Bern’deki İsviçre Federal Parlamentosu’nda 17 Eylül 2025’te gerçekleştirilen konferansta, Osmanlı döneminde 1915’te Süryanilere yönelik Seyfo (Kılıç) Soykırımı ile Ermeni ve Pontus Rum halklarının yaşadığı trajediler gündeme geldi. Suriye Avrupa Birliği (ESU) tarafından organize edilen etkinliğe parlamenterler, kilise temsilcileri, diaspora örgütleri ve insan hakları savunucuları katıldı.
Konferansın açılışında konuşan İsviçre Federal Parlamentosu üyesi Cédric Wermuth, tarihin birebir tekerrür etmese de benzer kalıplarla yeniden ortaya çıkabileceğini vurguladı. Büyük güçlerin çatışmalarında her zaman en çok zararı savunmasız halkların gördüğünü ifade eden Wermuth, “Soykırımların tanınması sadece geçmişe saygı değil, bugün yaşayanların haklarının korunması için de gereklidir” dedi.
Toplantıda sunum yapan Dr. Toros Korkmaz, Osmanlı döneminde Anadolu ve Mezopotamya topraklarında Ermeni, Süryani ve Pontus Rum halklarının katliam ve sürgünlerle karşılaştığını hatırlatarak, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra bu toplulukların “hain” olarak gösterildiğini söyledi. Tarihsel anlatının gerçeği yansıtmadığını belirten Korkmaz, azınlıkların sistematik olarak hedef alındığını, kültürel miraslarının silinmeye çalışıldığını ve zorla isim değiştirme politikalarına maruz bırakıldıklarını örneklerle anlattı.
Konferansın kapanış konuşmasını yapan Süryani temsilci Huroyo Kerim Gabriel Asmar, Seyfo’nun yalnızca geçmişi hatırlatmak için değil, aynı zamanda adalet, onur ve insan hakları için tanınması gerektiğini vurguladı. Kişisel bir anısını paylaşan Asmar, babasının Seyfo sırasında ailesinin çoğunu kaybettiğini, yalnızca komşularının yardımıyla hayatta kaldığını aktardı. “Unutmak bir seçenek değildir. Seyfo bir soykırımdır ve İsviçre’nin bunu ifade etme zamanı gelmiştir” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Pontus Rum topluluğu adına söz alan yazar Tamer Çilingir ise İsviçreli parlamenterlere sunduğu metinde, Pontos bölgesinin tarihsel önemine değindi. 20. yüzyıl başlarında bölgedeki kültürel, sanatsal ve bilimsel gelişmelere dikkat çeken Çilingir, 1914-1923 arasında yaşanan katliamların bu ilerlemeyi sona erdirdiğini söyledi. Pontus Rumlarının katliam ve sürgünlerle yok edilmeye çalışıldığını, entelektüel ve kültürel mirasın büyük ölçüde tahrip edildiğini belirterek, İsviçre’nin bu soykırımı tanımasının hem tarihsel adalet hem de gelecekte barış için önemli olduğunu vurguladı.
Konferansın sonuç bildirgesinin önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Bildirgede, İsviçre’nin Seyfo, Ermeni ve Pontus soykırımlarının tanınmasına ilişkin atacağı adımların ve önerilerin yer alacağı ifade edildi.












