Avrupa Medyasında Mora’daki yangın : Felaket geliyorum dedi

Yunanistan’ın Midilli adasındaki Moria sığınmacı kampı çıkan bir yangın sonucunda neredeyse tümüyle yerle bir oldu. Binlerce insan sokakta kaldı. 2 bin 800 insan için planlanan kampta yaşayan 12 binden fazla kişi arasında son günlerde ilk Korona vakaları da ortaya çıkmıştı. Köşe yazarlar felaketi Avrupa’nın göç politikasındaki başarısızlığının yeni bir sembolü olarak görüyor.

Tagesschau / Almanya

Nobel Barış Ödülü’ne layık değil

AB’nin alevlerin arasındaki görüntüsü çok acınası, diyor tagesschau.de:

“Moria, Brüksel yapımı bir cehennem. … Asıl riyakar olanlar, dünya üzerindeki her felakete öfkelenip bu felaketlere AB’nin dışişleri bakanlarının cesur açıklamarıyla tepki veren AB ahlakçıları. … İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi … sadece AB sınırları dışında geçerli değil. Çaresiz gençlerin hap içerek ya da kendilerini bıçaklayarak intihar etmek istediği bir kampta da geçerli. 13 bin kişi için tek bir marketin bulunduğu bir kampta da geçerli. Sabun bulunmayan, duş almak için günde sadece 2,5 saat su akan bir kamp için de geçerli. Gelecek perspektifleri kafaların üzerindeki plastik branda kadar küçük olan yerlerde de geçerli. … Nobel Barış Ödüllü AB insanlık onuru konusunu bir daha düşünse iyi eder.”

AVGI /Yunanistan

Pis işleri isteyerek üstlendi

 Sol eğilimli Avgi gazetesi Yunanistan’ın üstlendiği rolü eleştiriyor:

“Sığınmacı krizinde yaşanan bütün trajedilerin kaynağı, Miçotakis hükümetinin Avrupa adına göçü durdurma kararıdır. Bu karar denizde geri göndermeleri, uluslararası hukukun ihlal edilmesi anlamına gelse de, adalarda kurulmasını [AB’li] partnerlerimizin desteklediği toplama kamplarını da içeriyor. Yunanistan Avrupalılardan fiili dayanışma, teknik destek ve sığınmacıların başka yerlere yerleştirilmesini istemek yerine en pis işleri üstlendi ve toplumun muhafazakar kesimlerinden puan toplayacağını zannetti.”

 Tages-Anzeiger ( isvicre)

En küçük ortak payda: Gözdağı

 Tages-Anzeiger’e göre yangın Avrupa’nın başarısızlığının sembolü:

“Uygun konaklama koşulları ve hızlı işlemler için Avrupalıların ödediği vergiler rahat rahat yetmeliydi. Ama AB ükeleri, Dublin İltica Antlaşması’nın taraflarından olan İsviçre de dahil olmak üzere başarısız oldu. Moria’daki korkunç koşullar sır değildi ve insanları korkutması amaçlanmıştı. … Bu noktada …. başka hiçbir konuda anlaşamayan Avrupa ülkeleri arasında gizli bir ittifak var. … Avrupa’nın dış sınırları boyunca Avrupa iltica merkezleri kurması ve ortak bir prosedür uygulaması, sığınmacıların geldiği en önemli ülkelerle geri gönderme anlaşmaları yapması gerekirdi. … Şimdiye kadar Avrupa’da bir iltica reformu yapılmasını engelleyen dağıtım sorunu da önemini yitirirdi o zaman.”

Kurier / Avusturya

Nesnelliğe geri dönüş şart

 Kurier gazetesi, Moria’daki sefaletin yıllardır bilindiğine işaret ediyor:

“Uluslararası kuruluşlar ve STK’lar yıllardır buradaki feci duruma dikkat çekiyor. Buna rağmen ancak bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda AB ülkesi birkaç sahipsiz çocuk almaya razı oldu (Avusturya bu ülkeler arasında değil). [AB ülkelerinin] çekim gücü çok fazla, dendi gerekçe olarak. … Birincisi kanıtlanmış değil bu, ikincisi, göçmen sayısı ciddi biçimde azaldı. … Tartışmayı iki merkez noktaya odaklanan nesnel veriler ışığında yürütmek lazım: İstenir ya da istenmez, yaşlanan kıtanın göçe ihtiyacı var (Örnek: bakım hizmetleri). Ve kendi ülkelerinde gelecek görmeyen insanlar kalkıp geliyor işte. … Bu nedenle bütüncül, ama özellikle de dayanışmacı bir Avrupa politikasına ihtiyaç var.”

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x