Gülüşünden güneş sıcaklığı yayılan, ay gibi parlak teniyle bir kameraya gülümseyen genç bir kadın fotoğrafı hepimizin hafızalarına kazındı geçtiğimiz hafta. Henüz yirmi yedi yaşında ışıl ışıl genç bir kadın… Yeni evli, ataması yapılalı bir yıl olmuş çiçeği burnunda bir polis memuru…
Ne emeklerle, bin bir uğraşla sınavlara hazırlandı; kazandığını öğrendiğinde nasıl sevindi kim bilir? Ardından gözü yaşlı bir eş bırakacağını, bu sevincin bir trajediye kapı aralayacağını nereden bilebilirdi ki…
On dokuz yaşında, izlediği suç dizileri ve aldığı beynini uyuşturan yasaklı maddelerin etkisiyle kendini mafya baronu sanan bir suç makinesi hayattan kopardı gencecik fidanımızı… Toplam yirmi altı ayrı suçtan kaydı bulunan bu caninin işlediği suçların içinde kasten yaralama, gasp, cinsel istismar gibi korkunç eylemler yer alıyor. Kendi annesine uyguladığı şiddet, amcasını yaralaması, üzerinde uyuşturucu bulundurma gibi çokça suç kaydı mevcut olsa da bir şekilde sürekli tutuksuz yargılanmaya alışkın olduğundan mütevellit bir polis memurunu şehit edip bir diğerini yaralayarak kaçtıktan sonra hala tutuksuz yargılanmayı talep edecek kadar da yüzsüz biri…
Gencecik bir kadını hayattan koparıp onlarca suçla hala dışarıya salınacağına inanacak kadar kendine güveniyor olması normal bir durum olabilir mi? Yoksa bugüne kadar onu koruyan ve arkasını kollayan birileri mi var, orası muamma…
Bildiğimiz tek şey çöp poşeti içinde hayvan taşıma aracına sokuşturularak mahkemeye getirilmesi. Çöp poşetine konması insan hakları ihlali (!) olarak algılanmış olacak ki bu durum için bir soruşturma açılacağı iddia edilmesine karşılık İletişim Başkanlığı’nın yaptığı açıklamayla soruşturma açılmadığını öğrendik. Bu bilgiyle birlikte bir an için de olsa hoplayan yüreğimize su serpildi…
Gençlerimize ne oluyor? Neden bu şekilde çürümeye mahkum bırakıldık toplum olarak? Gençlerimizin bir kısmı hayallerindeki hayatı yaşayamadığı için depresyona sürüklenirken diğer bir kısmı başka insanların üzerinde ‘Ali Kıran Baş Kesen’ edasıyla hakimiyet kurmak istiyor…
2010 yılında 83.000 olan suçlu çocuk sayısı yıl 2022’lere geldiğinde 207 bine ulaşmış ne yazık ki! 10 yılda çocuk suçlu sayısının ikiye katlanmasının sebepleri uzun uzadıya ele alınarak, çözüm yolları bulunması için daha da geç olmadan adımlar atılmalı. Ama bunun için çareler aranana kadar el atılması gereken o kadar çok konu var ki kanayan yaraları temiz beze basıp beklemekten ileri bir adım dahi gidemiyoruz…













Harika bakış açısı. Tebrikler
Kadınların sesini kadınlardan başka gür çıkaracak kimse olmadığından sizin gibi iyi yazarların sayısı artması dileğiyle 🙏🏻
Böyle hassas konulara köşende yer verdiğin için bir kadın ve anne olarak teşekkür ederim. Eline emeğine sağlık.
Çok doğru demişsiniz gerekli adımlar acil olarak atılmalı…
Ne güzel değinmişsiniz konuya emeğinize, kaleminize sağlık . maalesef son dönemlerde yaşanan şeyler bazı insanları daha da cesaretlendiriyor. Son bulmasını dilerim.
Tebrik ederim çok güzel konusmussunuz. Dünya hayat daha kötü olmaya devam ediyor suçlular dışarıda geziyor masumlar ilerde yatıyor. Artık bunlara bir dur demek lazimmm
Tek kelimeyle Harika 👏🏻👏🏻 Sizin gibi yazarlarımız olduğu surece mazlumların sesi daha gür çıkacaktır.
Kaleminize sağlık Meltem Hanım 👏👏