İnsan bir anda kendini dört duvar arasında yalıtılmış halde bulabiliyor. Avrupa’da yaşayan milyonlarca insan ansızın bu yeni yaşam koşullarına uyum sağlamak zorunda kalıyor. En son Fransa, pazartesi günü sokağa çıkma yasağı getirdi. Hareket özgürlüğünün henüz kısıtlanmadığı yerlerde de birçok kişi, Koronavirüs salgınını yavaşlatmak için evlerine kapanıyor. Gazeteciler, okuyucularını bu dönemi en verimli şekilde geçirmeye çağırıyor.
Telaşlı gezegende durup düşünmek için bir fırsat
Yayıncı Alexander Shmelev, newsru.com tarafından alıntılanan bir Facebook paylaşımında, Koronavirüs salgınını, telaşın hakim olduğu modern hayat içinde biraz olsun soluklanmak için bir fırsat olarak değerlendiriyor:
“Bunun sonucunda bir şekilde zamanı durdurma, bu kısır döngüden kurtulma ve ayaklarımızı yeniden sağlam zemine basabilme isteği yaygınlaştı. … Tam da böyle bir zamanda Koronavirüs bir fırsat yaratıyor, çünkü bütün gezegende geçici bir ara verilmiş durumda. Sonu gelmez koşturmacaları sona erdirip, meditatif eve kapanma haline dönmek için bir fırsat bu. Her gün bir öncekinin aynı, insan hiçbir yere gitmiyor, başkalarıyla görüşmüyor, temel meseleler hakkında rahatsız edilmeden düşünebiliyor (örneğin yaşam ve ölüm hakkında, ki salgın bu gibi düşüncelerin önünü açıyor elbette), kalın kitaplar okuyabiliyor ve saire. Bu sürecin nasıl biteceği şimdilik meçhul ama bir sosyal deney olarak son derece ilginç olduğu kesin.”
Hedeflerimiz uçup gidiyor
Modern insan, görev listelerinin ıskartaya çıkmasını kabullenmek zorunda, diyor felsefeci Barbara Bleisch, Tages-Anzeiger‘daki yazısında:
“Çünkü insanın varlığı, Boston’daki MIT enstitüsü felsefe profesörlerinden Kieran Setiya’nın ‘telik’ olarak tarif ettiği şeylerle dolup taşıyor. Bunlar hedeflere yönelik faaliyetler, dolayısıyla nihai bir noktaya ulaşmaya çalışıyorlar. … Koronavirüs bizi bu tuhaf alışkanlığımızdan kurtaracak, çünkü hastalığın gölgesinde hedeflerimizin çoğunu erteledik, hatta hedeflerimizden tümüyle vazgeçtik. Yeni hedefler koymamız zor. Önümüzdeki haftanın, önümüzdeki ayın neler getireceğini kim bilebilir? Hedefe odaklı olmayan faaliyetlerin değerini bilmeyi tekrar öğrenmemiz gerekiyor.”
Koronavirüs haberleri insanı hasta edebilir
Gazete manşetlerini yeni bir haber uğruna soluksuz takip edenler, hasta olma riskiyle karşı karşıya, diyor The Times:
“Daima yeni haberlere açız, zira umudumuz bu haberlerin sorularımızı yanıtlaması ve bu yanıtların bizi avutacak olması. Daha fazla bilginin, denetimi yeniden ele geçirdiğimiz hissi vermesini istiyoruz. Bize her zaman bilginin bizi güçlendirdiği söylendi. Ama açlıkla tükettiğimiz bu haberler dertlerimize derman olmuyor. Sanki susuzluğumuzu tuzlu su içerek gidermeye çalışıyor gibiyiz. Önce işe yarar ama nihayetinde tam tersi etki yapar. … Şu sıralar birçok insan, beden sağlığını muhafaza etmek için evlerine çekilmiş durumda. Psikolojik sağlığımızı düşünerek günün 24 saati haber bombardımanından da benzer şekilde uzak durmalıyız.”
Okuyun – ama kitabı Amazon’dan almadan
Toplumdan uzaklaşmak ve evine geri çekilmek birçok insana okumayı ertelediği kitaplarını eline alma fırsatı tanıdı, diyen blog yazarı François Géze, okuyucuları aklıselim alışverişe davet ediyor:
“Yayıncılığı hayatta tutan ve yeni düşüncelerin yanı sıra edebi yenilikleri insanlara ulaştırmakta önemli bir rol oynayan kitapçılar olmasa, kitaplar ne ilgi görür ne de okuyucuyla buluşurdu. Şu sıralar yaşanan krizde ilgilendiğiniz kitapları çevrimiçi satın almak zorundasınız. Sizleri bu alışverişleri Amazon’dan değil, bağımsız kitapevlerinin internet mağazalarından yapmaya davet ediyorum. … Bu sayede, mevcut kriz nedeniyle zor günler yaşayan kitapçıların desteklenmesi için önemli bir mesaj vermiş olursunuz.”
SONHABER











