Avrupa’nın kafası karışık : Korona yaz dalgası

HomeDünya

Avrupa’nın kafası karışık : Korona yaz dalgası

 Avrupa’da birçok ülke Korona vakalarının yoğunlaştığı yeni bölgelerden mustarip. Kimilerine göre uluslararası tatil trafiğinin artması bulaş zincirlerinin takibini de zorlaştırıyor. Bazı ülkeler riskli bölgelerden gelenlere Korona testi ya da karantina uygulamaya başladı. Köşe yazılarında olabildiğince sert önlemler almanın yanı sıra mümkün olduğunca yasaklardan sakınma yönünde öneriler yer alıyor.

Die Presse / Avusturya

Bölgesel vaka kümelenmelerini engellemek imkansız

Avusturya’da, tatil yöresi St. Wolfgang’daki otellerde ve barlarda 60’ın üzerinde yeni Koronavirüs vakası tespit edildi. Siyaset dünyası yine de serinkanlı kalabilmeli, diyor Die Presse:

“İnsanların sağlığı ile ekonomik çıkarları arasındaki kırılgan denge bu türden vaka kümelerini önlemeyi zaten imkansız kılıyor. … St. Wolfgang’daki yeni vakalara tepki olarak yaşın yanında kuruyu da yakmak ve otelleri, barları ve restoranları kapatmak … iç turizme ağır bir darbenin ötesinde kriz yönetiminin ‘hapsetme’ politikasını iyice anlamsızlaştıracaktır. … Bu yüzden olaylar bu noktaya gelmemeli ve gelmeyecektir de, çünkü ilk vakanın tespit edilmesinin ardından yapılan temas takibi ve izolasyon çok iyi işledi.”

Berliner Zeitung / Almanya

Zorunlu test makuldür

Almanya Korona riskli bölgelerden geri dönenlerin virüs testi yaptırmasını zorunlu hale getirmeyi planlıyor. Ama Berliner Zeitung’a göre bu yeterli değil:

“Koronavirüsle enfekte olan Cottbus’lu aile riskli bölge kabul edilmeyen Mallorca’dan gelmişti. Başka çare yok: Toplumun tamamını korumak için havayoluyla gelen herkese test zorunlu olmalı. Bu testler şimdiye dek özel hayata müdahale olduğu gerekçesiyle kabul edilmiyordu. Herkesin bulaş zincirinin başında bulunması ve süper bulaştırıcı olması mümkün olduğuna göre, virüsün yaymak da özel bir konu olamaz. Test, kabul edilebilir küçük bir kısıtlamadır sadece. Nitekim seyahat edenler 11 Eylül saldırılarını takip eden güvenlik kontrollerine de alışmıştı sonunda.”

Corriere del Ticino / İsviçre

Felaket tellallığının lüzumu yok

Corriere del Ticino Genel Yayın Yönetmeni Fabio Pontiggia kimi uzmanların panik yaratmasına öfkeli:

“Bu aşamada pandemiyle baş edebilmek için en doğru yol korku yaratmak değil. Uzmanların alarm veren seslerine herkes aynı tepkiyi göstermiyor. Halkın bir kısmı aşırı hassas. Gerçek verilerle beslenmeyen saçma sapan öngörüler, bunları dile getirenlerin inanılırlığını da azaltıyor. … Bu şekilde davranarak, günlük hayatımızı ve özgürlüklerimizi ilgilendiren ve kısıtlayan kararların muhtemelen (tek) sorumlusu olan siyasetçilerin üzerinde baskı kurmak istiyorlar. O özgürlükler ki, mart, nisan ve mayıs aylarında ciddi anlamda kısıtlanmış, bunları büyük çabalarla geri kazanmıştık.”

De Telegraaf / Hollanda

Yanlış bir çekingenlik

Hollanda hala kapsamlı bir maske zorunluluğunu reddediyor ve maskenin sadece toplu taşımada zorunlu olması gerektiğini söylüyor. Ancak artan vaka sayılarına bakan De Telegraaf, hızla harekete geçme çağrısı yapıyor:

“Uzmanlara ve komşu ülkelere göre maskenin önleyiciliği için yeterince kanıt bulunuyor. Ama hükümet yine de [kendi uzman kurulunun] tavsiyesini bekliyor ve herkesin kendi sorumluluğuna işaret ediyor. Bu tutum giderek, virüs yayılmaya devam ederse trajik sonuçlara yol açma potansiyeli taşıyan bir kendine yetme haline dönüşmeye başladı. Komşu ülkeler sonbaharda vaka sayılarında hızlı bir artışı engellemek için daha sert önlemler alınması gerektiğini söylüyor. Yeniden artışı önlemek isteyenler özellikle şimdi dikkatli olmalı.”

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments