Balıkçı ve Kara Kedi

Levent Kaçar

 

Kıyıda bir kayığın güvertesine sığınmıştı kara küçük bir kedi. Poyrazın rüzgarından parlak kara tüyleri uçuşurken, titriyordu.

Rüzgarın şiddetinden uçabilirdi sığınmasaydı güvertenin kuytuluğuna. Yaşlı balıkçı yüzündeki muzip, çocuksu gülümsemeyle yanaştı kediye. Ona da bu rüzgarda bir kuytu sığınak lazımdı. Kuytuyu aralarında pay edince, çilingir sofrasını eski bir gazetenin üzerine sermeye başladı balıkçı. Parmakları çatlak çatlak ve kirliydi. Peynirini çıkarıp yerini paylaşma karşılığında kediyle arasında pay etti. Şarabını mantarından kurtarıp su bardağına dökerken peyniri yalayan yavruya sevecenlikle gülümseyerek kim bilir neler düşüyordu yaşlı balıkçı!

Şapkası uçar gibi olunca kıvrak bir el hareketiyle başındaki şapkayı tutarak dizinin altına sıkıştırırken bardaktan dolu bir yudumu boğazına yuvarlayıp ağzını şapırdattı. Kirli eliyle bir parça peyniri aynı hızla yuvarladı ağzına. Poyrazın ayazından titreyen kediyi ensesinden tutarak kalın balıkçı gömleğinin açık yakasından içeriye boca ederken başını çıkaran kediyi okşamaya başladı sevecenlikle. Heybesine uzanıp süt dolu biberonu kedinin susuzluğuna tıkıştırırken diğer yandan şarabından dolu bir yudum daha çekti. Sanki küçük kara şeyin orada kendisini beklediğinden emindi yaşlı balıkçı. Çıkınını hazır etmişti bunu bilerek. Henüz balık yiyecek yaşta değildi çünkü. Masraf etmek lazımdı bu yüzden. Yokluğu paylaşmanın bilgeliğiyle, konuşmadan anlaşıyordu bıyıkları yeni terlemiş kediyle. Kara kedi ana kucağına sığınmışçasına; mutlu mesut biberondan anne memesini emer gibi yapışmıştı biberona. Titremesi bitmişti kara kedinin yaşlı balıkçının sıcak koynunda. Koynunu rüzgara vururken kara kediye siper etmiş yaşlı balıkçı çok şeye şahit olmuştu bu coğrafyada. Üç darbeyi de görmüş savrulmamıştı ayaza kesmiş yangınlarda. Yaralanmıştı yaralanmasına ama küçücük dünyasına bazen sığınmacı bir öğrenci, bazen sokakta kalmış bir dilenci bazen de bu kara kedi düşmüştü payına. Ekmeğini bölüşmek nedir? Bilirdi rüzgarın koynunda; nasibine ne düşerse yakınmadan şikayetsiz paylaşırdı, en fazla da küçük çocuklarla…

Ağustos’tu sıcak yaz akşamı ayaza keserken 2021

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x