Çarşamba, Mayıs 20, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Bir Filmin Hissettirdikleri

Banu İmer by Banu İmer
01/09/2025
in Manşet Haberler, Sirke ve Bal
A A
0
Bir Filmin Hissettirdikleri
0
SHARES
669
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Geçenlerde bir film izledim: Anatomie d’une Chute (Bir Düşüşün Anatomisi). Fransız Alplerinde bir dağ evinde büyük oranda görme engelli oğullarıyla yaşayan yazar bir çift var. Adam Fransız, kadın Alman. Çoğu zaman İngilizce bazen de Fransızca konuşuyorlar. Adam çatı katından düşüp ölüyor. Yapılan inceleme sonucunda adamın ölümü şüpheli görülüyor. Adam kendi mi düşüp öldü, kadın tarafından mı öldürüldü? Şüpheler yoğunlaşınca konu mahkemeye taşınıyor. Kadın yargılanmaya başlanıyor.

Ortada somut bir delil olmamasına rağmen savcı ve uzmanların varsayımlar üzerine kurdukları suçlamalarla durum çatallaşıyor. Savcı; çiftin özel hayatlarını, kaçamaklarını, çelişkilerini, mesleki rekabetlerini didik didik ediyor.

Bu yazı bir film analizi olmadığı için merak edenlere filmi izlemelerini önerip konuyu filmin beni hangi yönüyle çok etkilediğine getireyim.

Kocasını öldürmekle suçlanan Sandra’nın suçlu olup olmadığını doğrusu hiç merak etmedim. Benim ilgilendiğim, gerçeği ortaya çıkarmak isteyen savcının Sandra’nın özel hayatına yaklaşımıyla ilgili tutumu. Savcı, mahkeme boyunca Sandra’nın biseksüel kimliğine vurgu yapıyor ve bunu ısrarla suç unsuruna dönüştürmeye çalışıyor. Hiç ilgisi olmadığı halde geçmişte yaşanan cinsel sadakatsizlikle kocanın ölümü arasında kolayca bağ kuruyor. Normatif ahlak anlayışının dışında kalan Sandra’ya karşı dışlayıcı ve saldırgan bir üslupla yaklaşıyor. Kocasından daha başarılı olmasını, aralarında geçen tartışmaları bile cinayet motivasyonu olarak ele alıyor. İşi, kadının kitaplarından yaptığı alıntıları kanıt olarak sunmaya kadar götürüyor. Olabilirliğin dışında tamamen varsayıma dayalı senaryolarla somut olarak hiçbir şey ortaya koymamasına rağmen tanıkların bu iddialar üzerinden manipüle edilmesiyle Sandra iddia makamınca adeta linç ediliyor.

İşte beni film boyunca en çok etkileyen, gerilime sürükleyen tavır bu. Güya gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan iddia makamının belden aşağı vurarak kadını mahkemenin gözünde küçük düşürmeye çalışması. Bu sayede onu suçlu ilan ettirmek istemesi.

Ahlaki yargıların keskinliği başarılı ve kendinden emin bir kadını mahkûm ettirecek mi bunu filmi izler görürsünüz, ama bizim toplumumuz söz konusu olduğunda bu yargıların kesici tarafının ciğere nasıl saplandığına sürekli tanık oluyoruz. Kadının her yaptığının namus adı altında ele alınıp cezalandırılmasına hükmeden zihniyet, bir asalak gibi toplumun her seviyesine derinlemesine işlemiş durumda.

Günümüzde kadınlara yönelik saldırganlık böylesine hüküm sürmeseydi ve yapılanlar cezasız kalmasaydı ince bir işçiliğe, güçlü bir senaryoya sahip bu filmde Sandra’nın suçlu olup olmadığı sorusuna yanıt aramaya daha çok odaklanabilirdim.

Bunun dışında Cannes’da Altın Palmiye Ödülü’nü kazanan gayet keyifli ve her saniyesi heyecan dolu bu filmi kesinlikle izlemenizi öneririm. İki buçuk saatin nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

 

Tags: Banu İmer
Previous Post

Aydın’da Zafer Bayramı’nda protokol krizi: Çerçioğlu törene katılmadı

Next Post

Savaş Karşıtı Gününün Hikayesi

Banu İmer

Banu İmer

1969 yılında İzmir’de doğdu. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar çeşitli eğitim kurumlarında çalıştı. Hayatı daha anlamlı ve daha güzel nasıl yaşayabilirim diye çıktığı zihinsel yolculukta bilinçaltını keşfetmemizi sağlayan yöntemlerle tanıştı. Bambaşka bir kariyer planıyla yoluna devam etti. Halen verdiği eğitimler ve yaptığı bireysel seanslarda bilinçaltının dilini kullanarak kişilerin yaşamda pozitif sonuçlar alacak şekilde ilerlemelerine katkı sağlamakta. İzmir Belediyesi Kent Konseyi ile iş birliği yapıp kadınlara yönelik “Yaşam ve Farkındalık” seminerleri verdi. Çocuk Konseyi aracılığıyla çeşitli devlet okullarında öğrencilerin başarılarını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı. Çeşitli üniversite ve özel okullarda iletişim, motivasyon, hedef belirleme, zaman yönetimi konularında eğitimler düzenleyip seminerler verdi. 2020’de kendisiyle olan ilişkisinden ve bireysel seanslardan süzdüğü deneyimlerini “İki Çarpık Bacak” adlı deneme kitabında topladı. 2021’de Cemal Süreya Kültür Sanat Derneğinin yayın organı Üvercinka’da deneme ve öyküleriyle yer almaya başladı. 2023’te yine Mühür yayınlarından “Tek Kişilik Aşk” adlı öykü kitabını çıkardı. Çeşitli TV kanallarında kültür- sanat konulu sohbetlere konuk olarak katıldı. Edebiyat Dostları Derneğinin bir üyesi olarak yürütülen projelerde yer almakta.

Yazarın Diğer Yazıları

Omurgasızların Transferi
Manşet Haberler

Omurgasızların Transferi

18/05/2026
BOSH Yapmayın!
Manşet Haberler

BOSH Yapmayın!

11/05/2026
Zihnimiz Kime Ait?
Manşet Haberler

Zihnimiz Kime Ait?

26/04/2026
Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke
Manşet Haberler

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

20/04/2026
Son Duygu Bükücü: Algoritma
Manşet Haberler

Son Duygu Bükücü: Algoritma

13/04/2026
Hiç miyiz Biz?
Manşet Haberler

Hiç miyiz Biz?

06/04/2026
Next Post
Savaş Karşıtı Gününün Hikayesi

Savaş Karşıtı Gününün Hikayesi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Gazeteci Alican Uludağ yarın hakim karşısında: İlk duruşmaya SEGBİS’le katılacak

Gazeteci Alican Uludağ yarın hakim karşısında: İlk duruşmaya SEGBİS’le katılacak

by Sonhaber
20/05/2026
0

Sosyal medya platformu X üzerindeki paylaşımları nedeniyle tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, yarın ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yargılama, Ankara 57....

NYT’den çarpıcı iddia: ABD ve İsrail, İran’da Ahmedinejad formülünü masaya koydu

NYT’den çarpıcı iddia: ABD ve İsrail, İran’da Ahmedinejad formülünü masaya koydu

by Sonhaber
20/05/2026
0

The New York Times, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaş planlarının yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Tahran’da yeni...

SÖMÜRGECİLİK VE İSYAN: SALOZ’UN MAVALI

SÖMÜRGECİLİK VE İSYAN: SALOZ’UN MAVALI

by Ümit Özdemir
20/05/2026
0

Ezop’un şu lanetli dilinden bahset bana / kan var bütün kelimelerin altında… Cemal Süreya Peter Weiss’ın oyunu Saloz’un Mavalı, Portekiz medeniyetinin...

Şi ve Putin Pekin’de buluştu: Çok kutuplu dünya ve İran mesajı

Şi ve Putin Pekin’de buluştu: Çok kutuplu dünya ve İran mesajı

by Sonhaber
20/05/2026
0

Vladimir Putin’in Çin ziyareti kapsamında, başkent Pekin’de Xi Jinping ile bir araya geldiği bildirildi. Xinhua’nın aktardığına göre, Putin için Tiananmen...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik