Avrupa Medyasından

Schengen bölgesinde seyahat özgürlüğü hafta başından itibaren büyük ölçüde yeniden tesis edildi, sadece bazı yerlerde Korona pandemisinin getirdiği tek tük kısıtlama yürürlükte. 14 Haziran ayrıca Schengen Anlaşmasının imzalanmasının 35. yıldönümü. Köşe yazarlarına göre bu tarih, Avrupa’daki seyahat özgürlüğüyle son önlemlerin kaldırılmasını kutlamak ve eleştirel bir şekilde sorgulamak için bir fırsat.

Seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla Avrupa basınında cesitli tepkilerde gelmeye başladı.

Sme,( Slovakya)  büyük bir kazanımın geri dönmesinden çok mutlu:

Seyahat özgürlüğümüzü ne kadar seviyormuşuz

“Özgürlük ve normalleşme özlemi Koronavirüs’ü yendi. Kimi yerlerde hala çeşitli kurallar, testler ve karantinalar olacak tabii, ama Schengen Bölgesi çok yakında Avrupalıların geçen yıldan tanıdıklarının neredeyse aynısı olacak. Artık ikinci bir Korona dalgası bile önlemlerin gevşetilmesini engelleyemez. Bir kaç ay her yerin kapalı olmasının yarattığı zorluklar sonrasında herhalde herkes Schengen’in büyük bir kazanım olduğunu anlamıştır. Bunu ancak kaybedince fark ettik. Virüse borçlu olduğumuz olumlu bir şey en azından.”

İspanya bir hafta içinde Schengen Bölgesi’nden ziyaretçilere sınırlarını açıyor. La Vanguradia,( ispanya)  çok dikkatli olmalıyız, diye uyarıyor:

Kontroller sıkı tutulmalı

“İspanya’nın içinde de bulaş riskinin yüksek olduğu kimi yerler var, ama özellikle Avrupa dışındaki sınırların açılması, pandeminin yeniden filizlenmesi gibi büyük bir tehlike de barındırıyor içinde. … Bu nedenle üç aylık izolasyonun ardından sınırlar açılırken İspanya’ya gelenlerin kontrolü mutlaka sıkılaştırılmalı ve taraf olan bütün ülkelerin resmi kurumalrıyla işbirliği yapılmalı. Hükümet halkı sakinleştirmek için konuyla ilgili planlarını açıklamalı, gerekirse tartışmaya açmalı ve bütün Schengen ülkeleri için ortak bir sağlık protokolü hazırlanmasını istemeli.”

 

Le Temps,(isvicre) sağcı İsviçre Halk Partisi’nin göçü sınırlamak için hazırladığı halk girişimini ele alıyor:

Schengen sınıfı geçti

“Korona krizi, egemenlerin ve popülistlerin umduğu gibi kıtanın entegrasyonuna ölümcül bir darbe vurmak yerine, güçlü bir iç pazar için sınırların ve serbest dolaşımın vazgeçilmez olduğu bilincini arttırdı. … Bir devletin sınırlarını kapatmasının her şeye çare olacağını düşünenler yanılıyor; pandemi bunun aksini kanıtladı: Serbest dolaşım, antlaşmalardan tamamen vazgeçmeye gerek kalmadan belirli alanlarda kısıtlanabilir. Schengen Bölgesi Korona krizinin yarattığı sarsıntıda zorluklara direnerek, ulusal güvenlik için bir tehdit olmadığını ve reformdan geçmiş bir Schengen’in savunmayı hak ettiğini kanıtladı.”

 

Schengen Antlaşması bir taraftan da Avrupa’nın dış sınırlarının oluştuğu andı, diyor taz (Almanya)

İçerde açık, dışarıya kapalı sınırlar

“Schengen Antlaşmasından beş yıl sonra devletler ikinci bir antlaşma imzaladı: Schengen Uygulama Antlaşması. … Bu antlaşma Schengen ülkelerine giriş, çıkış ve serbest dolaşım kurallarını düzenliyordu. Ülkeler, dış sınırlarını daha sıkı kontrol ediyor, polis ve yargıyla daha sıkı işbirliği yapıyor ve vize ve sınır kontrolleri konusunda veri topluyordu. … Schengen’in ne olduğunu doğru hatırlayalım: İçerde açık, dışarıya kapalı sınırlar. Ancak bunları hatırlarsak Akdeniz’de insanların boğularak ölmesinin nasıl Avrupa’nın normaline dönüştüğünü de anlayabiliriz.”

 

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x