Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Babalar Günü ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri

Altan Açıkdilli by Altan Açıkdilli
21/06/2025
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Babalar Günü ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri
0
SHARES
513
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Bir babalar günü de geçti gitti. Kutlamalar vesaire. Hediyeler alındı duygular dile getirildi. Yitirdiklerimiz yad edildi. Bunların hepsi kendi içinde güzellikler taşıyan anları oluşturdu.

Buraya kadar bir itirazım yok. (Böyle günlerin tüketimi teşvik edici yanına itiraz hakkım saklı kalsın. Ama yazının konusu bu olmadığından bu kısma girmeyeceğim)

Benim çocuklarım da babalar günümü bir şekilde kutladılar, çoğumuz gibi. Ve bana, yıllardır kendilerine ‘’hem anne hem de baba’’ olduğumu dile getirdiler. Bu başlangıçta içimde sıcak duygular oluştursa da yine de beni, bazı sorular sormaya yönlendirdi.

Sorgularım beni, hem kavramların hem de kavramların sosyal rollerinin, öncelikle bir açıklanması gerektiği noktasına getirdi. Bu bağlamda şu soru öne çıktı. Ebeveynlik, neden anne ve baba olarak ayrı ayrı kategorilendirilir ve bu kategorilerin toplumsal işlevi nedir?

Aslında bunun altında toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı, bir eşitsizliği üretim mekanizması gizli dersek yanılmış olmayız sanırım. Kulağa ilk başta hoş gelse de çocuklarımın bana söylediği ‘’hem anne hem baba olmak’’, kadının toplumsal rolünü de üstlenmek değil mi? Bu durumda cinsiyet farklılıklarından kaynaklı rollerimizi tümden reddetmemiz gerekirken hem anne hem de baba olmak bu cinsiyet ayrımından kaynaklı rolleri aslında farkında olmasak da benimsediğimiz anlamına gelmiyor mu? Yani bir anne rolü bir de baba rolü var. Eşlerden biri, diğerinin rolünü de üstlendiğinde ‘’hem anne hem de baba’’ oluyor. Dikkat edilecek husus yaptığımız işi yapmamak değil, bu işin anne işi olduğu olgusunu reddetmek olduğunu, sanırım belirtmeme gerek yoktur.

Toplumsal ve sosyal olarak kategorileştirilmiş, bu her iki kavrama yüklenen roller, birbirinden farklılık göstermekte. Yani anne isen, temizlik, çocuk bakımı, yemek, çocuklarını çok sevmek, onların her derdini kendi derdin haline getirmek, çamaşır bulaşık vs. senin işindir. Baba isen (aslında çocuk yetiştirmesinde üzerine yüklenen genel geçer toplumsal rolü çok az) İşe gideceksin, para getireceksin, arada çocuklarını seveceksin (ama fazla içli dışlı olmadan) ve annenin verdiği raporlar doğrultusunda, otoriteyi sağlayacak ve bu otorite gücü ile çocuklar ile ilgili (hatta anne ile ilgili) kuralları belirleyeceksin.

İşte aslında yukarıda saydığımız tüm roller bize, içinde yaşadığımız toplum tarafından ödev olarak verilir ve bu ödevleri mevcut sınırlar içinde yani toplumun cinsiyetçi normlarına uygun bir tarzda yaparsak, iyi anne veya iyi baba statüsü ile onurlandırılırız. Ve her an bu orunlarımız ile övünür ve bu orunlarımız sayesinde önemsendiğimizi düşünürüz. Bu hem toplumsal hem de aile içi ilişkilerde böyle bir karşılık bulur.

Oysa toplumun bize dayattığı ‘’anne ve baba’’ rolleri, toplumsal cinsiyet rollerimizin en kristalize olmuş alanının bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu bağlamda her iki kavram da içerik olarak cinsiyetçidir. Gücünü mevcut toplumsal normlardan almaktadır. Mevcut toplumsal rollerin cinsiyetçi bir temelde tüm yaşam biçimlerimizi içeriyor olması bizleri bu rolleri oynarken, (farkında olmasak da) gericileştirir ve bu rollerin kalıcılaştırılmasında aracı yapar.

Aslında, sanırım doğru kavram, ebeveyn olmak şeklinde düşünülebilir. İçinde cinsiyetten kaynaklı rollerin kategorilendirilmediği bir kavram olarak daha derli toplu durduğu kanaatindeyim. Ancak yine de bu kavram bile aslında çocuğun yetiştirilmesinde, toplumun rolünü sadece anne ve babayla sınırlandırdığı için kısmen de olsa gericidir. Bu konuda ünlü Sovyet Sosyal Psikolog Vygotsky’nin, ‘’Bilişsel Gelişim Kuramı’’ oldukça önemlidir. Vygotsky’nin kuramına göre; kültür-özgü araçlar, özel konuşma ve yakınsal gelişim alanı gibi kavramları içerir. Vygotsky, bilişsel gelişimin kültürel ve sosyal faktörlerden etkilendiğini ileri sürmüştür. Çocuklarda zihinsel yeteneklerin, örneğin konuşma ve muhakemenin gelişiminde sosyal etkileşimin rolünü ve bu sosyal etkileşimde toplumu öne çıkartarak vurgulamıştır. Bu bağlamda çocuk toplumsal ilişkiler içinde gelişir. Bu alanı ne kadar daraltır, aileyi ne denli öne çıkartırsak bu gelişim o denli güdükleşir, sınırlanır.

İyi bir; anne, baba, ‘’hem anne hem de baba olmak’’ yıllardır içselleştirilmiş rollerimizin biraz utangaçça da olsa kabulünden başka bir şey değil aslında. Biyolojik özelliklerimizden kaynaklı (ki bu biyolojik fark fiziksel güç vb. içermiyor. Bana göre sadece, doğum yapma ve emzirme yetisi ile sınırlı) roller hariç, çocukların yetiştirilme sürecinde, diğer tüm cinsiyetçi rolleri reddetmeliyiz. Zaten evde çocuklar üzerinden kurulan anne baba rolleri sadece çocuklarla sınırlı değildir. Aynı zamanda eşler arasında da günlük yaşamın örgütlenmesi süreçlerinde, cinsiyetçi bir iş bölümünün de tetikçisi, başlangıç noktası hatta örgütleyicisidir. Hem anne hem de baba olmak iki cinsiyet açısından da bir diğerinin rolünü üslendiği için bir yandan kulağa hoş gelse de diğer yandan (kavramsal olarak) cinsiyetçi rollerin varlığını meşrulaştırmış olur.

Yok… ‘’ben çocuklarıma hem anne hem baba olmadım. Kafamdaki dünya görüşü doğrultusunda örgütlemeye çabaladığım bir yaşam biçimi içinde, sadece ‘’iyi’’ bir ebeveyn olmaya çalıştım’’ diyebilmek, sanırım bu bağlamda daha fazla anlam taşıyor.

Bunu yaparken de aynı zamanda rol model olmaya çalışmak ve yine bunu yaparken tüm yoldaşlarımızla, kendimiz gibi düşünen arkadaşlarımızla, bu süreçleri örgütlemek ve yine çocukları birlikte büyütmek önem kazanıyor. Unutmamalıyız ki çocuklar, bir sosyolojik küçük grup olan ailenin değil, tüm toplumsal ilişkilerinin ve onların da dahil olacağı, bizlerin o toplumla kurduğumuz ilişkilerin bir sonucudur.

Bu bağlamda her türlü toplumsal cinsiyetten kaynaklı rolleri reddetmeliyiz.

Bu süreç işlerken, kadının da (annenin) bu roller nedeni ile özü itibari ile bu rolleri tümden veya büyük oranda reddini, bir ‘’pozitif ayırımcılık’’ hakkı olarak (bazen bunaltsa da) ebeveynliğin eksik veya fazlalıklarını bir kenara bırakarak kabul etmek, bizi daha doğru bir ideolojik duruşa yönlendirecektir.

Son olarak şunu söyleyebilirim ki iyi anne olmak veya iyi baba olmak, iyi bir ebeveyn olmanın önünde bir engel olmakla kalmaz, aynı zamanda iyi bir sosyalist olmanın, devrimci olmanın da önünde de önemli bir engel teşkil eder. Çünkü çocuklar bizim anlattığımızdan daha fazlasını, eylemlerimizden öğrenirler. Çevremizle, eş olarak birbirimizle kurduğumuz ilişkilerimizden öğrenirler. Onlar davranışlarımızı takip eder. Bir doğru davranış, bin kelimeden nasıl ki daha iyi ve öğretici ise bir olumsuz davranış da binlerce kelimeden daha yıkıcı ve yanlışa sevk edici bir durum içerir.

Hayatı güzelleştirmek, ideolojik bir tutumdur. Geri olanı örgütleyip kutsayarak belki hayata küçük de olsa mutlu anlar katabiliriz. Ama bu kutlu anların gerici içeriği, sevdiklerimizin bütün hayatlarını mutsuz edebilecek, sosyal şifreleri içinde barındırır. O halde doğru olanı yapıp iyi bir ebeveyn olaya ve iyi bir toplum kurmaya toplumsal cinsiyetten kaynaklı eşitsizliği üreten mekanizmalara karşı bir duruş sergileyerek işe başlamalıyız.

Tarihin, insanlığın bizden beklentisi bu denli büyükken, bizler en gerici aile ilişkilerinin bir parçası olmayı reddetmeliyiz.

Yarını kurmak, kendimizi bugünden değiştirmeye başlamakla mümkündür.

Tags: Altan Açıkdilli
Previous Post

Savaş Tamtamlığı Kime Yarar!

Next Post

GES MORNAR*

Altan Açıkdilli

Altan Açıkdilli

Yazarın Diğer Yazıları

6-7 Eylül ve Kolektif Bellek
Manşet Haberler

6-7 Eylül ve Kolektif Bellek

08/09/2025
Anlamak ve Değişmek
Manşet Haberler

Anlamak ve Değişmek

13/08/2025
Efendi Taklidi Yapan Köleler
Manşet Haberler

Efendi Taklidi Yapan Köleler

05/08/2025
Kendini ve Kainatı Bilmek
Manşet Haberler

Kendini ve Kainatı Bilmek

29/06/2025
Bahçeli’nin Rolü, NATO ve Savaş Hazırlıkları Süreci
Manşet Haberler

Bahçeli’nin Rolü, NATO ve Savaş Hazırlıkları Süreci

22/06/2025
İRAN SALDIRISI VE İSRAİL ‘’YANCILIĞI’’
Manşet Haberler

İRAN SALDIRISI VE İSRAİL ‘’YANCILIĞI’’

15/06/2025
Next Post
GES MORNAR*

GES MORNAR*

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

ÇERÇEVE YASA’YA DIŞARIDAN BAKMAK

by Mustafa Kumanova
19/08/2026
0

Hepimiz milliyetçiliğin görünmez duvarları tarafından tecrit edilenleriz. Tüm gericilerin ortak kanaati, "insanlar kendi başlarına hareket edemezler, bu yüzden de bir...

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

İnsani yardımın ağır bilançosu: Bir yılda 907 görevli saldırıların hedefi oldu

by Sonhaber
19/08/2026
0

Çatışma bölgelerinde sivillere yardım ulaştırmaya çalışan görevlilere yönelik saldırılar 2025’te kayıtlardaki en yüksek seviyeye çıktı. Yardım Çalışanları Güvenlik Veri Tabanı’na...

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

BİR AĞIT HALAYA DÖNÜSTÜREBİLİNİR Mİ?

by Sarya Özgür
19/08/2026
0

Sevgili okurlar, merhaba. Bu hafta biraz Kürt müziğinin hayatımızdaki yerinden, biraz da müziğin taşıdığı hafızadan söz etmek istiyorum. Çünkü bizim...

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

İsrail Suriye’deki hava üssünü vurdu: Ankara’dan sert tepki

by Sonhaber
19/08/2026
0

İsrail savaş uçakları, Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’nü hedef aldı. Suriye devlet televizyonunun askerî kaynaklara dayandırdığı bilgilere...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik