Bilim objektiftir, inançlı, inançsız ayrım yapmaz.

HomeYazarlar

Bilim objektiftir, inançlı, inançsız ayrım yapmaz.

Kabe’yi bir kez daha tavaf etti kalabalık, iğne atsan yere düşmez grupla. Şimdi otel odasındaydı. Günahlarından arınmış, beyaz bir çarşaf açmıştı yeni hayatına. Daha doğrusu öyle sanıyordu. Tanrı, Adem’i yaratırken artan çamurlarından yarattığı söylenen hurma ağacının meyveleri, bidondakı zemzem suyu, doksandokuz taş tespihler, boncuklar,(şaşılacak gibi) hatta iPhone telephone, bilgisayar… (belki onlarda okunmuştur) Özenle yerleştirdi küçük tekerlekli koca bavuluna. Eliyle kaldırdı, indirdi. Yeterince ağır mıydı? Ekstra bir ücret ödemek istemiyordu. Huzurluydu. Tanrıya yakın hissediyordu kendini. Bu tatlı bir histi, bunu her cuma namazı sonrası hissediyordu. Caminin kapısının ön yüzüne suçu, günahı, arka yüzüne arınmayı, huzuru anlatan hikayeler yazılıydı, görünmezdi, kimse bilmiyordu. Ümreye gelirken de aynı suçluluğu, af dilemeyi; şimdi dönerkende aynı arınmayı, huzuru hissediyordu. Fakat Tanrının bir sürprizi olacaktı onun için. Borcu olacak, haksızlık edip, hak yemiş olacak, komşusu açken, tok olacak ki, Tanrı ona Korona virüsü bulaştırmıştı. Kainatı Tanrı yaratmıştı. İnsanları, insancıkları, hatta komünistleri, (şeytanları da yarattığına göre) cenneti, cehennemi. Cennet bahçelerini, Adem’i, Havva’yı… herşeyi… Bir tek o cennet bahçesini yaratırken Havva’nın elma çalıp Adem’e yedirmesini farkedememiş olacak. Farkettiği an kovmuştu cennet bahçesinden. (Tanrı, o ara nasıl farketmedi, hayret!).
Şişko bavulunu günahlarla kazandıkları ile doldurmuş olacak. Çünkü Tanrı günahlarını affetmedi.
Havaalanında indi, gözaltına alındı. Yakapaça boşaltılan bir öğrenci yurduna konuldu. Bunun adına “karantina” deniliyordu. İsyan etti, “bu nasıl karantina, Burası ahır gibi!? ” dedi, (bir başkası) , onu karantinaya götüren polisin yüzüne tükürdü: “ben korona virüs isem sena da bulaşsın! ” dedi. Sözün bittiği yerdi. Şapka düşmüş kel görünmüştü. Aklına bile gelmedi Gölcük, Adapazarı hatta Van depremleri ile ilgili sözleri. Ona göre Tanrı, onları cezalandırmıştı. Ölenler askerdi, diğerleri de zina yapıyordu. Tanrı şimdi ona virüs bulaştırmıştı! İyi ama neden? Şimdi o “ahır” denilen yurttaydı. Oysa bu “ahır” dediği yurtlarda öğrenciler yıllarını (her halde saman yığınları, at tezekleri arasında! ) geçirmişler, kızlar, yurtlarında tecavüz ve tacize uğramışlardı. İlahi adalet miydi, mukeddarat mıydı, yoksa bilim miydi, bilinmezdi.

guest
1 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
Aysel Duman

Kalemize ve yüreğinize saģlık, yazılarınızi büyük bir zevkle okuyorum, merakla gelecek yazılarınızi bekliyorum.. harika ..