Cumartesi, Ekim 10, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Bilinç Bir Hastalık mıdır?

Medine Dinçer by Medine Dinçer
26/09/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Bilinç Bir Hastalık mıdır?
0
SHARES
343
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Dünyaya bir anlığına insanın gözünden değil, yaşamın gözünden bakalım.

Bitkiler var. Hayvanlar var. İnsanlar var.

Elbette canlılık yalnızca bu üç gruptan oluşmuyor. Ama benim derdim bugün biyolojik bir sınıflandırma yapmak değil. Daha yalın, belki de daha rahatsız edici bir sorunun peşindeyim:

Yeryüzüne en çok zarar veren canlı hangisi?

Bitki toprağa tutunur. Güneşe uzanır. Suyu arar. Büyür, çoğalır ve zamanı geldiğinde toprağa karışır.

Hayvan da yaşamak için mücadele eder. Avlanır, öldürür, alanını korur. Doğa sandığımız kadar romantik ve masum değildir.

Ama hayvan fabrikalar kurup nehirleri zehirlemez.

Daha fazla toprağa sahip olmak için sınırlar çizmez.

Maden uğruna dağları parçalamaz.

Petrol uğruna başka coğrafyalara ordular göndermez.

Biriktirmek için aç bırakmaz.

Sonra insan gelir.

Ve insanın diğerlerinden önemli bir farkı vardır:

İnsan ne yaptığını bilir.

Acıyı bilir.

Açlığı bilir.

Ölümü bilir.

Bir çocuğun korkusunu anlayabilir. Bir hayvanın acı çektiğini görebilir. Bir orman yok edildiğinde yalnızca ağaçların değil, bir yaşam alanının ortadan kalktığını hesaplayabilir.

Üstelik yaptıklarının yarın nelere yol açacağını öngörebilecek bilgiye de sahiptir.

Ve bütün bunları bildiği hâlde yapabilir.

İşte asıl soru burada başlıyor:

Eğer bilinç bizi diğer canlılardan ayırıyorsa ve yeryüzünün en büyük yıkımlarını bilinç sahibi insan gerçekleştiriyorsa, bilinç gerçekten bir üstünlük müdür?

Fakat meseleyi yalnızca “İnsan kötüdür” diyerek açıklamak da kolaycılık olur.

Çünkü insan yalnız yaşamıyor.

Düzenler kuruyor.

Ekonomiler kuruyor.

Devletler kuruyor.

Ordular kuruyor.

Mülkiyet ilişkileri kuruyor.

Ve bir süre sonra kendi kurduğu düzenin içinde, ihtiyacından çok daha fazlasına sahip olmayı başarı saymaya başlıyor.

İşte burada ihtiyaç ile hırs birbirinden ayrılıyor.

Bir hayvan doyduğunda avının başından çekilebilir.

İnsan ise bazen doyduğu hâlde biriktirmeye devam eder.

Bir insanın yüzlerce evi olabilirken bir başkası başını sokacak bir oda bulamayabilir.

Tonlarca yiyecek çöpe atılırken çocuklar aç uyuyabilir.

Birileri servetine servet katarken başka insanlar o servetin üretildiği fabrikalarda, madenlerde, tarlalarda yaşamlarını tüketebilir.

Sonra bize bunun hayatın doğal düzeni olduğu söylenir.

Oysa değildir.

Bunu doğa kurmadı.

Biz kurduk.

Orman kendisini satmadı.

Nehir kendi suyuna fiyat biçmedi.

Toprak üzerine sınır çizmedi.

İnsan yaptı bunları.

Üstelik bilinçli olarak.

Bu nedenle belki de sorun yalnızca bilinç değildir.

Sorun, bilincin neyin hizmetine verildiğidir.

Bilim insanlığın hizmetinde olduğunda hastalıkları iyileştirebilir; iktidarın ve savaşın hizmetine girdiğinde aynı bilgi bir kenti birkaç saniyede yok edecek silaha dönüşebilir.

Teknoloji insanın yükünü hafifletebilir; yalnızca daha fazla kâr üretmenin aracına dönüştüğünde insanı kendi emeğine yabancılaştırabilir.

Üretim herkesi doyurabilecek bir imkân yaratabilir; paylaşım adaletsiz olduğunda bolluğun ortasında yoksulluk üretilebilir.

Demek ki mesele yalnızca ne kadar ürettiğimiz değildir.

Kimin için ürettiğimizdir.

Mesele yalnızca ne kadar bildiğimiz değildir.

Bilgimizi kimin hizmetine verdiğimizdir.

Ve mesele yalnızca bilinç sahibi olmamız değildir.

O bilincin vicdanla, adaletle ve başka bir canlının yaşam hakkıyla buluşup buluşmadığıdır.

Çünkü insanın büyük çelişkisi tam da burada duruyor.

Savaşı çıkaran da insan, savaşta yaralanan hiç tanımadığı çocuğu kucağına alan da.

Ormanı kesen de insan, ağacın önünde kesilmesin diye duran da.

Bir işçinin emeğini sömüren de insan, o işçinin hakkı için mücadele eden de.

Demek ki bilinç tek başına ne iyidir ne kötü.

Ama bilinç, güçle birleştiğinde ve vicdandan koptuğunda yeryüzünün belki de en tehlikeli aracına dönüşebilir.

Bugün bilgi çağında yaşadığımız söyleniyor.

Uzaya araç gönderiyoruz.

Atomun içine giriyoruz.

Yapay zekâ geliştiriyoruz.

Dünyanın öteki ucuyla saniyeler içinde konuşuyoruz.

Peki bütün bunlar bizi daha adil yaptı mı?

Daha merhametli?

Daha paylaşımcı?

Bir çocuğun açlığını kendi meselemiz sayacak kadar insan yaptı mı?

İşte bundan emin değilim.

Belki de insanlığın en büyük yanılgısı, teknolojik ilerlemeyi insani ilerlemeyle karıştırmasıdır.

Oysa uygarlık yalnızca gökdelenlerin yüksekliğiyle, makinelerin hızıyla ya da banka hesaplarının büyüklüğüyle ölçülemez.

Bir toplumun gerçek gelişmişliği, en güçsüz insanının nasıl yaşadığıyla da ölçülmelidir.

Çocuğu açsa, işçisi yoksulsa, kadını şiddet görüyorsa, doğası yağmalanıyorsa; gökdelenlerin yüksekliği o toplumun vicdanındaki çukuru kapatmaya yetmez.

Bu yüzden başlangıçta sorduğum soruya yeniden dönüyorum:

Bilinç bir hastalık mıdır?

Hayır.

Belki hastalık, bilincin vicdandan kopmasıdır.

Belki hastalık, ihtiyacın yerini sınırsız hırsın almasıdır.

Belki hastalık, insanın başka bir insanın ve doğanın üzerinde sınırsız hak sahibi olduğunu sanmasıdır.

Çünkü insan, yeryüzünde verdiği zararı anlayabilecek kadar bilinçlidir.

Ve tam da bu nedenle o zararı durdurabilecek olan da yine insandır.

Öyleyse insanlığın geleceğini belirleyecek soru ne kadar bildiğimiz değildir.

Ne kadar güçlü olduğumuz da değildir.

Asıl soru şudur:

Bunca şeyi bile bile, nasıl bir dünyayı seçiyoruz?

Tags: medine dinçer
Previous Post

Makbul Aile Mezarlığı

Next Post

Husi saldırıları sonrası Mekke Anlaşması devrede: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan acil toplanacak

Medine Dinçer

Medine Dinçer

Medine Dinçer, Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt köyünde doğdu. Ege Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Eğitimini İngilizce olarak tamamladı. 1997 yılında Marmara Teknik Üniversitesinde pedagoji eğitimi aldıktan sonra eğitim alanında çalışmaya başladı. İzmir’de dört yıl boyunca sanat yönetmeni Ali Haydar Erçığ’dan tiyatro eğitimi aldı; Hamle Tiyatrosunda oyunculuk yaptı. Son 25 yıldır çeşitli projelerde yetişkin ve çocuk oyunları yönetmektedir. Özgün Tiyatro Topluluğunun kurucusu olan Dinçer, “Yedi Kocalı Hürmüz” müzikalini de yönetmiştir. Medine Dinçer’in bir şiir kitabı ve bir çocuk kitabı yayımlanmıştır; ayrıca bir çocuk müzikali vardır. Dinçer, köşe yazarlığı da yapmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

PARA İÇİN DEĞİL, ONURUMUZ İÇİN
Manşet Haberler

PARA İÇİN DEĞİL, ONURUMUZ İÇİN

30/09/2026
Okullar Açıldı, Peki Eğitim Nerede?
Manşet Haberler

Okullar Açıldı, Peki Eğitim Nerede?

18/09/2026
Dünyanın En Yoksul Lideri: José Mujica
Manşet Haberler

Dünyanın En Yoksul Lideri: José Mujica

17/08/2026
Bugün Türkülere Sığındım
Yazarlar

Bugün Türkülere Sığındım

07/08/2026
Yüreğimin Bir Başka Adı: Ahmet Telli
Manşet Haberler

Yüreğimin Bir Başka Adı: Ahmet Telli

17/07/2026
Kaz Dağları’ndan İnsanlığa Bir Not
Manşet Haberler

Kaz Dağları’ndan İnsanlığa Bir Not

29/04/2026
Next Post
Husi saldırıları sonrası Mekke Anlaşması devrede: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan acil toplanacak

Husi saldırıları sonrası Mekke Anlaşması devrede: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan acil toplanacak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Elon Musk Ne Yapmaya Çalışıyor?

Elon Musk Ne Yapmaya Çalışıyor?

by Mehmet Yeşiltepe
10/10/2026
0

Bugün televizyonu, interneti ya da sosyal medyayı ne zaman açsak karşımıza hep aynı figür çıkıyor. Kimine göre o dünyayı kurtaracak...

Sosyal medyaya 15 yaş sınırı: Hesaplar e-Devlet üzerinden doğrulanacak

Sosyal medyaya 15 yaş sınırı: Hesaplar e-Devlet üzerinden doğrulanacak

by Sonhaber
10/10/2026
0

Sosyal medya platformlarında hesap açma ve kullanım koşulları değişiyor. 10 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre sosyal ağ sağlayıcıları,...

Özmen’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Eyüpsultan’da seçim günü

Özmen’in görevden uzaklaştırılmasının ardından Eyüpsultan’da seçim günü

by Sonhaber
10/10/2026
0

İstanbul’da Eyüpsultan Belediye Meclisi, belediye başkan vekilini seçmek üzere bugün toplanıyor. Mithat Bülent Özmen’in tutuklanması ve ardından görevinden uzaklaştırılması üzerine...

10 Ekim’in 11’inci yılında adalet talebi: Gar önünde anma

10 Ekim’in 11’inci yılında adalet talebi: Gar önünde anma

by Sonhaber
10/10/2026
0

10 Ekim 2015’te barış mitingi için Ankara Garı önünde toplananları hedef alan katliamın üzerinden 11 yıl geçti. Yıl dönümü için...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik