Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresine ilişkin uzun süredir tartışılan düzenlemeyi yeniden görüşmeye hazırlanıyor. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptali istemini 4 Haziran 2026 tarihli Genel Kurul gündemine aldı.
Başvuru, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından yapıldı. Mahkeme, önündeki bir nafaka artırımı ve kaldırılması davasında, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ifadesinin Anayasa’nın 2, 10, 20, 35 ve 41. maddelerine aykırı olduğu kanaatiyle dosyayı AYM’ye taşıdı.
İptali istenen hüküm ne diyor?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebiliyor. İptal başvurusu, bu maddede geçen “süresiz olarak” ibaresine yönelik.
Mevcut kanunda nafakanın her koşulda ömür boyu devam edeceği anlamına gelen mutlak bir düzenleme bulunmuyor. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre nafaka; alacaklı tarafın yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü, yoksulluğun ortadan kalkması veya tarafların mali durumunun değişmesi gibi hallerde kaldırılabiliyor, artırılabiliyor ya da azaltılabiliyor.
AYM daha önce reddetmişti
Anayasa Mahkemesi, aynı ibareye ilişkin bir iptal istemini 2012 yılında incelemiş ve reddetmişti. O kararda, yoksulluk nafakasının boşanma nedeniyle ekonomik açıdan zor duruma düşen eşi korumayı amaçladığı, bu yükümlülüğün sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu vurgulanmıştı.
Yüksek Mahkeme’nin 4 Haziran’da yapacağı değerlendirme, nafaka sisteminin mevcut haliyle devam edip etmeyeceği açısından kritik önem taşıyor. Kararın, hem aile hukuku uygulamaları hem de süresiz nafaka tartışmaları bakımından yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor.












