Avrupa’da Aşırı sıcaklık ve kuraklık

HomeEkoloji

Avrupa’da Aşırı sıcaklık ve kuraklık

Yaz daha yeni başladı ama küresel ısınma dolayısıyla Avrupa’da şimdiden birden fazla acil durum kayda geçti. Haziran ayındaki sıcak hava dalgalarıyla sıcaklık rekorları kırıldı, İspanya, Fransa ve Almanya’da hektarlarca orman yandı, İtalya bitmek bilmez kuraklıktan mustarip ve yeni bir sıcak hava dalgası şimdiden yolda. Avrupa basını, bu acil soruna yönelik çözüm önerilerini tartışıyor.

İhmal edilen bölgeler intikamını alıyor

Correio da Manhã, 2017’de Portekiz’de gerçekleşen korkunç orman yangınlarının tekrar yaşanma tehlikesi olduğunu yazıyor:

“30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar, kuvvetli rüzgârlar ve neredeyse hiç nem olmamasıyla, bu haftaki hava koşulları yangınların yayılması için elverişli bir ortam yaratıyor. Ancak iç bölgeler giderek daha fazla terk edilip unutulmasaydı, bu yangınlar engellenebilirdi. … 2017 kıyametinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, çok fazla şey yapılmadı. Kanunlarda pek çok iyi niyetli değişikliğe gidildi, ancak bölge daha da ıssız hale geldi. Yeniden büyüyen orman, yeni trajediler yaratmak üzere. Siyaset şu anda alarm durumunda, ancak ilkbaharda, sonbaharda ve kışın iç bölgeler kimsenin umurunda olmuyor. Yangınlar ancak bölge ekonomik bakımdan önem teşkil etmeye başlayınca kontrol altına alınacak.”

İtalya’nın milyarlar yatırması şart

Taz, Roma’nın izlediği rotada tutarlı bir değişikliğe gitmesini istiyor:

“İtalya’nın ülkede suyun bol olduğu ve akması için yalnızca tarlalarda sulama sistemlerini, evlerde de musluğu açmanın yeterli olacağı fikrinden kurtulması gerekiyor. Su kıt ve değerli bir ürün. Yeni baraj gölleri inşa etmek, içme suyunun yüzde 40’ının kaybolup gittiği harap haldeki boru şebekesini yenilemek, arıtma tesislerinden gelen temiz suyu artık öylece denize boca etmemek: İleride her yaz sıkıntı çekmek istenmiyorsa, İtalya’nın hızla işe koyularak milyarlar tutarında yatırım gerçekleştirmesi gerekiyor.”

Hakikate uyum sağlayabiliriz

Çevre muhabiri César-Javier Palacios, 20 Minitos’da sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemleri daha katlanılabilir kılmanın basit yolları olduğunu söylüyor:

“Yeni sıcak hava dalgası, yeni acılar. Buna alışmamız gerekecek, zira iklim değişikliği bir hakikat. … İki basit çözüm bulunuyor: saati geri almak ve şehirlerimizi daha yeşil hale getirmek. … Resmi saat uygulamasının güneş saatinden sapması, İspanyol anakarasında sıcaklığın zirveye ancak öğleden sonra 17.00 ila 19.00 arasında ulaşılmasına neden oluyor. … Yataklarımıza dünya saatine ya da güneş saatine göre gitseydik, birkaç derecelik sıcaklıktan kurtulur ve daha iyi uyurduk. Ve ağaca, milyonlarca büyük, kesilmemiş ağaca ihtiyacımız var. Gövdelerinin altının 15 dereceye kadar daha serin olabileceğini biliyor muydunuz?”

Afetler ulusötesi bir konu

Bruegel düşünce kuruluşundan bilim insanları Klaas Lenaerts, Simone Tagliapietra ve Guntram Wolff, Le Monde’da iklim değişikliğinin Güney Avrupa’yı daha sert vurduğunu ve bu yüzden AB’nin acilen müdahale etmesi gerektiğini söylüyor:

“AB çapında bir uyum politikasına ihtiyaç var, zira afetler ve bunların önlenmesi genellikle ulusötesi bir konu. Birden fazla ülkeden akan nehirlerin, kuraklık ya da sel vakalarında olduğu gibi hep birlikte idare edilmesi gerekiyor. AB bu alanlarda, örneğin tarım ve kırsal kalkınmada halihazırda belirli yetkinliklere sahip. … İklim değişikliğinin sonuçları ve ülkelerin uyum sağlama konusundaki yetersizlikleri, AB içinde hissedilir hale gelmiş durumda ve siyasi gerilimleri daha da şiddetlendirecek bir iklimsel fay hattı oluşturabilir.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments