Korkut Akın
Seçim dönemi yaklaşınca siyasetçilere bir şeyler oluyor, kanları kaynıyor, hareketleniyorlar, yıllar boyunca yapılması ya da yapmaları gerekenleri arka arkaya yapmaya başlıyorlar. Güzel, ama yetmez!
İstanbul, son bulguların da ışığında tarihi 8000 yıla varan bir yerleşim; dahası bir medeniyetler beşiği, kültürler kavşağı… Doğudan batıdan her egemenin göz koyduğu ve sahip olmak istediği bir merkez. 500 yıldır da Osmanlı, Türk egemenliğinde. Şöyle bakın, Amerika kıtasının keşfinden önce fethedilmiş. O zaman bile parmakla gösterilecek denli önemli (zaten adı da oradan geliyor: Şehir) bir merkez. Bugün Amerika Birleşik Devletlerinde sayamayacağınız kadar çok ve çeşitli müze var; bu kültürler beşiği merkezde bir elin parmaklarının sayısı kadar. Gerçi lafa gelince bütün iktidarlar milliyetçi, muhafazakâr, ama ne milliyetçilikleri var ne de muhafızlıkları… Varsa yoksa yıkıp yerine beton dikmek. Bırakın eski örnekleri, Ayasofya’ya yapılan son kepenkli kapı en somut göstergesi.
Ekrem İmamoğlu, belediyeciliğin kültür sanata değer vermesi olduğunu gösteriyor… gerçi tam seçim sürecinde, ama hakkını vermek gerekir. Oya devşirmek istediğinden olsa gerek apar topar yapılıyor açılışlar. Bir katalog yapılamamışsa da bir broşür bile hazırlanmamış, bir bilgi yok.
Bulgur Palas…
İstanbul’u tanıyan, tanımak isteyen, seven herkesin uzaktan görüp iç geçirdiği, kentin yedi tepesinden birinin üstünden şehri izleme olanağı sunan 1912 tarihinde İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından yapılan Bulgur Palas, Magnum fotoğraf sergisiyle açıldı. O seyir terasından Marmara’ya sadece bakmak bile bir ömre değer. Çok güzel bir iş yapılmış ve şehre kazandırılmış.
Hemen arkasından Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılmış Tersâne-i Âmire geldi. İstanbul Sanat adıyla ve gerçekten çok kıymetli bir sergiyle kapılarını açan Haliç Tersanesi, aktif tersane olarak da müzeyi bambaşka bir havaya büründürecek. Alabildiğine geniş bir alanda, çevre düzenlemesiyle festival alanı da oluşturulmuş, konserler, gösteriler düzenlenmesine yol verilmiş.
Müzeler ve sanat merkezleri
Çok sevindiğim bir şey, Başkan İmamoğlu’nun, açılışta hiç başka bir şeye değinmeden, siyasi rakiplerine laf atmadan sadece sanat ve kültüre verdikleri/verecekleri destekleri sıralaması oldu. Kurdukları “İstanbul Miras” ile İstanbul’un tarihi mirasına, tarihi eserlerin bakımı, onarımı, restorasyonu ile özel, uzmanlık gerektiren bir titizlikle sahip çıktıklarını açıkladı. Haliç Tersanesi, Kirmasti Sarnıcı, Beyazıt Sarnıçları, Altınkapı, Bozdoğan Su kemeri, Yenikapı Kültür Parkı, İstanbul Kent Müzesi, Yedikule Panorama Müzesi gibi müzeler; Hasanpaşa Gazhanesinin ardından Dolmabahçe, Kâğıthane ve Yedikule gazhanelerinin de kültür sanat ve turizm mekanları açacaklarını; Haldun Taner Sahnesi, Muammer Karaca Tiyatrosu, Reşat Nuri Güntekin Sahnesi ve Kenter Tiyatrosu’nun sezonda ‘perde’ diyeceğini; arkeoparklarla arkeolojik alanlarda yeni keşiflere çıkılabileceğini; kara surlarının ve kalelerin kültür sanat odaklı yeni cazibe merkezleri olacağını ve daha bir çok ayrıntıyı duyurdu.
Bu, benim için yeterli bir vaat. Başkan’ın saydığı yerlerin büyük bir kısmını gezdim, birçoğunda çekim yaptım ve mezbelelik durumlarına içim yandı. Şimdi onların yaşama katılmasıyla gerçekten önemli bir çalışma yapılmış olacak; daha da önemlisi hepsi gelecek kuşaklara da yol gösterecek.

Magnum İstanbul’da
Dünyanın en saygın fotoğraf ajanslarından Magnum Photos’un “Magnum İstanbul’da” sergisi Bulgur Palas’ta açıldı. 70 sanatçının 200’den fazla fotoğrafını bir arada izleme olanağı sunan sergide bir de (iki defa Dünya Basın Fotoğrafları ödülü kazanan) Emin Özmen’in 30 fotoğrafı da ayrıca yer alıyor. Fotoğraflara özellikle, tarih açısından baktım; ekonomik yoksulluk, eğitim eksikliği, kültürel geri kalmışlık neredeyse hiç değişmemiş. Savaşlar neden devam ediyor, barış neden hayata geçmiyor, insanlar neden sürekli bir yerden bir yere göç etmek zorunda kalıyor… Fotoğraflar, gerçeklikleri apaçık gösteriyor. Her bir fotoğraf, tam seçim öncesi (her ne kadar yerel seçim olsa da) oy verecekleri daha bir dikkatli olmaya çağırıyor.
“Magnum İstanbul’da” sergisi 29 Şubat – 31 Ağustos 2024 tarihleri arasında, pazartesi günleri dışında her gün 10.00 – 19.00 saatleri arasında ücretsiz gezilebilir.
Ah güzel İstanbul ve Fatih ile Kanuni
Sanat İstanbul’a dönüşen Haliç Tersanesindeki ilk sergi “Ah güzel İstanbul”; koleksiyonlardan oluşturulmuş, farklı dönemlerin, farklı akımların, farklı tekniklerin buluştuğu, alabildiğine ilginç ve gerçekten de muhteşem.

Alındığında üzerine çok tartışıldı, çok spekülasyon yapıldı, hatta boşuna para verildiği iddia edildi, sahte olduğu ileri sürüldü… Gentile Bellini’nin resmettiği Fatih Sultan Mehmet portresinin (15. yüzyıldan kalan üç yağlıboya tablodan biri) yanında, nedense o kadar tartışılmayan, yadsınmayan, İtalyan ressam Cristofano Dell’Altissimo imzalı Kanuni Sultan Süleyman tablosu ve Costanzo da Ferrara imzalı Fatih Sultan Mehmet‘in madalyonu da sergide yer alıyor.
“Ah Güzel İstanbul” sergisi, 3 Mart – 3 Eylül 2024 tarihleri arasında ziyaret edilebilir.

Ek bir bilgi…
Şehrin yeni yaşam merkezi İstanbul Sanat, açılışıyla başlayacak İstanbul Haliç Festivali’ne de ev sahipliği yapıyor. Açılışını 4 Mart Pazartesi akşamı 19.00’da başlayacak Kolektif İstanbul konseriyle yapacak olan festival, aynı akşam saat 21.00’de dünyaca ünlü Goran Bregović and Wedding Funeral Band’i ağırlayacak.























Belediye başkanı’mız sayın Ekrem İmamoğlu’nu kutluyorum. Osmanlı ‘yız diyenlere inat tarihi mirasa sahip çıktı. Pek çok sanat eseri kazandırdı İstanbul’a. Her işinde, her alanda güzel ve gereken belediyecilik anlayışı ile var oldu tüm ekibi ile. Emeği geçen her bireye de teşekkürler. Destekliyorum ve varım gelecekteki beş yıl içinde. Yolu açık olsun. Tam yol ileri.