmayacağını ancak yine de konuşmaktan geri kalmıyor.
Ses kaydı skandalının patlaması birkaç açıdan önemli. Birincisi, Rusya’nın istihbaratının ne kadar güçlü olduğu ortada. İki ihtimal var: Ya Rusya da Amerikalılar gibi Almanların her konuşmasını dinliyor ya da Rusya’nın Alman askeri – sivil bürokrasisi içinde çok sağlam bir casus yapılanması var.
Neresinden bakarsanız bakın Almanlar için skandal.
Bir başka sonuç Almanların “saha gerçeklerinden” ne kadar uzak oldukları. Ukrayna’da haklı veya haksız bir savaş var sonuçta. Daha doğrusu acımasızca devam eden küresel rekabet içinde Ukrayna üzerinden, Ukrayna topraklarında yaşanan bir savaş.
Savaşa gelinirken yaşananlar taraflar açısından tartışılabilir elbette, ancak bu savaşta Batı istediğini alamadı ve dünya için durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor.
Avrupa’nın, Amerikan’ın ve Brexit ile ayrılarak kendi yolunu çizmiş İngilizlerin politikalarına bu kadar bağlı olmasının sebebi ne? Ya da bir diğer deyiş ile Avrupa’nın bu savaşın sürmesinden çıkarı ne?
Bugün dünya, emtia piyasalarında yaşanan çalkalanma Avrupa’da yaşayanları derinden etkilemiş durumda ve yapılması gereken tek şey savaşın sona ermesi için çaba sarf etmek.
Ancak gelin görün ki Avrupa’ya bu konuda öncü olması gereken Almanya ve Fransa’nın başında bulunan yöneticiler savaşı daha da kızıştıracak hamleler peşinde. Üstelik bu hamleleri gizlemeyi de beceremiyorlar!
Biden ve Sunak için hava hoş. Onlar zaten bu savaştan doğrudan etkilenecek ülkeler değil.
Ama Almanya, İtalya ve Fransa öyle mi?
Kısaca geriye dönersek bu ülkelerin savaştan doğrudan etkilenen ülkeler olduğu görülür. Daha yaptırımların uygulanmaya başlandığı ilk günden itibaren İtalyanlar, Türkiye üzerinden Rusya ile ticareti devam ettirmenin yollarını aradılar. Almanya ise gaz tedarikinin önemli bir kısmını Rusya’dan sağlayan ülke olarak alternatif arayışına girdi.
Bu gerçekler ortadayken Kırım köprüsünü bombalamayı düşünmek ya da Ukrayna’ya NATO askeri göndermek gerçekten Avrupa’nın çıkarlarına uygun mu?
Anlaşılan o ki savaşın daha da kızışarak devam etmesini istiyorlar.
İyi ama savaş bugüne kadar kime fayda getirdi? Birinci ve İkinci Dünya savaşları sonucunda küresel güçler pastadan paylarını alıp dünya düzenini ona göre kurdular. Ancak şimdi aynı şartlar geçerli değil ve alternatifler ortaya çıkmış durumda. Zaman, ittifaklar arasındaki güç farkını azalttı.
Bugün yaşanacak küresel bir savaşta Batı açısından garanti yok. Eski Sovyet döneminde dünya iki kutupluydu ve çıkarlara göre bu iki kutbun savaştığı / iş birliği yaptığı zamanlar oldu. Ancak artık çok kutuplu bir dünya var ve eskinin galip devletlerinin aynı sonucu almaları için çok daha fazla yıkıma ihtiyaç var. Aksi halde “zafer” kendileri için çok uzakta.
ABD’nin İran ya da Ortadoğu’daki dengeler konusunda kararlı davranamamasının en önemli sebebi de bu gerçeği görüyor olması. Ancak belli ki Avrupa’dakiler bu gerçeği görmemekte ısrarcı. Scholz ya da Macron elbette tek başlarına dünyayı savaşa sürükleyecek güce sahip değiller, ama ne olursa olsun endişe yaratmayı başarıyorlar.
Kendi sokaklarına baksalar bu gerçeği çok çabuk anlayabilirler, ama gerçek dışı zamanlarda yaşıyorlar gerçek dışı hayaller ile halktan kopmuş vaziyetteler.
Batı basınının büyük çoğunluğu ise HAMAS üzerinden Netanyahu’nun, Rusya üzerinden de kendi hükümetlerinin hatasını örtmeye çalışıyor.
Macron asker göndermekten söz ettikten, Almanya’nın Kırım köprüsüne saldırı planları sızdıktan sonra Rusya’dan “nükleer gücümüzün kendilerini vurabileceğini unutmasınlar” sesleri yükselince hemen “Putin bizi tehdit ediyor” başlıkları atıldı.
Sanki sız(dırıl)an ses kayıtları Kırım’ı değil Berlin’i vurmak için yapılan konuşmalardan!
Son günlerde NATO’nun Ukrayna sahasında görülmeye başladığına dair daha fazla haber ve iddia dolaşıyor ortalıkta.
Gerçekten ne yapmak istiyorlar, yeni bir dünya savaşı mı?







![Büyüme değil, büyümeme [küçülme…]](https://sonhaber.ch/wp-content/uploads/2024/03/Manset-Yazarlar-Sablonu-6-75x75.png)




